<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032</id><updated>2012-02-06T13:02:49.515+01:00</updated><category term='anneci erkekler'/><category term='eğitimde değerlendirme'/><category term='Montrö'/><category term='oyun bahçesi'/><category term='gençlik karavanı'/><category term='arap çocuk edebiyatı'/><category term='Eğitim Politikası'/><category term='psikodinamik kurama göre aşk'/><category term='the art of loving'/><category term='eğitim alanı olarak okul bahçelerinin kullanımı'/><category term='sevme sanatı'/><category term='Okullarda değişim'/><category term='öz düzenleme'/><category term='Bolonya Süreci'/><category term='masa oyunları'/><category term='Pozitif Psikoloji'/><category term='orta öğretim'/><category term='Nigel Watts'/><category term='Türkiye'/><category term='Piaget'/><category term='Oyunda Anlam'/><category term='Christmas'/><category term='oyun kurma'/><category term='gaypride'/><category term='İsveç Eğitim Sistemi'/><category term='Sufizm'/><category term='fiziksel özelliklerden dolayı yapılan ayrımcılık'/><category term='oyuna girme'/><category term='Anna Lindh Vakfı Forum 2010'/><category term='İsveç&apos;te Öğretmen ve Yönetici Profili ve Görevleri'/><category term='Navidad'/><category term='okul öncesi yaşlarda dışlayıcı davranış'/><category term='İlkokul'/><category term='Eğitim Yönetimi'/><category term='U2'/><category term='katalan eğitim sistemi'/><category term='İstanbul'/><category term='oyun'/><category term='Amerika&apos;da Noel'/><category term='Ayrımcılık'/><category term='Günlük Macera'/><category term='Doktora sürecinde gerekli olan beceriler'/><category term='niteliksel araştırma'/><category term='Barcelona'/><category term='Noel'/><category term='cezaevi'/><category term='Münire Erden'/><category term='trafik'/><category term='Doktora Sürecinde gereken kişisel özellikler'/><category term='Kültürlerarası duyarlılık projeleri'/><category term='Oyun ve Gelişim'/><category term='eğitim hedefleri'/><category term='kaynaştırmalı eğitim'/><category term='google books'/><category term='Raval Mahallesi'/><category term='zone of proximal development'/><category term='Oyunda Eylem Gelişimi'/><category term='Pusulacık İnsan Hakları Eğitim Kılavuzu'/><category term='Müzik'/><category term='kapsayıcı eğitim de öğretmen tutumu'/><category term='Çocuk Dostu Şehir'/><category term='Farklı çocuklar'/><category term='Eğitim ve Psikoloji de Mizahın gücü'/><category term='Yalnızlık'/><category term='bilimsel makale yazarı profilleri'/><category term='İstanbul Hatıralar ve Şehir'/><category term='Psikoterapi süreci'/><category term='şiddet'/><category term='Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme'/><category term='sivil polis'/><category term='Eğitim Psikolojisi Kitaplarının İçeriği'/><category term='yapılandırılmamış oyun'/><category term='Değişim Ajanı Olarak Eğitim Psikoloğu'/><category term='Çok Kültürlülük'/><category term='okul öncesi eğitim'/><category term='ÖSS'/><category term='Anaokulu Psikoloğu'/><category term='Orhan Pamuk'/><category term='Umut Teorisi'/><category term='Nadal'/><category term='Koffka&apos;ya göre oyun'/><category term='panayır'/><category term='2010 İstanbul Kültür Başkenti'/><category term='İsviçre Seyahat Notları'/><category term='Vygotsky'/><category term='Karikatürler'/><category term='Çocuk ile toplu taşıma aracı kullanma'/><category term='çeşitlilik'/><category term='Kültürlerarası etkileşim'/><category term='lise eğitimi'/><category term='çift dille eğitim'/><category term='Katalunya&apos;da Noel'/><category term='Art Brut Müzesi'/><category term='Tenefüs saati'/><category term='gestalt terapisi'/><category term='motivasyon'/><category term='Hediye Yağmuru'/><category term='Avrupa Birliği Eğitim Sistemi 8 anahtar yetkinlik'/><category term='Araştırmalarda metolojik güçlükler'/><category term='Eğitimde Güven'/><category term='onur yürüyüşü'/><category term='Çok Kültürlü Sınıf'/><category term='burssuz doktora yapmak'/><category term='montpellier&apos;de çocuk parkı'/><category term='aşağı satıcılar ilköğret'/><category term='doktora tezi yazma süreci'/><category term='İspanya&apos;da Noel Kutlamaları'/><category term='serbest oyun zamanı'/><category term='Kapsayıcı Eğitim'/><category term='Fas'/><category term='Yaz tatili'/><category term='poble espanyol'/><category term='Aidiyet'/><category term='Köy okuluna malzeme yardımı'/><category term='token economy'/><category term='Selçuk Erdem'/><category term='Anaokulunda gelişim raporu'/><category term='360 derece turu'/><category term='Smoke On The Water'/><category term='homofobi'/><category term='yakınsal gelişim alanı'/><category term='Müzeler ve Eğitim'/><category term='suça itilmiş ergen'/><category term='Kültürlerarası Diyalog'/><category term='İspanya&apos;da doktora yapmak'/><category term='Sosyal Yapılandırmacılık'/><category term='Çocuk parkı'/><category term='Ulusal Psikoloji Kongresi'/><category term='ölçme değerlendirme'/><category term='Öğretmen-Öğrenci İlişkisi'/><category term='davranışçı eğitim'/><category term='Dramatik Oyun'/><category term='Sınıf içi farklılık'/><category term='Tez Danışmanı'/><category term='Hüzün'/><category term='Meksika&apos;da çocuk yetiştirmek'/><category term='Klinik Psikolog'/><category term='Casal dels infants de Raval'/><category term='Sosyal Sorumluluk'/><category term='çocuk hakları'/><category term='Jorge Bucay'/><category term='okul öncesi dönemde homofobi karşıtı etkinlik'/><category term='Islahevi'/><category term='Tedavi edici öyküler'/><category term='Yaşamdan Kesitler'/><category term='İsviçre'/><category term='mevlana'/><category term='İsveç&apos;te Ölçme Değerlendirme'/><category term='Katalanca'/><category term='5 yaş grubu etkinlik örneği'/><category term='Öz Disiplin'/><category term='down sendromlu çocuk'/><category term='Ricky Martin Barselona Konseri'/><category term='Cenevre'/><category term='Miş gibi Oyun'/><category term='informal eğitim'/><category term='kişisel gelişim'/><category term='Üniversite Tercihi'/><category term='PISA'/><category term='Okullarda Organizasyonel Kimlik'/><category term='Yabacı Dille Eğitim'/><category term='paylaşımlı eğitim'/><category term='Anlam yapılandırma'/><category term='kısa sürede makale yazma'/><category term='boş zaman kavramı'/><category term='aile ve oyun'/><category term='alternatif öğrenme yolları'/><category term='eşcinsellik'/><category term='içsel yolculuk'/><category term='kosmos'/><category term='Kurallı Oyun'/><category term='Söz Küçüğün Kutu Oyunu'/><category term='Türk Eğitim Sistemi'/><category term='Okul çağında oyun'/><category term='çocuk anne şehir'/><category term='1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi 2010'/><category term='Niceliksel Araştırma Sorunsalı'/><category term='öğrenme güçlüğü'/><category term='Sembolik Oyun'/><category term='erich fromm'/><category term='dünya oyunları'/><category term='yaratıcı çocuk parkı'/><category term='Filistinli çocuklar'/><category term='Mutluluk'/><category term='Euromed'/><category term='Avrupa Konseyi'/><category term='kültürel farklılıklar'/><category term='Çocuk Hakları Oyunları'/><category term='Nesnelerin İşlevsel anlamının kazanımı'/><category term='Mats Ekholm'/><category term='Avrupa Doktoru Ünvanı'/><category term='yapılandırılmış oyun'/><category term='Taksim Dolmuşu'/><category term='Okul Öncesi Kurumlarda Psikolojik Değerlendirme'/><category term='Kültürlerarası Öğrenme'/><category term='yetkinlik bazlı müfredat'/><category term='Noel Şarkısı'/><category term='İspanya'/><category term='Eğitim Psikoloğu'/><title type='text'>Bugün Hayattan Neler Öğrendim</title><subtitle type='html'>Her gün yeni bir şeyler öğrenerek yaşamını sürdüren, büyüyen, gelişen, olgunlaşan bir varlıktır insan. Uzman eğitim psikoloğu olarak hayatın bana öğrettiklerini kendi yansıtmalarımla aktaracağım bu blog aracılığıyla. Bir bakıma hayatı kendimce yeniden anlamlandırmaya çalışacağım.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>53</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-9077790248303309650</id><published>2012-01-30T13:38:00.019+01:00</published><updated>2012-01-31T21:39:10.314+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meksika&apos;da çocuk yetiştirmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk ile toplu taşıma aracı kullanma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk Dostu Şehir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk anne şehir'/><title type='text'>Anne-Çocuk-Şehir: Meksika'dan notlar...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="text-align: justify; "&gt;2012 yılının ilk ayı bitmiş bile. Ne çabuk... Umarım herkes yeni yıla unutulmaz anlar yaşayarak girmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="text-align: justify; "&gt;2011 senesinin son yazısında bahsetmiştim, hayallerimden birini gerçekleştirmek üzere Meksika'ya gideceğimden, yeni yıla ve yeni yaşıma orada gireceğimden. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-Pc3Sx2YzPT8/TyhNnOzv7CI/AAAAAAAABCc/WOq7Z9CcU80/s320/geri%2Bsayim.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703894264450116642" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 216px; " /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;Dünyanın en kalabalık 2. şehri olmasından dolayı içimde biraz endişe ve tedirginlik; kafamda güvenlikle ilgili bir sürü soru işareti vardı gitmeden önce. Jet lag'i atlatıp, kendimi sokaklara attığımda bu endişelerimin çok yersiz olduğunu gördüm. Kendimi İstanbul sokaklarındaymışım gibi hissettim. O kaos, o keşmekeş çok tanıdık geldi. Başkent Mexico City ile İstanbul arasında iki ana farklılık buldum: Meksika daha renkli: &lt;span style="text-align: left; "&gt;insanlar, kıyafetler, caddeler, yiyecek-içecekler, dolmuşlar, otobüsler; Meksika'nın boğaz havası eksik...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Meksika'da geçirdiğim 18 boyunca 3 ailenin evinde misafir oldum, onların hayatlarını paylaştım, bir sürü insanla ve onların farklı hayat gerçeklikleriyle tanıştım. Beni en çok etkileyen master programında sınıf arkadaşım olan Meksikalı arkadaşımın, eşi ve biri 2,5 yaşında diğeri 6 aylık olan iki çocuğuyla beraber yaşadığı şehirde, onlarla beraber, onların evinde 4 gün geçirmek oldu. İkinci çocukları doğunca tek bursla geçinemedikleri için daha uygun çalışma koşulları ve daha yaşanılası bir hayat için ülkelerine ani bir kararla dönüş yapan ailede arkadaşımın eşi tam bir “süper anne” imajı çiziyordu. Bir taraftan doktora tezini bitirmek için çocukların okulda olduğu her anı değerlendirmek zorunda olan, diğer taraftan haftasonları ders verdiği enstitüsünün gönderdiği son dakika işlerini yapmak, tez danışmanlığını yaptığı 4 öğrencinin projelerini takip etmek, haftanın 3 günü sabahları uzmanlık kursuna gitmek, iki küçük çocuğu okulda değilken onlara bakmak, evi çekip çevirmek, yemek yapmak, çamaşır yıkamak gibi ev işleri ve kısıtlı bütçeyle ay sonunu getirmeye çalışmak gibi marifetleri göze çarpanlardan bir kaçıydı. Profesyonel anlamda çocuklarla iç içe bir hayatım olmasına rağmen ilk defa küçük çocukların olduğu bir evde yaşamak, onların günlük yaşamlarına ayak uydurmaya çalışmak benim için çok farklı bir deneyim oldu. Çocuk yetiştirmenin zor bir sanat olduğunun farkındaydım ama çocukları büyütürken bu kadar çok engelle karşılaşılabileceğini daha önce farketmemiştim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Arkadaşımın eşiyle Barselona’dan Guadalajara’ya dönüşleri hakkında konuşurlarken en çok çocuklarla beraber şehirin yapısına, koşullarına, şartlarına uyum sağlamakta güçlük çektiğinden bahsetmeye başladı. Bu konu ile ilgili konuşmaya başlayınca iki şeyi farkettim: 1- Barselona’da çocuk büyütülmez diye düşünürken şehre ne kadar fazla haksızlık ettiğimi; 2- Günlük hayatımda, özellikle toplu taşıma araçlarını kullanırken ne kadar bencilce düşündüğümü...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;3 yaşından küçük iki çocuğunuz varsa, yanınızda size yardımcı olacak birileri yoksa Meksika’da (özellikle büyük şehirlerinde) boş zamanlarınızın çoğunu evde geçireceksiniz demektir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-sFrjIFhTvvI/TyhMJf9aPJI/AAAAAAAABB4/QvsgnmF4LBw/s320/Karikat%25C3%25BCr%2Btrafik%2B1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703892654146337938" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;span style="text-align: left; "&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir şehrin çocuk dostu olup olmadığını anlamak için uzman olmaya gerek yok...&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;- Öncelikle yanınızda kimse olmadan, sadece çocuklarınızla ne kadar sıklıkla evden dışarı çıktığınızı bir düşünün. Evden çıkmaktan kastım, otoparka inip hususi aracınıza atlayıp bir arkadaşınızın evine gitmek değil. Çocuğunuzu pusetine oturttunuz ve apartmandan dışarı çıktınız. Öncelikle kaldırımlar pusetin kolayca yol alabilmesine uygun genişlikte mi? Genişlik tutturulmuş diyelim, bu sefer de kaldırım yolları delikler, kırık taşlar, karşıdan karşıya geçmek için gereken rampaların olmaması, kaldırımda yürürken geçişinizi kısıtlayabilecek ağaç, tabela vb gibi engellerden ne kadar arınık? Cevabınızı hayal etmek zor değil...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;- Kaldırım engelini atlattınız diyelim. Çocuğunuzla nereye gidersiniz? Aklınıza gelen ilk cevap en yakın alışveriş merkezi ise üzgünüm yaşadığınız yer çocuğunuz için ideal bir bölge değil. &lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/05/cocuk-parknda-oynamak-gibisi-yok.html"&gt;Daha önceki bir yazımda&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;oyun parklarının öneminden bahsetmiştim, bu yüzden bu noktada fazla detaya girmeyeceğim. Yaşam alanında çocukların buluşabileceği ortak bir oyun alanı da olsa, bu oyun alanlarının korunmasında dikkatli de olunsa hava kirliliği, trafik, gürültü, kaos gibi dış olumsuzluklar ister istemez sizin dışarda çocuğunuzla vakit geçirme istediğinizi azaltacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: -18pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;1-&lt;span style="font:7.0pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;     -&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-6xYttSZ9oW0/TyhL4E1r3FI/AAAAAAAABBs/h4KzbCOCTFU/s320/Karikat%25C3%25BCr%2Btrafik%2B2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703892354808405074" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 298px; height: 320px; " /&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; text-align: center; "&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;- 0-3 yaş aralığında, birden fazla çocuk sahibi olan annelere geliyor şimdiki sorum: Çocuğunuzla yanınızda başka bir yetişkin olmadan en son ne zaman bir toplu taşıma aracı kullandınız? Cevabınızı duyar gibiyim... “&lt;/span&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;İki küçük çocukla toplu taşıma aracı mı? aklımı peynir ekmekle yemedim ben!” İşte, çocuk dostu olan şehirlerde toplu taşıma aracı kullanmak böyle bir sorun olmaktan çıkıyor. Barselona’da her otobüse binişimde mutlaka bir pusete denk gelirim. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;Puset sayısı bazen ikiye de çıkabiliyor. Üç oldu mu itiraf ediyorum otobüs içi trafik biraz karışabiliyor. Ancak kimse otobüste puset var diye ufflayıp pufflamıyor-benden başka &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; font-family: Wingdings; "&gt;J&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;... Metronun çocuk dostu olup olmaması büyük şehirlerde yolcu yoğunluğuna göre, Barcelona gibi şehirlerde asansör ve rampa kombinasyon&lt;/span&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;una göre değişiyor. Barcelona’daki asansör oranı hatların yeniliğine göre değişmekle birlikte, aktarma yapma durumlarında pusetleri yüklenmeye hazırlıklı olmakta fayda var. İstanbul’da hiç bir toplu taşıma aracında puset gördüğümü hatırlamıyorum. Anneler kendi araçlarını ya da taksileri tercih ediyorlar olsa gerek. Bu tercihi yapabilen annelerde genellikle &lt;/span&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;orta ve üstü sosyo-ekonomik düzeye tekabül eder genelde. Düşük sosyo-ekonomik düzeydeki annelerin bu konuda yaşadıklarını merak ediyorum. Şahsen ilerde çocuğum olsa araba kullanma fobim olması nedeniyle kendi aracım olmayacak. Taksilere verilen paranın israf olduğunu düşünmem bir yana her seferinde taksici muhabbetini çekme riski de bana pek cazip gelmiyor&lt;/span&gt;&lt;span style="text-align: left; text-indent: -18pt; "&gt;. Bu durumda Barselona yaşamak için daha uygun görünüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;Meksika örneğim olan Guadalajara’da ise ilginç bir deneyim yaşadık bu konuda. 3 yetişkin 2 çocuk 1 puset toplu taşıma aracıyla optimum düzeyde (zaman/ücret/yürüme mesafesi) yaşadığımız mahalleden şehir merkezine &lt;/span&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;nasıl gideriz diye arkadaşım ve eşi aralarında konuşmaya ve bir strateji belirlemeye koyuldular.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-ckDgRq1riyQ/TyhMXUV1utI/AAAAAAAABCE/TRukgqi06JE/s320/zapopan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703892891545746130" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 238px; " /&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;Metro ile gitmeye karar verdikten sonra karşımıza çıkan ilk engel, yaklaşık 20 dakika boyunca puset dostu olmayan bir kaldırımda yol almak, kaldırımda yürünemediği anlarda yoldan geçen arabaların altında ezilmemek idi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-uLgOPRsfXOI/TyhMj8yi8HI/AAAAAAAABCQ/Jf89ZFHOLEI/s320/blog.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703893108561997938" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;&lt;div style="text-align: justify;text-indent: 0px; "&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;Bu engelleri aştığımızda bu seferde Metro girişinin bulunduğu tarafa geçmek için yapılmış 100 basamaklı bir merdiveni pusetle çıkmaya gözümüz yemediği için ana yoldan (ben diyeyim e5 siz diyin sahil yolu) ezilmeden karşıdan karşıya geçmekle yüz yüze kaldık. Bunu da kazasız belasız atlattıktan sonra karşımıza çıkan, zorlu engel turnikelerde bekleyen görevliyi geçmek oldu. Görevli öncelikle yoğunluk var diye pusetin geçmesine izin &lt;/span&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;vermek istemedi. Puseti katlayıp çocuğu kucaklarına alacaklarını söyleyince görevli geçmemize izin verdi. Ben bir anda bebeği kucağımda buldum. Arkadaşlarım zeki meksikalı örneği göstererek, bindiğimiz vagondaki boşluktan da faydalanarak puseti katlamadılar da metro içinde, ayakta kucağımda bebekle seyahat etmek zorunda kalmadım. Metrodan inişimiz de çok dikkat çekti. Hatta yan vagon içersinde duran güvenlik görevlisi bunlar bu pusetle içeri nasıl girmiş gibisinden dik dik baktı bize metro hareket edene kadar. Turnikelerden puseti dışarı çıkarma sırasında bebek yine benim kucağımdaydı. Mexico City’de ise puset görmemiş olmakla birlikte metronun yoğun olduğu saatlerde yapılan uygulama çok hoşuma gitti. Sabah işe gidiş saatleri ile akşam iş çıkışı saatleri sırasında metronun ilk 3 vagonuna biniş bir levhayla ayrılıyor ve ilk 3 vagona &lt;/span&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt; "&gt;sadece kadınlar ve çocuklar binebiliyorlar. Böylece hınca hınç (İstanbul Metrobüsünü geçen bir yoğunlukta) dolu olan vagonlar yerine nefes alabileceğiniz, hatta ve hatta oturacak yer bile bulma ihtimalinizin yüksek olduğu vagonlarda kadınlar ve çocuklar rahatlıkla seyahat ediyorfu. Ben böyle bir uygulamanın İstanbul’da da yapılması taraftarıyım. Bakarsınız Kadir Topbaş duyar sesimi (bu noktada toplu taşıma da haremlik selamlık oldu, gericilik bağnazlık diz boyu diyen bayanların toplu taşıma deneyimlerini tekrar değerlendirmelerini salık veriyorum).&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;3&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt; maddede verdiğim örnekler aklıma ilk gelenler. Yaşadığım deneyimleri göz önüne alınca çocuk dostu olma konusunda Barselona gümüş madalya alırken İstanbul ve Guadalajara benim gözümde sınıfta kaldılar... Altın madalya için adayım henüz görmediğim &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Reggio_Emilia_approach"&gt;Reggio Emilia&lt;/a&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;Peki, Meksika’da çocuklarla ilgili hiç bir olumlu şey göremedin mi diye soracak olursanız, cevabım hazır: 0-6 yaş eğitimi için devlet okullarının olduğunu (hatta arkadaşımın çocuklarının gittiği okulu kısa bir ziyaret sırasında görme fırsatım oldu, fiziksel alanın genişliği muazzamdı), kahvaltı ve öğle yemeği dahil 460 peso (yaklaşık 65 ytl) aylık ücretle çocukların sabah 07:30- akşam 17:00 arasında eğitim alabildiklerini öğrendim. İstanbul’da, özellikle 0-3 yaş okullarının gündüz bakım evi, kreş konseptinden çıkıp eğitim kurumları haline geldiklerini, ve bu eğitim kurumlarının devlet tarafından uygun ücretlerle- ve hatta ücretsiz- anne-babalara sunulduğunu göreceğim günleri umutla beklemeye devam ediyorum.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Yazımı bitirmeden önce karikatürlerini kullandığım Tonucci’yi anmak ve Ç&lt;a href="http://www.dolceta.eu/espana/Mod4/IMG/pdf/08-Francesco_20Tonucci.pdf"&gt;ocukların Şehri&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;isimli kitabıyla bu konuda büyük katkılar sağladığını belirtmek istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-KM6LC1UJ0PY/TyhLkfOc9BI/AAAAAAAABBg/NIRCe9WrhJ0/s320/tonucci.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703892018294223890" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu kitabı kütüphanemde bulunmakla beraber, İstanbul’da kaldığı için henüz okuyamadım. Kitabın ana temasından yola çıkılarak geliştirilen proje için &lt;a href="http://www.lacittadeibambini.org/inglese/interna.htm"&gt;şu sayfaya&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;bir göz atabilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Çocuklarımızın gelecekte çocuk dostu şehirlere kavuşması dileğiyle...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-9077790248303309650?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/9077790248303309650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2012/01/anne-cocuk-sehir-meksikadan-notlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/9077790248303309650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/9077790248303309650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2012/01/anne-cocuk-sehir-meksikadan-notlar.html' title='Anne-Çocuk-Şehir: Meksika&apos;dan notlar...'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Pc3Sx2YzPT8/TyhNnOzv7CI/AAAAAAAABCc/WOq7Z9CcU80/s72-c/geri%2Bsayim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-8396537201947743141</id><published>2011-12-24T14:26:00.026+01:00</published><updated>2011-12-24T16:17:21.553+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Navidad'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İspanya&apos;da Noel Kutlamaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nadal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Noel Şarkısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerika&apos;da Noel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Katalunya&apos;da Noel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Christmas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Noel'/><title type='text'>Mutlu Noeller Dünya!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yaklaşık 5 senedir Barselona'da yaşıyorum ve bu sene ilk defa Noel'de Barselona'dayım. Yerel hükümet değişikliği sonrasında yönetime gelen yeni kadronun Noel'i daha renkli bir hale getirip para harcatmayı teşvik etme kararına müteakip bu sene Barselona geçtiğimiz yıllara göre daha renkli, daha cıvıl cıvıl. Geçen haftasonu şehrin çeşitli sokaklarındaki farklı konsept ve stillerle hazırlanmış ışıklandırmaları görmek için kendimizi sokağa attığımızda bir anda kendimi anıların içinde buldum. Normalde benim için fazla bir anlam ifade etmeyen Noel, bu sene bende daha farklı duygular uyandırdı.  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uqaegdfIsCE/TvXqAvNhqMI/AAAAAAAABBE/eCwnf9YY5kk/s1600/christmas-around-world.jpg"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-mz1HJtJHvHI/TvXqT8guRsI/AAAAAAAABBQ/aS9anPTSZec/s320/Xmas%2BBCN%2B062.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689711332634281666" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşte bu yüzden bugün biraz blogumun içeriği dışında bir şeyler yazacağım. Hatta biraz daha ileri gidip özel anılarımı paylaşmak istiyorum sizlerle. 2011'i güzel bir yazıyla kapatıp, 2012'yi hayallerimle kucaklamayı istiyorum...&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-uqaegdfIsCE/TvXqAvNhqMI/AAAAAAAABBE/eCwnf9YY5kk/s320/christmas-around-world.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689711002646587586" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 318px; height: 320px; " /&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Noel'i kutlamayan bir kültürden geldiğim için yazımın başlığının Türkçe olması biraz yadırganabilir. Neden Mutlu yıllar değil de Mutlu Noeller yazmış acaba diye düşünülebilir. Her ne kadar yılbaşı temalı bir yazı yazmayı planlamıyor olsam da bu yazımı Noel'e ayırmak istedim. Size farklı kültürlerde yaşadığım Noel kutlamalarından biraz bahsetmeye çalışacağım bu yazımda.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-eQNo3y9tG9s/TvXpxMpcY2I/AAAAAAAABA4/ZVUSP0LE7-s/s320/mutlu%2Bnoeller%2Bkarikat%25C3%25BCr.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689710735670403938" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 224px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div&gt;Noel konsept olarak müslüman kültüründeki &lt;a href="http://www.kutludogumhaftasi.com/"&gt;kutlu doğum haftası&lt;/a&gt;na yakın olsa da gerek kutlamaların globalleşmesi gerekse işin ticarete dökülüp dini unsurların minimuma indirilmesi sebebiyle kutlamalar farklı bir şekle dönüşüyor. Temelinde İsa'nın doğum günü kutlanıyorken etrafta İsa'dan çok Noel baba görüyoruz. Ben de işte aslına bakarsanız Noel'in tam da bu yüzünü seviyorum. Noel kutlayan bir kültürden gelen her hangi bir çocuğu durdurup ona sorarsanız en sevdiğin bayram hangisi diye, şüphesiz Noel diyecektir. Noel demek, çocuklar için şekerler, oyuncaklar, ışıklar, noel baba, ren geyikleri, şarkılar, yani rengarenk bir yaşam demek. Neden sevmesinler ki?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yılbaşı ağacını Hristiyan kültürünün bir sembolü olarak gören bir aileden geldiğim için çocukluğum boyunca evimizde yılbaşı dekorasyonu namına hiç bir şey olmadı. Yılbaşları bile bizim aile için sadece bir açıdan anlamlıydı. Doğum günümün yılbaşına denk gelmesi nedeniyle ailemizde seneler boyunca yeni yıldan çok doğum günü kutlaması havasında geçti. 24-25 Aralık günlerine tekabül eden Christmas- yani Noel'in varlığından bile habersizdim o yıllarda (yabancı dille eğitim yapan bir okulda okuyor olmama rağmen nedense Christmas'ı kafamda hep yeni yılla ilişkilendirmiştim.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Resmi olarak Noel ile tanışmam 1998 yılının Aralık ayında oldu. Değişim öğrencisi olarak A.B.D.'de koyu katolik bir ailenin yanında yaşadığım dönemdi. Noel gecesi ve günü hazırlıkları günler öncesinden başladı. Salonumuzdaki kocaman bir yılbaşı ağacını kafamda bir noel baba şapkası, güle oynaya süslediğimi hatırlıyorum. Süslemenin en sevdiğim anı şekerden yapılma bastonları ağaca takmaktı. 24ü gecesi Noel ayinine gitmiştik ailem ve o zaman beni ziyarete gelmiş olan bir Türk arkadaşımla. Aldığımız kültüre çok uzak görünen Noel ayininde nasıl davranmamız gerektiğini tam kestirememiştik, onlar dua ediyorsa biz de bildiğimiz gibi dua ederiz diyip Elham ve Sübhaneke okumaya başladığımızı hatırlıyorum sessizce. Gece sonrasında da Amerikalı annem gelip "sizi öyle dua ederken görünce çok mutlu olduk" demişti. Ha kilise ha cami, ha elham ha halleluyah... ne de olsa önemli olan niyetti. Sınıfı geçmiş olmanın mutluluğuyla yatağa gitmiştim ama uyumakta zorlandığımı hatırlıyorum. Çünkü büyük gün ertesi sabahtı. Yani 25 aralık sabahı... O sabah uyandığımda ağacın altındaki hediyeleri açmak için sabırsızlandığımı hatırlıyorum. Tüm aile üyeleri toplanıp teker teker hediyelerimizi açtık. Ağacın altında duran hediyeler dışında bir de çorabımın içindeki hediyeler vardı (ki itiraf ediyorum çorabın içinden çıkanları daha çok beğenmiştim). O sabah dünyanın en mutlu çocuğu bendim... Seneler geçti, hiç bir Noel'de o noeldeki kadar hediye almadım. Belki de bu yüzdendir o günü hatırladıkça içim hala sımsıcak duygularla dolar.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-KZQjO3pCG74/TvXo6bXLaUI/AAAAAAAABAs/6an_Qfr0yFA/s320/DSC03920.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689709794727520578" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İkinci noel kutlamam Granada'da çok sıcak, tipik bir Endülüslü aile ile oldu. 2006 Aralık ayında, o sene Lizbon'da yaşarken tanıştığım fakülteden arkadaşım olan Granadalı Bea'nın evine davetsizce gittiğimi hatırlıyorum. Noel'e bir kaç gün kala, Bea Noel'de sana geliyorum dediğimde Endülüs sıcaklığıyla bana kucak açmıştı. Annenannenin evine vardığımızda bütün dedeler, nineler, amcalar, teyzeler, halalar, yeğenler oradaydı. Büyük bir yemeğin ardından herkes birbirine hediye vermeye başlayınca kendimi hazırlıksız yakalanmış hissetmiştim. Çünkü Amerika'da hediye değiş tokuşu 25i sabahı yapılır. İspanya'da da 5-6 Ocak arasına tekabül eden &lt;a href="http://es.wikipedia.org/wiki/Reyes_Magos#Festividad"&gt;Reyes&lt;/a&gt;'de hediyelerin verildiğini sanıyordum. Neyseki son anda Noel yemeği kadrosuna dışardan dahil olduğum için kimse de bana hediye almamıştı. Bu içimi hem biraz rahatlatmıştı hem de buruklaştırmıştı. Yaşım 20yi geçmişti o dönemde ama kendimi hala bir çocuk gibi hissediyordum sanırım... Kimsenin bana hediye almamış olması, ne yalan söyleyeyim biraz kalbimi kırmıştı. O geceden hatırladığım son şey de 2 ninenin ellerine garip sesler çıkaran müzik aletleri alıp şarkı söylemeye başlamaları...&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-28M508bI_OI/TvXoEcU5ERI/AAAAAAAABAU/M1enEyZSxoc/s320/IMG_4810.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689708867273429266" style="text-align: center; display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px; " /&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="text-align: justify; "&gt;Bu sene de Barselona'dayım noelde. İlk defa yaşadığım bir evde Noel Ağacımız var...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-A1YLi8lwftg/TvXn2EoVuzI/AAAAAAAABAI/2wZJwPdrkv0/s320/Xmas%2BBCN%2B084.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689708620394380082" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Noel'in katalanlara özgü olan tarafı &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ti%C3%B3_de_Nadal"&gt;Caga Tio&lt;/a&gt;. Bu nedir diyecek olursanız, &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=Pzm-4VQteJM"&gt;linkte video&lt;/a&gt;da görebilirsiniz. Gelenek icabı çocuklar bir odundan yapılmış Tio'ya oturup, şarkı söyler: Tioo bizim için fındık ve helva sıç... Noel'in en dini yanını meydanlarda ve meraklı ailelerin evlerinde kurulan Pessebre'ler (İspanyolca Belen) yani İsa'nın doğum sahnelerinin yer aldığı maketler oluşturur. Aşağıdaki resimde öğrencim evindeki Pessebre ile poz verirken görülebilir...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-lQ-yE7NbLLU/TvXoTv8vmtI/AAAAAAAABAg/RIyBLA3HnTM/s320/nativity%2Bscene.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689709130238892754" style="text-align: center; display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene evde pek katalan tipinde bir kutlama yapmayacağız. Daha çok Romanya usülü bir kutlama beni bekliyor sanırım. Sabah uyandığımdan beri salonumuzdan Noel şarkıları yükseliyor. Saat 12den beri mutfakta yemekler hazırlanmaya devam ediyor. Dün gece bir sürü Noel konulu film indirdim bu gece izlemeye hazır... 2 Türk 2 Romanyalı evlerimizden uzakta da olsak güzel anlar, güzel tatlar paylaşarak geçireceğiz bu geceyi kesin. Ne de olsa önemli olan bir geleneği yaşatmak, mutlulukları paylaşmak, çevrendekilerin değer verdiği kutlamalara saygı göstermekle kalmayıp bu kutlamalara katılıp onların mutluluklarına ortak olmak...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Blogumu geçen sene bir dönem çalıştığım 5 yaş grubu sınıfının noel gösterisinde söylediği şarkı ile kapatıyorum. "We need a little Christmas" benim en sevdiğim şarkılardan biri. Eğer video sayfa üzerinden çalışmazsa bir de &lt;a href="http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=5c2e4a97c6dea6fe&amp;amp;type=video/mp4"&gt;şurayı&lt;/a&gt; tıklayarak izlemeye çalışabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Noel'i kutladıktan sonra yeni yıla da farklı bir kültürde gireceğim. Haftaya Meksika'nın başkenti Mexico D.F.'ye gidiyorum. Dönüşte size orada yaşadığım ilginç şeyleri, öğrendiğim yenilikleri anlatıp farklı bir kültürle daha tanışmanızı sağlamayı umuyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span  &gt;&lt;span style="line-height: 12px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;Mutlu Noeller! Feliz Navidad! Bon Nadal! Merry Christmas! Feliz Natal!,С Рождеством! Buon Natale! Среќен Божиќ! Wesołych Świąt! შობა!, 聖誕快樂, Joyeux Noël! Frohe Weihnachten! Marjinal! З Калядамі!, Весела Коледа!, Veselé Vánoce! &lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-5c2e4a97c6dea6fe" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v12.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D5c2e4a97c6dea6fe%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331176544%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4C3E5EF3BCEE8C0E4F2BCE3EE814537B2CCD7B5A.C153DB25654EAF4F5D68CD60E2B74CE5281AF86%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D5c2e4a97c6dea6fe%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dcg7mxwih4O86iOASwGkmw0-GkfE&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v12.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D5c2e4a97c6dea6fe%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331176544%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D4C3E5EF3BCEE8C0E4F2BCE3EE814537B2CCD7B5A.C153DB25654EAF4F5D68CD60E2B74CE5281AF86%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D5c2e4a97c6dea6fe%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dcg7mxwih4O86iOASwGkmw0-GkfE&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-8396537201947743141?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=5c2e4a97c6dea6fe&amp;type=video/mp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/8396537201947743141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/12/mutlu-noeller-dunya.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8396537201947743141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8396537201947743141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/12/mutlu-noeller-dunya.html' title='Mutlu Noeller Dünya!'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-mz1HJtJHvHI/TvXqT8guRsI/AAAAAAAABBQ/aS9anPTSZec/s72-c/Xmas%2BBCN%2B062.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-4946600474032555086</id><published>2011-12-07T16:30:00.017+01:00</published><updated>2011-12-07T19:11:14.798+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çok Kültürlülük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültürel farklılıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='5 yaş grubu etkinlik örneği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Casal dels infants de Raval'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Raval Mahallesi'/><title type='text'>Sen bu dünyanın neresindensin?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neredeyse iki aylık bir aradan sonra, yazacak bir çok konu birikmişken 2012 gelmeden bir şeyler yazmak istedim. Kasım ayı o kadar yoğun geçti ki bir baktım Aralık olmuş bile. Bu arada dönem sonu olması sebebiyle her şey üst üste geldi. Sonunda araştırma yaptığım okula yeniden veri toplamak için dönebildim ve alan çalışmama kaldığım yerden tekrar başladım. Katalanca kursum bitti. Ama her şeyden önemlisi neredeyse 1 senedir yaptığım stajım mutlu bir sonla bitti. Dile kolay, iyisiyle kötüsüyle 150 saat...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bos-zamanlar-da-dolmal-ama-nasl.html"&gt;Boş Zamanlar da dolmalı, ama nasıl?&lt;/a&gt; başlıklı yazımda biraz bahsetmiştim geçen sene gittiğim 100 saatlik teorik kurstan. Bu kursun sonunda boş zamanları değerlendirme gözetmeni ehliyetini alabilmek için 150 saat staj ve 20-50 sayfalık tezimsi bir proje yazmak gerekiyor. Bir yandan doktora, bir yandan ingilizce öğretmenliği, bir yandan alanımla alakasız ek işler ve kurslar derken geçen sene haftada 1 gün 5 saat, bu sene haftada 2 günden 10 saat yaptığım stajımı sonunda bitirmenin haklı gururunu yaşadım. Staj yaptığım yer olan &lt;a href="http://www.casaldelraval.org/"&gt;Casal dels Infants de Raval&lt;/a&gt; İstanbul'un Tarlabaşı'sı gibi olan Barselona'nın Raval mahallesinin sakinlerine hizmet veren bir toplum merkezi olarak düşünülebilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-9reW5A0Kw-8/Tt-pDF-d_0I/AAAAAAAAA_s/Z9Fs15wlmYI/s320/252841_10150286065070342_566400341_9503482_6621284_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683447125373747010" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hizmet verenlerin çoğunun gönüllüler ve stajyer öğrencilerden oluşan, her ne kadar bir mahalleye hizmet etmek için kurulmuşsa da şu anda hizmet alanı gerek Barselona içindeki sosyal risk taşıyan bir kaç mahalle olsun, gerekse Fas gibi İspanya'ya göç gönderen diğer ülkelerde olsun hizmet ağı oldukça geniş bir sivil toplum kuruluşu. Bu kurumda görev alabilmenin en güzel yanlarından biri şüphesiz ki gönüllülere ve stajyerlere sunulan ücretsiz sürekli eğitim kursları ve hizmet verenlerin birbirleriyle kaynaşmalarını sağlayan kültürel etkinlikler yapılmasıydı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-SFLsJqo7rxo/Tt-pNpRtvuI/AAAAAAAAA_4/kXqRT-ZqIoA/s320/251030_10150286065200342_566400341_9503484_1888691_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683447306648403682" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; Bu noktada Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının, özellikle de gönüllü hizmet anlayışıyla çalışanların, Casal dels Infants'dan bir çok şey öğrenebileceğini düşünüyorum. Lafı fazla dolandırmadan ben bu kurumun neresinde nasıl bir görev aldım bundan bahsedeyim (bakalım &lt;a href="http://www.personesperpersones.org/"&gt;şu link&lt;/a&gt;teki fotoğraflar içinde beni bulabilecek misiniz?.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;150 saatlik boş zamanları değerlendirme gözetmenliği stajımı bu toplum merkezinin &lt;a href="http://www.casaldelraval.org/centreobertpetitainfancia.html"&gt;3-5 yaş grubuna hizmet veren okul sonrası etkinliklerin yapıldığı merkez&lt;/a&gt;de yaptım. Gerek çalıştığımız grubun sosyal risk grubuna girmesi, gerekse staj yaptığım kurumun koyduğu katı kurallar nedeniyle fotoğraf çekemedim (bir kaç foto görmek istiyorsanız &lt;a href="http://www.casaldelraval.org/memo.pdf"&gt;şu katologa&lt;/a&gt; bir göz atabilirsiniz), yaptığımız şeyleri pek anlatamadım. Bu sefer bir istisna yaparak stajımın bitiminde değerlendirme aracı olarak kullanılan ve tamamen benim ürünüm olan etkinliklerden biraz bahsetmek istedim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hem kişisel ilgi alanım olması açısından hem de merkezde bulunan 27 çocuğun Fas'tan, Mali'ye, Bolivya'dan Pakistan'a, Ekvator'dan Brezilya'ya kadar bir çok farklı kültürden gelen ailelerin üyeleri olmaları açısından çok kültürlülükle ilgili bir şeyler yapmak ve çocukların farklı ırk-kültür ve ülkelerle ilgili farkındalıklarını arttırmak istedim. İlgiçtir ki Barselona'nın belki de en çeşitli kültürel popülasyonuna ev sahipliği yapan &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/El_Raval"&gt;Raval Mahallesi&lt;/a&gt;nde bulunan bu kuruluş kültürel farklılıklar konusunda fazla bir çalışma yapmıyor, bunun yerine farklı kültürlerden gelen çocukları katalan kültürüne en çabuk nasıl adapte ederiz üzerinde çalışıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://www.barcelona-on-line.es/mapa/original/image/raval.gif" border="0" alt="" style="text-align: center; display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 397px; height: 566px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oysa ki nadir de olsa bu kadar küçük yaş grubundaki çocuklar arasında bile ırkçı söylemlerle karşılaşmak mümkün oluyordu (Mali'li bir çocukla oynamayı reddeden Faslı çocuk, ten rengi yüzünden onun mide bulandırıcı olduğunu ve onunla kesinlikle oynamayı reddettiğini söylemişti bir keresinde).&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kültürel farklılıklar, çok kültürlü sınıflarda duyarlılığı ve hoşgörüyü arttırmayı hedefleyen hali hazırdaki etkinlik önerilerini ve kitaplarını araştırdığımda özellikle 3-5 yaş grubuna hitap eden beni tatmin edebilecek bir örnek bulamadım. Bu konuda ben neler yapabilirim diye düşündüm. Çocukların 4 yaş ve sonrasında kültürel ve ırksal farklılıkları ayırt edebildikleri bilgisini de göz önünde bulundurarak 5 yaş grubuna yönelik birbiriyle bağlantılı 4 etkinlik hazırladım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Etkinlik 1: Bilin bakalım bu çocuklar nereli?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Hedef:&lt;/i&gt; Çocukların farklı kültürlerden gelen çocukları tanıması.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-1sE_4IlqXPk/Tt-mqZwI1lI/AAAAAAAAA_g/qo4_fO0BLq4/s320/mapamundi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683444502162363986" style="text-align: center; display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 192px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Araçlar:&lt;/i&gt; Google Maps ile oluşturduğum dünya haritası&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sınıftaki kültürel çeşitliliği de dikkate alarak seçtiğim, 16 farklı kültürden gelen çocukların fotoğrafları.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fotoğrafları duvara yapıştırabilmek için macun yapıştırıcı (blue tack)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bilgisayar ve Barkovizyon.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Süre: &lt;/i&gt;20-25 dk.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Etkinliği uygulamaya başlamadan önce çocuklar daire şeklinde yere oturur ve etkinlik çocuklara açıklanır. İçinizden kim seyahat etmeyi seviyor? sorusu ile başlanır. Hangi araçlarla seyahat edilir? diye devam edilir. Bugün hep beraber bir dünya haritası üzerinde seyahate çıkacağımız ve farklı ülkelerden ve farklı kültürlerden (bu noktada kültür kavramının basit bir tanımını&lt;span class="Apple-style-span" style="text-align: justify; "&gt;n yapılması gerekir) gelen çocuklarla tanışacağımız söylenir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama:&lt;/i&gt; Tek tek çocuklara seçilen fotoğraflar gösterilir ve sizce bu çocuk nereli? diye sorulur. Verilen cevaplara göre çocukların doğru cevaba yaklaşabilmeleri için ipuçları verilir. Daha sonra doğru cevabı veren ya da en çok yaklaşan çocuğa,  haritanın duvardaki görüntüsü üzerine yapıştırması için ülkesi tahmin edilen çocuğun fotoğrafı verilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-gtUGpgM2z_Q/Tt-lie_8diI/AAAAAAAAA_I/TF12ifi-Rnw/s320/moroccan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683443266620257826" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 244px; height: 247px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i style="text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i style="text-align: justify; "&gt;Uygulama sırasında göze çarpanlar: &lt;/i&gt;Çocuklar kendi kültürleriyle benzerlik gösteren çocukları çok kolay tanıyabiliyorlar. Mesela sınıftaki Fas asıllı bir çocuk, kullandığım Faslı çocuğun resminde bir kuzu tutmasını ipucu olarak kullanarak bu çocuk Faslı çünkü benim de Fasta bir kuzum var ve biz onu kesip yiyoruz dedi. Ayrıca dış görünüş farklılıklarına verilen tepkileri gözlemlemek de ilginç. Fiziksel olarak kültürel özelliklerini yansıtan bir Faslı çocuk, Afrikalı zenci çocuğun fotoğrafını görür görmez "Ay ne kadar çirkin" diyerek tepkisini dile getirdi. Bilgi yarışması haline getirilebilinen bu etkinlik çocukların etkin katılımıyla onlar için de eğlenceli bir hal alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Etkinlik 2:&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Sen Kime Benziyorsun?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Hedef:&lt;/i&gt; Çocukların kendilerine benzeyen çocukların fotoğraflarını tanıması ve neden benzediklerini açıklaması.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Araçlar: &lt;/i&gt;Bir önceki etkinlikte kullanılan fotoğraflardan sınıftaki çocukların kültürlerinden gelen çocukların resimleri seçilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tercihen folklorik enstrumental bir şarkı (2-3 dakika uzunluğu geçmemeli) (ben bu etkinlikte kasap havasını arka fon müziği olarak kullandım)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Müzik çalmak için gerekli sistem.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Süre: &lt;/i&gt;10-15 dk.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama:  &lt;/i&gt;Müzik başlamadan önce fotoğraflar sınıf etrafına duvarlara yapıştırılır. Çocuklara biraz sonra bir sergiye gidecekleri ve bu sergide gördükleri fotoğraflardan en çok kendine benzeyeni seçmeleri ve müzik bitince bu resmin yanında durmaları söylenir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Müzik başlar ve herkes sergiyi gezmeye başlar. Müzik bitince tek tek çocukların yanlarına gidilip neden o resmi sectikleri ve kendilerine fotoğraftaki çocuğun ne yönden benzedikleri sorulur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-09rjFdvqfAs/Tt-l6-sUyvI/AAAAAAAAA_U/tg-bx-aeIQw/s320/african.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683443687444761330" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 252px; height: 320px; " /&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama sırasında göze çarpanlar:&lt;/i&gt; Çocukların bir çoğu etkinliği tam olarak uygulayamadılar. Ancak bir önceki etkinlikte kendi kültürlerinden gelen çocukları ayırt eden çocuklar&lt;i&gt; &lt;/i&gt;kendilerine benzeyen fotoğrafların önünde durdular. Bu fotoğraf sana nasıl benziyor sorusuna verilen cevaplar: Çünkü benim tenim de onun teni de kahverengi, çünkü ikimiz de erkeğiz, saç renklerimiz aynı vs. gibi...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uygulamanın sağlıklı olabilmesi açısından etkinlik öncesindeki açıklama tane tane yapılmalı ve arka fonda çalan müzik çok uzun ve çok hareketli olmamalı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Etkinlik 3: Her Türden Çocuk- Hikaye Anlatma...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://www.edetiendas.com/imagenes/Nens-de-tota-mena-34661.jpg" border="0" alt="" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 250px; height: 250px; " /&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Hedef:&lt;/i&gt; Dış görünüşte farklı olan çocukların birbirleriyle hangi yönlerden benzediklerini öğrenmek&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Araçlar: &lt;/i&gt;Uygulamanın yapıldığı dilde bir hikaye kitabı. Az yazılı, çok resimli ve interaktifliğe izin veren bir anlatımı olması tercih edilmeli. Ben uygulamayı katalanca yaptığım için seçtiğim kitap "&lt;a href="http://www.edetiendas.com/Ocio-y-tiempo-libre/Libreria/Nens-de-tota-mena-34661.html"&gt;Nens de Tota Mena&lt;/a&gt;" oldu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Süre: &lt;/i&gt;10-15 dk&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama: &lt;/i&gt;Kitap okunurken anlatılanlarla ilgili çocukların düşünmelerini sağlayacak sorular sorulur. Çocukların kitapta anlatılan çocuklarla kendileri arasındaki benzerlikleri bulmalarını destekleyecek soruların sorulması hedeflenmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama Sırasında Göze Çarpanlar:&lt;/i&gt; Mümkünse kitabın bilgisayar ortamında duvara yansıtılarak okunması herkesin daha kolay görebilmesi açısından daha faydalı olacaktır. Hikayenin uzun olmaması ve çocukların gördüklerinden yola çıkarak sizin soracağınız sorulara cevap vermeleri desteklenmelidir. Seçtiğim kitapta tüm  çocukların farklı da olsa kendilerini seven ve onlara bakan bir ailesinin veya onlarla ilgilenen yetişkinlerin olduğundan, her çocuğun yemek yediğinden, çiş yaptığından bahsettikten sonra her çocuğun oyun oynamayı sevdiğini söyleyerek hikaye sona eriyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Etkinlik 4:&lt;/b&gt;&lt;i&gt; &lt;/i&gt;&lt;b&gt;Kültürel Çeşitliliği Boyayalım ve Memory Oynayalım &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-F9XAoWFEPFI/Tt-iQMTmBxI/AAAAAAAAA-8/JGQ7HBJh37Q/s320/ninos-del-mundo-9308.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683439653829871378" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 226px; " /&gt;&lt;i&gt;Hedef: &lt;/i&gt;Farklı kültürlerden gelen çocukların renklerini boyayarak kağıt üzerine yansıtabilmek.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;             Dikkat gelişimini desteklemek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Araçlar:&lt;/i&gt; Farklı kültürlerden gelen kendi kültürlerine özgü giysiler giymiş çocuklarıdan oluşan A4 boyama kağıdı (her çocuğa aynı kağıttan 2 tane verilir).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tercihen ince uçlu kuru boya kalemi&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Makas&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Zarf (kişi başı 1 tane)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Süre:&lt;/i&gt; 20-30dk &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama: &lt;/i&gt;Çocuklara kağıtlar ve boyalar dağıtıldıktan sonra iki kağıt üzerinde ayrı ayrı bulunan aynı resimleri aynı şekilde boyamaları söylenir ve bu bir örnekle desteklenir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çocuklar boyama yaparken gözetmenlikle görevli yetişkinler çocuğun işini kolaylaştırmak için resimleri küçük kareler halinde keserler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Boyama ve kesme işi bitince memory oyunu nasıl oynanır hep beraber bir kaç el oynanarak gösterilir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;(Memory oyunu, kağıtların ters çevirilip eşlerinin bulunması oyunudur).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Uygulama Sırasında Göze Çarpanlar:&lt;/i&gt; Çocukların iki farklı kağıtta bulunan eş figürleri aynı boyaması için sürekli gözetmenlik yapmak gerek. Boyama süreci çocukların hızlarına bağlı olarak çok kısa veya çok uzun sürebilir. Hızlıca bitirenler için kağıtları kesme işleri onlara bırakılabilir veya &lt;a href="http://www.lambsongs.co.nz/Images/Children%20world%20B&amp;amp;W.jpg"&gt;yine aynı konulu bir mandala&lt;/a&gt; ek etkinlik olarak sunulabilir. Yavaş boyayanlar ise kalan kartları bir zarf içinde evlerine götürebilir etkinliğe orada devam edebilirler. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu 4 etkinliği uygulamak için yaklaşık 1 saat 15 dakikam vardı ve boyama etkinliği biraz hızlandırılmış olarak gerçekleşmiş olsa da zamanı yetirmeyi başardım. Etkinlikler sonunda çocukları tekrar bir daire etrafında toplayıp, değerlendirme ve kapanış oturumu yaptım. Bu oturum çocukların geçirdikleri 1 saatlik bir süre içerisinde neler öğrendiklerini özetlemek ve etkinliklerden hoşlanıp hoşlanmadıklarını anlamak ve üzerine düşünmelerini sağlamak için önemli bir aşamaydı benim değerlendirilmem açısından. Bir çok çocuk özellikle haritalı etkinliği çok sevdiğinden bahsetti. Onların keyif aldıklarını görmek beni de mutlu etti.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şüphesiz bu etkinliklerin geliştirilebilecek bir çok yanları var. İlk kez uygulandıklarını düşünürsek bence zaman/materyal/açıklama süreci gibi ufak detayları daha dikkatle planlarsanız çok ilgi çekici sonuçlar alacağınıza eminim... &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kültürlere ve farklılıklara dokunmaya korkmayın. Ama dikkatli olun. Etkinlikleri planlarken kalıp yargıları ne kadar desteklediğinizi ya da çocukların hayal güçlerini ne kadar esnettiğinizi göz önünde bulundurun. Ve mutlaka ama mutlaka öğrenirken eğlenmeleri için gerekli ortamı onlara sağlayın...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-4946600474032555086?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/4946600474032555086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/12/sen-bu-dunyann-neresindensin.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4946600474032555086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4946600474032555086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/12/sen-bu-dunyann-neresindensin.html' title='Sen bu dünyanın neresindensin?'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-9reW5A0Kw-8/Tt-pDF-d_0I/AAAAAAAAA_s/Z9Fs15wlmYI/s72-c/252841_10150286065070342_566400341_9503482_6621284_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-1845997908580491976</id><published>2011-10-20T01:58:00.005+02:00</published><updated>2011-10-20T02:08:17.391+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İspanya&apos;da doktora yapmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='niteliksel araştırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tez Danışmanı'/><title type='text'>Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-5</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; color: rgb(34, 34, 34); background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;(Bu yazıyı okumadan önce, 4. yazıyı okumak için&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; color: rgb(34, 34, 34); background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-4.html"&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; color: rgb(34, 34, 34); background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;span style="color:#BB2188;text-decoration:none;text-underline:none"&gt;&lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-4.html"&gt;tıklayın&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; color: rgb(34, 34, 34); background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; background-color: rgb(255, 255, 255); "  &gt;Dün bitirdiğim bir kişisel gelişim kitabında eğer kariyerinizde istediğiniz noktaya bir türlü gelemiyorsanız suçu başkalarına atmaktan vazgeçip kendinize küçük hedefler koyarak bebek adımlarıyla da olsa ilerlemeye başlayın diye yazıyordu. “Denedim. Olmadı” söyleminden vazgeçin, çünkü denemek diye bir şey yok, bir şeyi ya yaparsınız ya yapamazsınız diye de devam ediyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "  &gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;Denedim, olmadı diyip pes etmek için çok geç artık. 2 sene geçmiş. 2 seneyi çöpe atmayı göze alabilecek kadar uzun değil bu hayat. Sil baştan başlamak gerek bazen diyordu bir şarkısında Şebnem Ferah. İşte benim doktora tez serüvenime çok uydu bu söz. Zaten niteliksel araştırmaların ortak kaderi bu. Araştırma süreci içersinde her şey değişebilir. Yeter ki buna hazırlıklı ve gönüllü olun.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px; margin-right: auto; margin-left: auto;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-j4q3H556PS0/Tp9lWZ481EI/AAAAAAAAA-A/yd8QDrrcF08/s320/methodology.gif" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 138px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665358291836654658" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 14px;"&gt;Eylül ayı buralarda bir doktora öğrencisi için çok yoğun bir ay. Tabiri caizse bir doktora öğrencisi için yeni yıl eylül ayında başlar. 1 eylülde Barselona’ya ayak bastığımda 5 eylülde vermem gereken senelik raporumu her ne kadar kafamda tekrar tekrar yazmış olsam da bir türlü yazıya dökememiştim henüz. Her Türk öğrenci gibi son dakikaya kadar maksimum stresle 1 senede yaptıklarımı, ya da yapamadıklarımı, 5 sayfaya sığdırmaya çalışırken olabildiğince dürüst davranmaya çalıştım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-Qvr7kSovDh4/Tp9lH1f2p0I/AAAAAAAAA90/f_tEQm2-cgU/s320/what%2Bhas%2Bbeen%2Bdone.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665358041549547330" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 148px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Sonuçta yazdıklarımdan memnun ama gidişattan umutsuz bir tablo çıktı karşıma. Raporu yazma aşamasında danışmanıma ulaşma çabalarım sonuçsuz kaldı. Tez süreci değerlendirme komisyonuna ulaşan raporumu tez danışmanım okumadı. Herhalde şu an bulunduğum noktada en çok şikayetçi olduğum konu bu, Nisan sonundan beri tez danışmanıma ulaşamıyor olmam. Bu nedenle de araştırma sürecimle ilgili sağlıklı bir geri bildirim alamamam...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "  &gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;N&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;eyse efendim, kimseyi suçlamıyoruz ve geliyoruz 20 eylül sabahı komisyonun değerlendirme toplantısına... Komisyonda raporumu değerlendiren hocanın arkasından toplantı odasına yürürken bana dedikleri tam da o an hissettiklerimin kelimeye dökülmesiydi: “Ne kadar karamsar bir rapor yazmışsın. Çok umutsuz, çok karanlık görünüyorsun. Şimdi gel problemlerin hakkında neler yapabiliriz bir bakalım.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hoca, yazdığım raporun üzerine notlar alınmış, satır altları çizilmiş çıktısını önüme koyduğunda içimde duyduğum sevinci kelimelere dökemem. 2 sene sonunda birisi yazdıklarım üzerine ciddi kafa yormuştu ve bana yardımcı olabilecek, ilerlemem için bana yol gösterebilecek geri bildirim vermek için notlar almıştı. Yaptıklarımı, yazdıklarımı ve en önemlisi kendimi 2 sene içinde ilk defa bu kadar değerli hissettim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Araştırmamın veri toplama sürecinde, katılımcı okul bulmakta çektiğim zorluk ve topladığım verilerin başa çıkılamaz derecede birikmesi nedeniyle araştırma desenini değiştirmeye karar vermek zorunda kalmam bende acı bir farkındalık yarattı. Niteliksel bir araştırma yapıyorum ama multiple case study yapamayacaksam benim araştırmam için en uygun desen hangisi? Araştırmamın amaçlarına göre yeni bir desen seçmek mi, seçtiğim desene göre araştırma amaçlarını yeniden belirlemek mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Niteliksel verilerin kalitesi araştırmanın geçerliliği açısından çok önemli bir konu. Genelde araştırmacının kendisi tarafından toplanmamış veriler kalitesiz sayılır. Doğal ortamda toplanmamış veriler de geçersiz. Benim korkum ikincisinden kaynaklanıyordu. 2 aylık alan çalışmam çöpe gitmesin diye uyguladığım B planı maalesef korkutuğumun başına gelmesini engelleyemedi. Değerlendirme yapan hoca bu verilerin kullanılamayacağını ve en temizinin yeniden alan çalışması yapmak olduğunu söyledi. Bense hala acaba geçerli olan diğer verileri nasıl kullansam da sıfırdan başlasam diye düşünüyordum ki hala bu sorunun cevabını bulmuş değilim.&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Yaklaşık 1 saat süren geri bildirim görüşmesinden sonra vardığım sonuç en kısa zamanda niteliksel araştırma metodolojisi ve niteliksel veri analizi ile ilgili bir ders bulmam gerektiğiydi. Bunun yanında yeni bir danışman bulma gereksinimi de ortaya çıktı. Zaman kaybetmeden üniversitenin web sayfasına girip ders kataloglarını incelemeye başladım. Tam istediğim gibi bir ders bulup çeşitli hocalara mail yazma trafiğine başladım. Maillerime aldığım cevaplar İspanya’daki yüksek öğretimin kanayan yarasının göstergesi gibiydi:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;span lang="TR"  &gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Bir hoca bir kaç ay raporluyum o yüzden dersi başkası verecek, kimin vereceğini bilmiyorum dedi. Diğer bir tanesi ön emekliliğimi aldım, Barselona dışındayım, Barselona’ya ne zaman döneceğimi de şimdiden düşünmüyorum demiş. Bir başkası, dersi son anda başka hocaya verdiler, ismi şu ama e-maili bende yok, ekim başı tekrar yaz bana demiş. Ekim başı yazdım, ekim ortası oldu hala bir cevap yok. Cevap alabildiğim en son hoca ise açık ve net bir şekilde dersin öğrenci kapasitesinin dolu olduğunu, boş vaktinin olmadığını ve ancak kendi öğrencilerine vakit ayırabildiğini yazmıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "  &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-b_wjZTin_2Q/Tp9leHnehfI/AAAAAAAAA-M/o2AvT3Gu4Uc/s320/advisor%2Bon%2Bvacation.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665358424370480626" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 138px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;İspanya’da yaşanan meşhur ekonomik kriz hiç şüphesiz önce sağlık sonra da eğitimi etkiledi. Ama krizden önce de, ilk geldiğim sene, dikkatimi çekmişti hocaların (ya da özellikle devlette çalışan insanların) sürekli raporlu olması. Bolonya süreci sonrasında lisans sınıflarında öğrenci sayısı 200 kişiyi bulabiliyormuş. Araştırmalar ve kadrolara ayrılan bütçe her sene biraz daha kesiliyor. Bu yaz İstanbul’daki kongrede tanıştığım İspanyol araştırmacı bir arkadaş bana şöyle demişti: “İspanya’nın beyin ithal etme gibi bir arzusu yok. Başarılı yabancı öğrencilere yatırım yapalım, İspanya’da kalsınlar, İspanya’yı akademik anlamda daha iyi yerlere getirsinler diye bir kaygıları yok. Bu yüzden de zaten yabancı öğrencilere yatırım yapmıyorlar.” Eğer bütün bunları daha önceden biliyor olsaydım, hiç düşünmeden dok&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;tora yapmak için başka bir ülke arardım kesinlik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;le. Ama artık bunu düşünmek için çok geç.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;Bu şartlar altında, kimseyi suçlamadan, kendi kendime doktora yapma sanatının ustası olmak üzere küçük bebek adımları atmaya karar verdim, rapor değerlendirme toplantısından tam 1 ay sonra... Elimde yapmam gereken tonlarca okuma, cevabını bulmam gereken bir çok soru, analiz etmem gereken bir çok veri var ve her şey 11 ay içinde bitmeli... Bitmeli değil, pardon... Bitecek... Er ya da Geç Bu Doktora Bitecek...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="color: rgb(34, 34, 34); line-height: 115%; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: center;color: rgb(34, 34, 34); line-height: 14px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); line-height: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-w984UmS8spg/Tp9k5c08VQI/AAAAAAAAA9o/RzKf9q1aN0o/s320/research%2Bagenda.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665357794408944898" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 138px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: 'times new roman'; line-height: normal; font-size: large; "&gt;Başlamak bitirmenin yarısıdır derler, ben de bitirmeyi istemek bitirmenin ta kendisidir diyorum. Bir doktora öğrencisi için ultra lüks bir şey olan rahat alanımdan (comfort zone) çıkıp, bebek adımlar atma zamanı geldi artık. Haydi, eğer siz de hala doktora tezinizin kötü gidişatından, ilerleyememekten, önünüze çıkan engellerden şikayetçiyseniz, başka şeyleri suçlamayı bırakın. Kendinizi de suçlamayın. Önünüze küçük somut hedefler koyun. Bulunduğunuz noktaya kadar gelebilmişseniz eğer, bundan sonrasını yapamamak için önünüzdeki tek engel kendinizsiniz... Aklınızdan çıkarmayın, söylenmeden, aksilik çıkmadan, ters gitmeden, sorun yaşatmadan biten bir doktora tezi yoktur. Doktora tezi yazmak demek sadece araştırma yapma, yürütme yetkinlikleri kazanmış olmanız anlamına gelmez. Doktora sürecinde hayatın karşınıza çıkarttığı problemleri de çözebilmiş, yıkılmadan, sağsalim başarıya ulaştığınız anlamına da gelir. Kıssadan hisse, doktora tezinizi verdiyseniz, zorluklarla başa çıkabilme yetkinlikleri kazanmışsınız demektir.&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-1845997908580491976?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/1845997908580491976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/10/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-5.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1845997908580491976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1845997908580491976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/10/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-5.html' title='Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-5'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-j4q3H556PS0/Tp9lWZ481EI/AAAAAAAAA-A/yd8QDrrcF08/s72-c/methodology.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-8451943798971804519</id><published>2011-09-07T00:01:00.021+02:00</published><updated>2011-09-07T15:13:25.688+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İstanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük Macera'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sivil polis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşamdan Kesitler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Taksim Dolmuşu'/><title type='text'>Bir İstanbul Polisiyesi... Billur Ç. gözlem başında...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-iYopScsOc-U/Tma15xOuoUI/AAAAAAAAA9c/XSC9JGyRUX0/s320/289255_143364505751272_100002331713925_268843_839616_o.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649402786655150402" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 243px; height: 320px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu yazımı değişiklik yapıp akademik, bilimsel ve mesleki kaygılardan uzak yazmaya karar verdim. 2 aylık yaz tatilimi Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde geçirdikten sonra İstanbulumla vedalaştığım son günde yaşadıklarımı sanırım bir ömür boyu unutamam. O gün yaşadığım şeyler sayesinde anladım ki ben bu şehre aşığım arkadaş. Neden mi? Yaşadığım bunca seneye rağmen bana hala ilkler yaşatabilen, beni şaşırtabilen bir şehir İstanbul... İşte tam da bu yüzden İstanbul ile vedalaşamıyorum bir türlü. Gözüm hep arkada kalıyor. Sanki ardımda gözü yaşlı bir sevgili bırakıyormuşum gibi hissettiriyor...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sefer ki vedalaşmam sevgili kankam, onun eşi ve "tosuncuk tosbaam" sayesinde unutulmaz anlarla dolu dolu geçti. Gün içinde 200kmden fazla direksiyon sallayarak İstanbul'da bizi bir baştan öbür başa gezdiren kendisine teşekkür ederim. Nereleri gezdiğimizi, ne yiyip ne içtiğimizi atlıyorum ve güne başlarken yaşadığımız macerayı anlatmaya geçiyorum...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sabahın 11:30'unda Taksim'de kankamın arabasına binmemden 5 dakika sonra Gümüşsuyu civarında arkamızdan yavaşça bize yaklaşan, ön camında TNT kanalına ait bir kart taşıyan koyu renkli bir araçtan ne dediği anlaşılmayan bir anons geldi. Bir kaç tekrar sonrasında anladık ki "Yavaşla sağa çek" diyormuş. Biz televizyon aracının bizimle ne işi var diye düşünürken, şöför mahaline yaklaşan genç adam kimliğini göstererek ehliyet ve ruhsat istedi. Meğer bizi durduranlar sivil polismiş. Arkadaşımı arabadan indirdikten sonra diğer sivil polis, önde oturan arkadaşımın eşine küçük hanım kimlik lütfen dedi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Pek küçük sayılmayız ama buyrun" dedi. Önce aklımdan vay be demek ki cidden küçük gösteriyoruz diye geçirdim. Daha sonra ben de istek üzerine kimliğimi uzattım. Önce kimliğime sonra bana baktı şaşkın bir ifadeyle. Ve bunu bir kaç kez tekrarladı sivil polis arkadaş. Bir yandan bizi neden durdular acaba diye düşünürken diğer yandan da ayy bir şeyler olsa da macera yaşasak, bizi de indirseler falan arabalar diyerekten öndeki arkadaşımla birbirimize bakışıp gülüşüyorduk. Bir iki dakika sonra arkadaşım direksiyonun başına döndü ve biz de yolumuza devam etmeye başladık. Bir anda sivil polis aracı yanımıza yaklaştı ve korna ile arkadaşımın dikkatini çektikten sonra ona bir avuç şeker uzattılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-9-37NRzoO5I/Tma1WDX_KwI/AAAAAAAAA9M/_ejRNtUGfOA/s320/%25C5%259Feker.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649402173050530562" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne de olsa Şeker Bayramı'nın 2. günüydü. Ne olursa olsun tatlı yiyip tatlı konuşmak gerekti.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu yaşantıdan sonra aklımda bir kaç şey kaldı. Sivil polis neden belirtmeksizin sizi her türlü durdurabiliyormuş, cadde üstlerinde duran simitçi, kestaneci ve mısırcılardan ibaret değillermiş, gösterdikleri polis kimliklerindeki arma mikadan yapılmış janjanlı çakma görünümdeymiş, bir de kendilerinden yaşça büyük olan kadınlara küçük hanım diye hitap edebiliyorlarmış.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-7n7kDE8IzXM/Tma1fEUqiwI/AAAAAAAAA9U/uze-Q9WVoX4/s320/mossos-esquadra-camio.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649402327923854082" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Katalan Polisi Mossos dışında polis olarak bir Behzat Ç. yi severim, o da dizi karakteri olduğunu için. Gerçek hayatta olsa karşılaşmak istemem ne Behzat Ç gibisiyle ne de herhangi bir Türk polisiyle ama bu sivil polis kardeşler de ellerini öpmemize gerek kalmadan bize şeker verdiler + puan aldılar...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Günün kapanışı da açılış kadar heyecan vericiydi. Bu olaydaki başrol oyuncuları ise Mardinli olduğuna inandığım Taksim-Bakırköy dolmuş şöförü sanki kadın ticareti sektöründe çalışıyorlarmış izlenimi veren biri erkek biri kadın iki Azeri yolcuydu. Kulağımda müzikle dolmuşun kalkmasını beklerken birden arkada bir hareketlenme olduğunu gördüm. Önce sandım ki Azeri müşteriler bagaja bir şeyler koyuyorlar. Meğer durum farklıymış. Azeri bayan kulağındaki küpenin tekini kaybetmiş (gümüş görünümlü koca halka küpelerden) onu bulacağım diye dolmuşun arka tarafını talan ediyordu. Bir ara elinde fenerle dolmuşun arka koltuğunun altını üstüne getirmeye çalıştı. Bir yandan da dolmuş şöförü, eh baktınız yok demek ki başka yerde düşürmüşsünüz ben bu kadar insanı daha fazla bekletemem dedi haklı olarak. &lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-5R4MQhnxz9o/Tmaz2weoYlI/AAAAAAAAA88/KlQ1Y_qCPHc/s320/dolmus.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649400535890551378" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 282px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O anda tam ne oldu bilmiyorum ama bir yandan küfürler havada uçuşmaya başladı. Azeri bayanın ağzından o aksanla Türkçe küfürler duymanın getirdiği şaşkınlık bir yana belli ki İstanbul'da yaşamayan biri olarak dolmuş şöförüne ağız dolu küfür etme gafletinde bulunması yüzünden cehaletinin kurbanı olacaktı neredeyse.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Azeri bayan bir yandan polis jandarma diye bağırırken duraktaki diğer şöförler iki Azeri yolcu yerine yolcu bulup biran önce aracı kaldırmak için çığırtkanlığa başladılar. Neyseki bu uzun sürmedi ve 10 dakikalık bir gecikmeyle kalktığımızda şöför çok sinirliydi. Mardin aksanlı Türkçesiyle Azeri bayanla ilgili olarak çok ayrımcı söylemlerde bulundu. Aklımda kalan bir kaç cümle şöyle: "Böylelerini sokmayacaksın ülkeye. Nasıl davranacağını bilmiyor terbiyesiz. Aç geliyorlar buraya. Ülkelerinde bir müstahtem bile değiller. Atacaksın bunları buradan." diye uzayıp gidiyordu.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Bu olaydan sonra aklımda kalanlar: &lt;/b&gt;İstanbul Türkçesi konuşanlar için kulağa zaten kaba gelen Mardin aksanlı Türkçe konuşan birinin Türkiye Türkçesi Konuşmaya çalışan Azeri birinin tartışmasına seyirci olmak, kulağımın Türkçe'nin farklı aksanlarına karşı biraz hassas olması bir yana aksanların getirdiği kabalığın yanına bir de küfürlü söylemlerin getirdiği kabalık birleşince ortamda kan dökülmediğine şaşırıp kalmam, Mardinli şöförün ağzından milliyetçi söylemler duyup bir anda Türkiye'ye bir şekilde gelmiş Azeriler hakkında ırkçı sayılabilecek, ayrımcı ve dışlayıcı cümleler duymak, son olarak da Kadınım nasılsa bana vuramaz mantığıyla (ki bunu açık açık dile getirdi "sen kadınlara vurusan?" diyerek) ağzına gelen her küfürü sayarak kalitesini gösteren Azeri bayan (ne işle meşgul olduğunu gerçekten merak ettim ama sorma fırsatım olmadı maalesef...)... Kıssadan hisse, İstanbul sadece İstanbulluları değil, yabacı uyruklu insanları da saldırgan yapabiliyormuş (ya da İstanbul tamamen bahane, insanlar saldırganlaşmak için fırsat arıyorlar, bir nevi güç gösterisi)...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sabah saat 11:00'de çıkmıştım evimden... Gece saat 22:50 idi İstanbulla vedalaşıp bavulumu hazırlamak üzere evimin kapısını girdiğimde. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstanbul binlerce kilometre uzakta, ama anıları, yaşattıkları, kokusu, görüntüleri, sesleri, insanları hep yanı başımda, benimle, benim içimde...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-8TUyAqvQkbE/Tma0M2rRvaI/AAAAAAAAA9E/a74PXhg7igU/s320/yolculuk_2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649400915511328162" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 183px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-8451943798971804519?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/8451943798971804519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/09/bir-istanbul-polisiyesi-billur-c-gozlem.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8451943798971804519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8451943798971804519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/09/bir-istanbul-polisiyesi-billur-c-gozlem.html' title='Bir İstanbul Polisiyesi... Billur Ç. gözlem başında...'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-iYopScsOc-U/Tma15xOuoUI/AAAAAAAAA9c/XSC9JGyRUX0/s72-c/289255_143364505751272_100002331713925_268843_839616_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-654956461263830367</id><published>2011-08-30T23:44:00.009+02:00</published><updated>2011-09-06T23:57:53.488+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anaokulu Psikoloğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okul Öncesi Kurumlarda Psikolojik Değerlendirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eğitim Psikoloğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Klinik Psikolog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anaokulunda gelişim raporu'/><title type='text'>Klinik Psikologların Anaokullarında Ne İşi Var?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;Bir süredir aklımda bu sorunun cevabını arıyorum. Kendimce verdiğim cevapların bazılarının çok acımasız olduğunu düşünüyorum bazen. Bu konuda bir şeyler yazsam, klinik psikologların düşmanlığını kazanır mıyım diye duraksıyorum.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;Bir yandan da hem iş verenlerin hem de hizmet alan velilerin bu konuda biraz daha bilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Klinik psikolog ne yapar, ne yapmamalı ya da eğitim psikoloğunun görev ve sorumluluklarını uzun uzadıya tartışmak değil amacım. K&lt;/span&gt;eza bunlar ve diğer alt alanlar arasındaki görev tanımları hakkında hala bir uzlaşma sağlanabildiği söylenemez. Hele ki ülkemizde en çok ben para kazanmalıyım kaygısından kaynaklandığını düşündüğüm Psikiyatrist-Klinik Psikolog-Psikolog-Psikolojik Danışman-Rehber Öğretmen-Sosyal Hizmet Uzmanı hiyerarşisine bir daldık mı çıkamayız alim allah... Bakın&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;tam bu noktada dikkatinizi çekmek isterim: Bu hiyerarşide ne eğitim psikologları yer alır ne de diğer alanlarda çalışan psikologlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;Bunun nedenini varın siz bulun...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; "&gt;Piyasada bu kadar çok rehber öğretmen, psikolojik danışman varken, ana &lt;/span&gt;okullarında klinik psikologlara iş vermenin göz boyamaktan başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki aslında bence bir tek okul öncesi kurumlarda değil tüm okullarda klinik psikologlar ancak destek ekibinde yer almalı. Eğitim psikologlarının ise bu noktada rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlarla karıştırılmamasının gerekliliğini vurgulamakta fayda görüyorum. Uzun uzadıya bu ünvanları alabilmek için gerekli olan eğitimlerin arasındaki farkları yazmaya kalksam herhalde ortaya bir kitap çıkar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; "&gt;Ancak benim açımdan en net görünen farklılık şudur ki rehber öğretmenler&lt;/span&gt;/psikolojik danışmanlar eğitim fakültesi çıkışlı oldukları için pedagojik formasyon (yani öğretebilme) alt yapısıyla mezun olurlarken eğitim psikologları (Türkiye’de durum farklı çünkü Türkiye çıkışlı eğitim psikoloğu sayısı çok az, onlar da eğitim fakültesi çıkışlı, ancak yurt dışında eğitim almışlar için durum farklı) psikoloj&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;i (yani alanda araştırma yapabilme) alt yapısıyla mezun oluyorlar. Eğitim Psikoloğu’nu bir nevi AR-GE ci,&lt;/span&gt; Rehber Öğretmeni’de uygulamacı olarak düşüneb&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;ilirsiniz. Eğitim Psikoloğu daha çok öğrenme-öğretme sürecindeki (eğitim ortamı/strateji/metodoloji ağırlıklı) aksaklıklara &lt;span&gt; &lt;/span&gt;odaklanırken Rehber Öğretmen Psikolojik Danışman daha çok öğrenci ve ailesinden kaynaklanan sorunlara odaklanır, bunun dışında koruyucu psikoloji çalışmaları yapar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-SCnMlHAasxw/Tl1axviFzKI/AAAAAAAAA8k/fGGUuupPIgI/s320/school%2Bpsyc.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5646769318412012706" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px; " /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; "&gt;Klinik Psikolog okullarda peki ne yapar? Görevi ve eğitiminin alt yapısı icabı çocuklardaki eksiklikleri, &lt;/span&gt;bozuklukları, aksaklıkları ele alır. Bunları tedavi etmeye odaklanır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Oysa ki okul bir tedavi yeri- bir klinik değildir. Bir eğitim kurumudur. Ve hangi gözle bakarsanız sistemin öyle işlediğini görebilirsiniz. Eğitimciler genelde bu çocuğun şu yönü kuvvetli bunu nasıl güçlendiririz, öğretmen acaba sınıfta neler yapsa da bu çocuk eğitime daha aktif katılabilir diye kafa yorarken, Klinik Psikolog, bu çocuk yaşıtlarına göre daha az öğreniyor acaba bilişsel bir aksaklık mı var? Bir teste mi tabii tutsak ya da acaba terapiye mi alsak? Nasıl tedavi ederiz de bu çocuk düzelir? Diye kafa yorar. Daha anlaşılabilir bir benzetme yapacak olursak Eğitim Psikologları bardağın dolu tarafını görmeye çalışırlarken Klinik Psikologlar bardağın boş tarafını görürler. (Her genellemelerde %5e kadar hata payı vardır malum. Bu benzetmedeki hatayı sağolsun bir meslektaşım bana hatırlattı. Özellikle Pozitif Psikoloji temelli bir yaklaşım kullanan Klinik Psikologları bu genellemenin dışında tutmak gerektiğini belirtme ihtiyacı doğdu böylece).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-TLjBznagbhQ/Tl1aiRyjppI/AAAAAAAAA8c/y9SAhFqfYGE/s320/iqtest.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5646769052729976466" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 287px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu yazıyı artık üşenmesem de yazsam diye düşünürken bugün twitter’da bir eğitim psikoloğu arkadaşım çok güzel bir söz re-tweet etmiş: “by &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;a href="http://twitter.com/#!/garystager" title="Gary Stager, Ph.D."&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;garystager&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span&gt;Gary Stager, Ph.D.&lt;/span&gt;&lt;span&gt; The role of each school's pedagogista (learning theorist) is to help teachers understand what kids can do, not find deficits&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;” (Türkçesi: Her okulun pedagogunun (öğrenme kuramcısı) görevi çocukların eksikliklerini bulmak değil, öğretmenlerin cocukların ne yapabileceklerini anlamalarına yardımcı olmaktır.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu tweet’i doğru kabul edersek, okullarımıza klinik psikologları sokmamamız lazım. Ancak şu noktada klinik psikologların okullarda çalışmasına sıcak bakabilirim: eğer okullardaki psikolojik destek kadrosu genişse, hem psikolojik danışman hem rehber öğretmen hem de bir eğitim koordinatörü varsa, destekleyici hizmet elemanı olarak klinik psikologlar yer alabilirler. Onların da sadece çocuklarınpsikolojik değerlendirmeleri yapılırken aktif olmaları, okullarda terapi veya tedavi edici hizmet sunmamaları şartıyla...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Belki merak ediyorsunuzdur yaz tatili sonrası bir çok konu varken neden klinik psikologlara taktım diye. Bunun açıklaması olarak size bir arkadaşımın başından geçen bir yaşantıyı onun izniyle size aktarmak istiyorum. Kurum ve uzmanın kimlik gizliliğine saygı duyduğum için isim kullanmamaya özen göstereceğim bu anlatımımda...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Uzun senelerdir İstanbuL’da yaşayan Amerikalı bir psikolog arkadaşım 2,5 yaşındaki kızının gittiği kreşteki kurum psikoloğunun ona karşı negatif tutum beslediğini düşündüğünden bahsederken şunları söyledi: “Başlangıçta ben konduramıyordum, beni bilerek görmezden geldiğine, eğitim sürecine katmak istemediğine inanmak istemiyordum ama ne zaman eşimle bir toplantıya gittik, o farketti. Bu psikologun sanırım sana karşı negatif bir tutumu var diye beni uyardı.” Daha sonra arkadaşımın Türk olan eşine kurum psikoloğu “çocuğunuzun duygusal bir sorunu olduğunu düşünüyorum ve onu terapiye almak istiyorum. Ama terapiye annesiyle değil, onun en iyi arkadaşıyla gelmesi gerek.” demiş. Bu sözleri duyduktan sonraki ilk tepkim şu oldu: “iddia&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;ya girerim ki kurum psikoloğu klinik psikolog. Herhalde bir araştırma yapıyor ve denek ihtiyacı var. Yoksa ben hayatımda duymadım anne yerine annenin en yakın arkadaşının çocukla terapiye alındığı bir yaklaşım.”&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;Bu tepkim sonrasında arkadaşım bana kızının dönemsel gelişim raporunu verdiğinde dehşetim ikiye katlandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Rapor hem eğitim koordinatörü hem de doktor ünvanlı bir klinik psikolog ve aile terapisti imzasını taşıyordu. Bir kreş tarafından 2,5 yaşındaki bir çocuğun gelişimi hakkındaki düşüncelerin yansıtıldığı raporun dili ise psikoloji bilgisi olmayan bir velinin anlamasına imkan olmayacak şekilde yazılmıştı. Aşağıdaki resimlerde raporlarda altını çizdiğim cümleler, veli olsam benim anlayamacağımı düşündüğüm şeyler. Bir de siz bakın, merak ediyorum bana hak verecek misiniz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-P_9IEmG6BEc/Tl1be_jMM8I/AAAAAAAAA8s/jgI6Bi2aktE/s320/rapor%2B1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5646770095805707202" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Raporda bahsedilen modellerin 2,5 yaş grubunun değerlendirilmesinde ne kadar uygun olduğu konusunda da bir türlü tatmin olamadım. Dikkat-Algı modeli yine içlerinde en ikna edici. Ama 2,5 yaşındaki bir çocuğun kişilik özelliklerinden önce kazandığı becerilerden bahsetmek bana daha doğru olurmuş gibi geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-ZRTxxyXc5o0/Tl1cclA3AfI/AAAAAAAAA80/BE52aejTmy0/s320/rapor%2B2.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5646771153834279410" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Eğer bu konunun uzmanıysam, bu kadar küçük yaştaki bir çocuğun kişilik yapısını eleştirirken ailenin dinamiklerinin çok iyi tanınması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde raporda belirtilen ve negatif bir özellik olarak yaklaşılan “kuralcı ve detaycı” kişilik belki de ailenin istediği bir özelliktir: aile çocuğunu seçici bir elitlikle yetiştirmek istiyor olabilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Kanaatimce bu raporda yapılan bir diğer hata ise zihinsel yapılanma modeli başlığı altında bahsedilen kendini ifade edebilme ve duygusal gelişim düzeyinde kendini varetme (ki bu tam olarak ne demek hala emin değilim. Biri bana işevuruk tanımını yapabilir mi?) sorunu. Bu alanlarda zorlanma yaşadığı tespit edilen çocuğun değerlendirilmesindeki ölçütleri çok merak ediyorum. Eğer olur da bu raporu yazan psikolog şans eseri bu yazımı okursa ve benimle iletişime geçip beni aydınlatırsa belki yeni bir şeyler öğrenebilirim ben de. Aksi takdirde bu çocuğun değerlendirmesi yapılırken, güçlük yaşadığı tespit edilirken çocuğun iki dilli bir ortamda yaşadığının ve kendini ingilizce daha iyi ifade ettiği gerçeğinin göz ardı edildiğini; değerlendirme dilinin ve normlarının ise türkçe olduğunu düşünmekten kendimi alı koyamayacağım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Yaz sezonunu kapatıp, yeni akademik yıla başlamadan önceki son yazımı bitirirken kısaca dikkat çekmek istediğim konuları özetlersem: özellikle okul öncesi kurumların okul psikoloğu seçimlerinde çok hassas davranmasının önemi, velilerin psikologlar tarafından verilen raporları onların içlerine sinene kadar sorgulamalarının gerekliliği, 0-6 yaş grubunda gelişimsel değerlendirme yaparken yıkıcı değil yapıcı olmaya özen gösterilmesi, kişilik gibi daha sonraki yaşantıda önem kazanacak dinamik yapılara odaklanmak yerine kazanılması gereken temel beceriler üzerinden değerlendirmelerin yapılmasıdır...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;mso-line-height-alt:11.25pt"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Tüm öğretmen, öğrenci, veli, anne-baba, akademik kadro ve destek hizmetlilerine başarı dolu bir 2011-2012 akademik yılı geçirmelerini dilerim... &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman', serif; color: rgb(68, 68, 68); "&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-654956461263830367?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/654956461263830367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/08/klinik-psikologlarn-anaokullarnda-ne.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/654956461263830367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/654956461263830367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/08/klinik-psikologlarn-anaokullarnda-ne.html' title='Klinik Psikologların Anaokullarında Ne İşi Var?'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-SCnMlHAasxw/Tl1axviFzKI/AAAAAAAAA8k/fGGUuupPIgI/s72-c/school%2Bpsyc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-5653235603449751083</id><published>2011-07-12T11:43:00.022+02:00</published><updated>2011-07-19T23:17:07.019+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gaypride'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ricky Martin Barselona Konseri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul öncesi dönemde homofobi karşıtı etkinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eşcinsellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='onur yürüyüşü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='homofobi'/><title type='text'>Hepimiz "Homo"yuz Peki Bu Korku Niye?*</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yaşam koşulları, sosyal yapı, kültürel dinamikler değiştikçe normlar da değişiyor. Normlar değiştikçe ruhsal patolojilerin tanı kriterleri de. Uzun uzadıya ruh hastalıklarının tanı süreçleri tarihine girmek istemiyorum. Zira uzmanlık alanım değil. Bu noktada vurgulamak istediğim şu ki devir değiştikçe insanlar, insanlar değiştikçe dünya,  dünya değiştikçe yaşam, yaşam değiştikçe kabul edilebilir davranışların ölçütleri değişiyor. Wikipedia'nın &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frank_Kameny"&gt;dediğine göre&lt;/a&gt; eşcinsellik 1973 yılından sonra &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mental_Bozukluklar%C4%B1n_Tan%C4%B1sal_ve_Say%C4%B1msal_El_Kitab%C4%B1"&gt;DSM&lt;/a&gt;'den, yani ruhsal bir patoloji olmaktan, çıkarıldı. Dünyanın git gide kutuplaştığı, &lt;a href="http://nefretme.net/"&gt;nefret suçları&lt;/a&gt;nın sıkça baş gösterdiği, insanların, bırakın farklılıklara saygı göstermesini, farklılıklara tahammül  etme eşiklerinin bile düştüğü, saldırganlığın, şiddetin, hoşgörüsüzlüğün doruklara ulaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bu kötü gidişata dur demek için sosyal sorumluluk projeleri yapılıyor, insanları bilinçlendirerek şiddetin önüne geçilmeye çalışılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye koşullarında yaşantıları çok göze batmasa da ayrımcılıktan, nefret suçlarından nasiplerini alan eşcinseller seslerini duyurmak için &lt;a href="http://www.escinselsiteler.com/homofobiye-karsi-inisiyatif-dernegi.html"&gt;çeşitli sivil toplum örgütleri&lt;/a&gt;nin çatısı altında toplanarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Ancak seslerinin yeterli düzeye ulaşması biraz da eşcinsel olmayanların elinde.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://tr.queercy.org/images/stories/17mayis.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 388px;" border="0" alt="" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ayrımcılığı önlemek için ayrımcılık mağdurların çabaları yetersiz kalır. Ayrımcı olmayan ve ayrımcılık karşıtı olan herkes bu tip çalışmalara destek olursa gelecekte daha hoşgörülü bir topluma kavuşmak sadece hayal düzeyinde kalmaz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse lafı daha fazla uzatmayayım da sizlere bu konu hakkında yazmamın sebebi bir kaç etkinlikten bahsedeyim. Bunları homofobi karşıtı, insanları bilinçlendirmeye yönelik olumlu örnekler olarak düşünebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mayıs ayında Terrassa'da bulunan araştırma yaptığım okulun tüm velilere gönderdiği aylık bülteni okuduğumda beni hem çok şaşırtan hem de çok takdir ettiğim bir etkinliğin aylık plana eklenmiş olduğunu gördüm. &lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-Bd9N6exc4AU/TiXwXs4l9oI/AAAAAAAAA7s/GaKhmCAlgXQ/s320/DSCN3465.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631171199072859778" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik hikaye anlatma etkinliğinin seçilmiş teması homofobi idi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-zZ0ItnLssXE/TiXwsd457mI/AAAAAAAAA70/4p99Jx5ayWU/s320/DSCN3464.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631171555824889442" /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Maalesef dalgınlığıma geldiği için o gün okulda olduğum halde etkinlik saatinden önce oradan ayrılmış bulundum ve bu ilginç etkinliği izleyemedim. Bu yüzden içerik ve kullanılan metodoloji hakkında yorum yapamayacağım. Ancak &lt;a href="http://escolarosercapdevila.cat/2011/05/28/els-contes-contra-la-homofobia/"&gt;okul kendi blogunda&lt;/a&gt; bu etkinlikle ilgili kısa bir yazı yazmış ve fotoğraf koymuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu blogda yazılanlara göre öğrencilerden Fiona'nın annesi bir dizi hikaye anlatmış.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-WQm3GCMNmag/TiXxis7G6_I/AAAAAAAAA78/pjZCSWJGIwc/s320/homocuenta.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631172487573597170" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu hikayelerde vurgulanan şey insanların cinsiyetlerinden bağımsız birbirlerini nasıl sevdikleriymiş. Yani, bir kadın ya da bir erkek aşık olurken hem kendi hem karşısındakinin biyolojik cinsiyetinden bağımsız olarak aşık olması farklı hikayelerle anlatılmış. Ve bu hikayeler aracılığıyla farklı aile yapıları hakkında konuşma fırsatı bulmuş çocuklar (geçmiş senelerde okulların birinde anneler günü ya da babalar günü kutlamak yerine aileler günü kutlama fikri öne sürülürken ailelerde iki anne veya iki baba olabileceği de vurgulanmıştı). &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu etkinlikle sevginin cinsiyetten, cinsel tercihlerlerden ve cinsiyet kimliğinden bağımsız olduğu, ebeveynlerin çocuklarını her zaman, her durumda sevdikleri mesajı verilmiş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye'deki okullarımızda düşünebiliyor musunuz bir anne ya da baba gelsin çocuklara eşcinsellerin bayrağı altında böyle bir etkinlik yapsın ve okul da bunu eğitim planına dahil etsin. Bana maalesef bir ütopya gibi geliyor. Geleneksel aile yapısında büyüyen ve ilerleyen süreçte eşcinsel olduğunu farkeden çocuklarla bu tip etkinlikler eşliğinde büyümüş anlayışlı ve koşulsuz seven ailelerin bir üyesi olarak yetişmiş ve eşcinselliğini farketmiş çocukları bir düşünün. Siz çocuğunuzun hangi gruptan olmasını tercih ederdiniz? Benim cevabım şu yönde: eğer çocuğunuzu koşulsuz seviyorsanız, sizin için her şeyden önce onun mutluluğu geliyorsa bu tip homofobi karşıtı etkinlikleri desteklemelisiniz. En mutlu çocuk şüphesiz ki kendisiyle her anlamda barışık olan çocuktur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ricky Martin, bazılarınızın hatırlayacağı gibi, meşhur olduktan seneler sonra, çok kısa bir zaman önce eşcinsel olduğunu duyurdu kamuoyuna. &lt;a href="http://www.oprah.com/oprahshow/Ricky-Martin-on-Coming-Out"&gt;Oprah ile yaptığı söyleşide&lt;/a&gt; aslında en baştan beri kendisinin gay olduğunu bildiğini ancak ilk aşkı olan adam yüzünden çektiği acıdan sonra kadınlara yöneldiğini ama en sonunda kendisiyle barışıp cinsel kimliğine sahip çıkmaya karar vermesine kadar geçen süreci tüm içtenliğiyle açıklıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ricky Martin 15-16 yaşlarımda aşık olduğum pop ikonu, ispanyolca öğrenmeye başlama sebebimdi. Gay olduğunu bundan 15 sene önce açıklamış olsaydı da benim bu gerçeğim kesinlikle değişmezdi.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-5UQiv8VlnBY/TiXyxU518EI/AAAAAAAAA8E/nAVvA3ecBqg/s320/Ricky%2BMartin%2B053.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631173838335504450" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kamuoyuna gay olduğunu duyurduktan sonra çıktığı dünya turunun Avrupa ayağının ilk konseri Türkiye'de yapıldı. Belki izleyenleriniz olmuştur. Ben o tarihlerde Barselona'da olduğum için İstanbul ve Bursa konserlerini kaçırdım. Ancak tahmin ediyorum ki barkovizyon gösterileri ve iki versiyonlu olan şarkıları İngilizce gösterilmiştir. Şanslıydım ki &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/M%C3%BAsica_%2B_Alma_%2B_Sexo"&gt;Musica+Alma+Sexo&lt;/a&gt; (Müzik, Ruh, Seks) turunun İspanya ayaklarından biri olan Barselona konserini yakalayabildim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/8QOjqXJytxI" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Konserin yapıldığı mekanın kötü koşullarına rağmen bir ara ne yapacağımı şaşırtacak kadar hareketli, kıpır kıpır bir deneyimdi benim için. Bir ara video mu çeksem, dans mı etsem, ricky martin'i mi izlesem dansçılarını mı, karar veremedim... Konserin benim için en unutulmaz anı dansçılardan birinin çocukluk resimleri eşliğinde onun eşcinsel oluşunu farketme sürecini anlatan barkovizyon gösterisinin altında o dansçının dans ettiği sahneydi. Maalesef o sahneyi kaydedemedim ama youtube sağolsun en azından ingilizce versiyonunun kısa versiyonunu bulabildim (barkovizyon yerine dans çekilmiş ama arkafonda anlatılanlar daha önemli zaten).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/312wIfhoPlg" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Barkovizyon gösterisinin başında 8 yaşındayken ağırlık kaldırmaya başladığını, daha sonra bunu sevmediği için bıraktığını anlatıyor bu danscı. Daha sonra dans etmeye başladığını  dansa başlamaya karar verdiğinde babasının ona "sadece gay olmamaya dikkat et" dediğini vurguluyor. Barkovizyonun sonunda ise (yukarıdaki video'da da duyacağınız gibi) "baba ben gayim dans benim tutkum, ben kim olduğumu biliyorum, ben bir gayim diyor&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;" bu dansçı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ricky Martin, bu konser dizinde gösterilen barkovizyonlarla insanlar üzerinde farkındalık yaratmak istiyor ve bence bunu da başarıyor. Keşke Türkiye'de de sanatçılar bu kadar cesur olsa da konserlerinde böyle mesajlar veren görsel şölenlere yer verseler. Mesela (her ne kadar eşcinsel olduklarına dair resmi bilgi olmasa da) benim adaylarım Tarkan ve Cem Adrian. Onlar ister eşcinsel olsunlar ister heteroseksüel eminim ki onların fanı olan, konserlerini kaçırmayan takipçileri onlara her türlü desteği vereceklerdir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eğer etrafınızda homofobik insanlar varsa onlara korkularının neden kaynaklandığını bulmalarında yardımcı olun. Homofobi karşıtı etkinlikleri destekleyin, insanları bilinçlendirin, çocuklara hayatta farklı olasılıkların da olduğunu göstermeye ve kendileriyle barışık büyümeleri için her türlü desteği vermeye hazır olun... Türkiye'deki sosyal ve kültürel yapı değişmese bile belki tek tek de olsa insanlar bu gerçekliğe karşı olan duruşlarında biraz yumuşarlarsa güzel bir gelecek için hala umut var demektir...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;*Hala homo kelimesini duyduğunuzda irkiliyorsanız, öncelikle anlamını öğrenmeniz gerekiyor demektir.&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Homo"&gt; Buraya&lt;/a&gt; tıklayarak bunu yapabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;** Eşcinsellik ve homofobi ile ilgili ilginç bağlantılar&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;a href="http://www.google.com/search?q=History+of+Homophobia&amp;amp;hl=en&amp;amp;rlz=1C1SNNT_enUS427US427&amp;amp;prmd=ivns&amp;amp;tbs=tl:1&amp;amp;tbo=u&amp;amp;ei=wRscTpn_LorMtAbAxPHuBg&amp;amp;sa=X&amp;amp;oi=timeline_result&amp;amp;ct=title&amp;amp;resnum=11&amp;amp;ved=0CHAQ5wIwCg"&gt;Homofobi zaman çizelgesi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.aciktoplumvakfi.org.tr/pdf/homofobi.pdf"&gt;Anti-homofobi kitabı (Türkçe)&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://pride-istanbul.blogspot.com/"&gt;Onur Yürüyüşü- İstanbul (Her sene 28 Haziran'da)&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.pridebarcelona.org/"&gt;Onur Haftası-Barcelona (18-28 Haziran)&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://tr.queercy.org/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=4&amp;amp;Itemid=18"&gt;17 Mayıs Homofobi Karşıtlığı Günü&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-5653235603449751083?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/5653235603449751083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/07/hepimiz-homoyuz-peki-bu-korku-niye.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/5653235603449751083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/5653235603449751083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/07/hepimiz-homoyuz-peki-bu-korku-niye.html' title='Hepimiz &quot;Homo&quot;yuz Peki Bu Korku Niye?*'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Bd9N6exc4AU/TiXwXs4l9oI/AAAAAAAAA7s/GaKhmCAlgXQ/s72-c/DSCN3465.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-8095919430648947102</id><published>2011-06-05T14:47:00.020+02:00</published><updated>2011-06-05T16:31:06.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Umut Teorisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mutluluk'/><title type='text'>Bir Umuttur Yaşatan...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son günlerde içimden sürekli tekrarladığım iki cümle var. Kendimi telkin etmede işe yaramasını umduğum: "Bir umuttur yaşatan doktora öğrencisini." "Bir tek dileğim var: Mutlu olayım yeter."&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hayatın hızlı akışında sürüklenirken, saatlerin, günlerin, ayların, yılların korkutucu bir telaşla sizi pas geçmesi sırasında umut ve mutluluk kavramları insana olduklarından daha soyutmuş gibi geliyor. Sanki bir varmış bir yokmuş gibi. Sürekli mutluluk imkansızmış gibi, umutlarına hayallerine sımsıkı sarılmak kendini kandırmakmış gibi...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne zamandır umut (Hope) ve pozitif psikoloji hakkında bir kaç satır karalamak istiyorum buraya. Nedense hep bir şeyler beni alı koydu. Oysa ki bu konuda yazarsam, içimdeki ağırlık bir nebze hafifler diye hissediyor(du)m. Kendi kendimi sabote edermişcesine sürekli bir erteleme durumu...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu aralar yine hayal kırıklıklarımın arttığı, beklenmedik kararlar alma durumlarıyla karşılaştığım, sistemimin sürekli hata verdiği, nasılsın sorusuna bir iyiyim bir kötüyüm dediğim bir dönemdeyim. Sabahları erkenden uyanıp, uykulu uykulu yola koyulabiliyorsam her gün içimde kalan umut kırıntılarına sımsıkı yapışmamdan dolayıdır. Sanırım ben mutsuzken daha umutlu oluyorum. Çünkü mutluyken umutlarımın çok da farkında değilim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mart ayında gittiğim &lt;a href="http://www.eventoplenos.com/cipe2011_eng/index.php?sec=1168"&gt;Psikoloji ve Eğitim&lt;/a&gt; kongresinin en tartışmalı konuşmalarından birini İsrail Tel-Aviv Üniversitesini temsilen katılan Prof. &lt;a href="http://linguistlist.org/issues/12/12-722.html"&gt;Malka Margalit&lt;/a&gt; yaptı.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-7NsCkWARWzY/TeuRJmWlpII/AAAAAAAAA50/5d9jD5sMarw/s320/Kongre%2B018.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614740954547594370" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha çok yeni çıkan kitabının bir tanıtımı gibi olan "Pozitif Psikoloji Perpektifinden Çocuklarda Esneklik (resilience), Yalnızlık (loneliness) ve Umut (hope) başlıklı konuşmasının en çok tartışılan noktası İsrail gibi sürekli çatışmalarla dolu bir ülkede özellikle Filistinli öğrencilere umut aşılamak için ne gibi müdahaleler yapılabileceği hakkında hiç bir somut öneri getirmemesiydi. Ben de konuşmasında inanç konusuna değinmemesini yadırgadım. Umut ve inancın birbirleriyle sıkı bir ilişki içinde olduğunu düşündüğüm için sanki sunumda önemli bir ayrıntı atlanmış gibi geldi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pozitif psikoloji konusuna çok temkinli bir noktadan bakabiliyorum ancak. Bir yandan özellikle klinik psikolojinin hep bir eksiklik, hastalık, bozukluk arayan bakış açısını eleştirdiği için hoşuma giderken, diğer bir yandan da acaba fazlaca polyannacı bir eğilim mi diye içimde şüpheler uyandırıyor.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-HcdjXSMYXcQ/TeuRZ0gXTgI/AAAAAAAAA58/_jn8UGrl1Pw/s320/Kongre%2B024.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614741233224601090" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Prof. Margalit konuşmasında pozitif psikolojiyle ilgili olarak mutluluğu yakalamak için "istisnai" insanların "özel" durumlarına değil gündelik yaşamın "büyüsü"ne bakmamız gerektiğini söyledi. Bazen hayatımızı değiştirmek için işaretler ararız, ancak aslında bu işaretler günlük hayatımızın her anında yanımızda olan küçücük şeyler olabilir. Bu yazının asıl konusunun umut olmasından dolayı pozitif psikoloji konusunu şimdilik burada bırakırken konu hakkında biraz daha fikir sahibi bilen, ingilizce anlayan okuyucularımın &lt;a href="http://www.livehappier.com/positive-psychology"&gt;şu link&lt;/a&gt;e bir göz atmasını ve linkteki videoyu izlemesini tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pro. Margalit sunumuna şu soruyla başladı: Çocuklara nasıl umut aşılarız ve onların notları bu aşılanan umutla nasıl yükselir?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sunumun kilit kavramları umut, yalnızlık, tutarlılık duygusu idi.  Günümüzün teknolojik imkanları sayesinde insanlar sosyal ve sanal ağlarla birbirlerine daha bağlı görünseler de çocuklar kendilerini yalnız hissettiklerini dile getirebilirler. Özellikle ergenlik döneminde akran grupları hem risk (anti-sosyal davranış) hem de koruyucu (sosyal destek, aidiyet duygusu, kimlik) özellikleri taşıyabilirler. Bu kuram, "hiç kimse tamamen yalnız değildir" varsayımının geçerli olduğunu kabul eder. İki uçlu bir boylamdan bakınca bir uçta yalnızlık diğer uçta bağlılık (connectedness) yer alır. Bu bakış açısından Yalnızlık kavramı şöyle tanımlanır: İzole olma durumu DEĞİLDİR, &lt;b&gt;Hayal Kırıklığı&lt;/b&gt; yaşamışlık, &lt;b&gt;Tatmin Olmama&lt;/b&gt; durumudur. Varoluşsal Yalnızlık ve Temsili Yalnızlık olarak iki farklı yalnızlıktan bahsedilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yalnızlık, diğerlerinin sizin nasıl hissettiğiniz hakkında ne düşündükleri DEĞİL, sizin kendinizi nasıl hissettiğinizle ilgilidir. Yani yalnızlık, bir bireyin kendi duygusu üzerine yaptığı kişisel ve öznel bir değerlendirmenin sonucudur. Temel psikolojik ihtiyaçlardan ilişkili olma ve yakınlık kurma ile ilgili tatminsizlikler yaşar yalnız olan insan.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fiziksel yalnızlıkla (solitude) duygusal yalnızlık (loneliness) arasında da bir ayırım yapmak gerekir bu noktada. Fiziksel yalnızlık pozitif bir durumdur. Anne babaların yaptığı yanlışlardan biri de çocuklarını fiziksel yalnızlığa alıştırmamalarıdır. Çocuklar televizyon ve bilgisayar karşısında büyüyürlar ve artık kendileriyle yalnız kalıp kendilerini tanımak için vakit bulamıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-FUiSiKSd81g/TeuR67sFXiI/AAAAAAAAA6E/47U7Gyi4hrU/s320/Kongre%2B031.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614741802088488482" /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Umut kuramına göre yaşanılan zorluklardan kurtulmak için her zaman bir çıkış yolu vardır. Kötü şeyler çok hızlı gerçekleşir ancak umut çok zor kaybedilir. Umut, hayat hakkında nasıl düşündüğümü etkiler. Yapılan çalışmalarda öz algıların, akademik başarının, duyguların, sağlığın, spor yapmanın ve yaratıcılığın umut ile doğru orantılı bir şekilde arttığı bulunmuş. Sadece stres ile umut arasındaki ilişkinin biraz daha farklı olduğu, stresin umut arttıkça da azaldıkça da artıp azalabildiği gözlemlenmiş. Akademik başarının yükselmesinin ise yalnızlık duygusu azalmasına, tutarlılık duygusu ve umudun artmasına bağlı olduğu söylenmektedir.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-RvLHCLN1NXc/TeuSjER4TdI/AAAAAAAAA6M/dQCmeiv-p54/s320/Kongre%2B033.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614742491589266898" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonuç olarak yalnızlık ve umut aile içinde başlar. Umutlu ve kendisini yalnız hissetmeyen çocuklar, ailelerine yakın ve bağlı olan ancak özgürlük/bağımsızlıklarının, uzaklıklarının, kişisel  sınırlarını aileleriyle uzlaşarak özerkliklerini elde edebilen bireylerdir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mutluluk başka insanlarla paylaşılan anlardadır diye anlatıyor aşağıdaki videoda...  Ancak şu noktayı da unutmamak gerek. Kendi kendisiyle, tek başınalığıyla, fiziksel yalnızlızlığıyla mutlu olamayan bireyler, başka insanlarla paylaştıkları anlarda yakaladığı mutluluğun kölesi olurlar yani bir nevi başkalarına bağımlı insanlar olarak yaşarlar...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/20132379?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0" width="400" height="273" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/20132379"&gt;Yankı Yazgan - TEDxReset Talk 2011&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user2378523"&gt;TEDxReset&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-8095919430648947102?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/8095919430648947102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/06/bir-umuttur-yasatan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8095919430648947102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8095919430648947102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/06/bir-umuttur-yasatan.html' title='Bir Umuttur Yaşatan...'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-7NsCkWARWzY/TeuRJmWlpII/AAAAAAAAA50/5d9jD5sMarw/s72-c/Kongre%2B018.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-3231455075640014399</id><published>2011-05-15T15:41:00.014+02:00</published><updated>2011-05-15T17:43:00.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun bahçesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk parkı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaratıcı çocuk parkı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serbest oyun zamanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='montpellier&apos;de çocuk parkı'/><title type='text'>Çocuk Parkında Oynamak Gibisi Yok</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Buraları biraz fazla boşladığımın farkındayım. Yazmak istediğim şeyleri kafamda toparlayamadığım için bir türlü pc karşısına geçip aklımdan geçen konuları aktaramadım sizlere.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Verdiğim yaklaşık 2 aylık arada aslında çok şey yaptım. 5 haftada 5 ülkede 7den fazla şehir gezdim. Valladolid'deki &lt;a href="http://www.eventoplenos.com/cipe2011/index.php?sec=1819"&gt;Psikoloji ve Eğitim kongresi&lt;/a&gt;nde &lt;a href="http://uab.academia.edu/BillurCakirer/Teaching/22964/Inclusion_of_a_5_Year-old_Turkish_boy_in_an_International_Preschool"&gt;sunum&lt;/a&gt; yaptım, niteliksel veri analizinde kullanacağım &lt;a href="http://www.atlasti.com/"&gt;Atlas.ti&lt;/a&gt; adlı programla ilgili 10 saatlik bir kurs aldım ve kendimi yine detaylar içersinde kaybettiğimi hissettim. En önemli gelişme ise doktora tez araştırmamı yürüteceğim iki okuldan birisinin belli olmasıydı. Haftada 3 gün oraya gitmeye başladım. 2 aylık bir aradan sonra tekrar rutin bir şekilde çocukların arasında olmak bana iyi geldi. Bir de okula gitmek için otobüs-tren-otobüs kombinasyonlu 1,5 saatlik yolculuk olmasaydı...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız bu yazımda size yukarıda ismi geçen kongrede dinlediğim pozitif psikoloji ve umut ile ilgili sunumdan bahsetmek istiyordum. Ama geçen hafta Barselona'dan uzaklaşayım amaçlı bir gezi için gittiğim Fransa'nın Montpellier şehrinde çok güzel bir çocuk parkı gördüm. Uzun zamandır (hatta belki de hiç) böyle yaratıcı bir park görmemiştim. Fotoğraflarını çekip takipçilerimle paylaşmalıyım dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog yazım dolayısıyla az kelimeli, çok fotoğraflı olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-KjJevaEkSzw/Tc_hFKjxTOI/AAAAAAAAA5A/j_VUJOQQRc0/s1600/Fransa%2B082.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-KjJevaEkSzw/Tc_hFKjxTOI/AAAAAAAAA5A/j_VUJOQQRc0/s320/Fransa%2B082.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606947539949538530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Günümüzde şehirler çocuklar düşünülerek yapılmıyor maalesef. Büyük şehirlerde yeşil alanların git gide azalıyor olması bir yana, çoğunlukla güvenlik sorunları nedeniyle evlerde genelde teknolojik oyuncakların karşısında kapalı kalıyorlar. Aktif bir şekilde, koşarak, düşerek, zıplayarak, tırmanarak, enerjisini boşaltamayan çocuk, teknolojik oyuncakların sunduğu bol uyarıcılı sanal ortamlarda saldırgan sıfatını kazanmaya kadar giden davranışlar sergilemeye başlayabiliyor. Nispeten şanslı sayılan az sayıdaki çocuk ise güvenlikli sitelerin hijyenik parklarında akranlarıyla tanışma, doğayla kaynaşma fırsatı yakalıyor olsalar da bu çocuklar da hayatın gerçeklerinden/zorluklarından kopuk, sosyal sınıf ayrımını, farkına varmadan iliklerinde yaşıyorlar, bu sınıfsallığı ister istemez içselleştirerek büyüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Cl5FldmQ5mk/Tc_nP0kpEOI/AAAAAAAAA5I/9bIql86OXr0/s1600/Fransa%2B083.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Cl5FldmQ5mk/Tc_nP0kpEOI/AAAAAAAAA5I/9bIql86OXr0/s320/Fransa%2B083.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606954320095940834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ortak yaşam alanlarında çocukların meraklarını göze alarak projelendirilmiş oyun parkları hem çocukların sosyalleşmesine büyük katkıda bulunur hem de onların yaratıcılıklarını destekler. Serbest oyun zamanlarında, gerek yaşıtlarıyla, gerekse yetişkinlerle etkileşim içine giren çocuk aktif oyun sürecine girebilmek için bir çok beceriye sahip olmalıdır. Oyun parklarında her ne kadar daha çok motor oyun gözlemlesek de sembolik oyunun ortaya çıkması için gereken özgür alanı da sağlar bu parklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/--j9Y-Fg6Ks0/Tc_otVQQerI/AAAAAAAAA5Q/x5MqCvAXb4s/s1600/Fransa%2B084.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/--j9Y-Fg6Ks0/Tc_otVQQerI/AAAAAAAAA5Q/x5MqCvAXb4s/s320/Fransa%2B084.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606955926596647602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Montpellier'deki bu çocuk parkı, şehrin merkezi kabul edilen Comedie meydanının hemen yan tarafında uzanan bir yeşil alan içersine yapılmış, herkesin kullanımına açık, müzik temalı bir park. Orijinal müzik aletleri, sol anahtarı ve notalar parkın etrafına eğlenceli bir görsel şölen halinde yerleştirilmiş.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-tvyazZf-52Y/Tc_p7QNbArI/AAAAAAAAA5Y/ZDpjvDhgFfQ/s1600/Fransa%2B085.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-tvyazZf-52Y/Tc_p7QNbArI/AAAAAAAAA5Y/ZDpjvDhgFfQ/s320/Fransa%2B085.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606957265272373938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Park o kadar orijinal aletlerle döşenmiş ki çocuklar deney yapmanın, keşfetmenin keyfini yaşama fırsatı yakalıyorlar. Göz alıcı renkler, biran önce parkın içine girik insanı oyunun içine girmeye teşvik edercesine sizi çağırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-a0TZjlcgA6Y/Tc_qv2NbUHI/AAAAAAAAA5g/0Ssig1XTNtE/s1600/Fransa%2B086.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-a0TZjlcgA6Y/Tc_qv2NbUHI/AAAAAAAAA5g/0Ssig1XTNtE/s320/Fransa%2B086.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606958168826138738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;3-6 yaş grubundan bir çocuk olduğunuzu düşünün. Sınıf arkadaşlarınız ve öğretmeninizle birlikte müzik dersi için bu parka geldiğinizi düşünün. Müziği, sınıf arkadaşlarınızı ve hatta sizi oraya götürdüğü için öğretmeninizi daha çok sevmez miydiniz? Özellikle okul öncesi dönemde verilen eğitim ve öğretimin okulun duvarlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Dış dünyanın sunduğu her nimetten yararlanılarak, çocuğun günlük yaşamıyla bağlantılı bir içerik, yaratıcı ve eğlenceli stratejiler kullanılarak çocuklara sunulduğunda çocuklar eğlenerek öğrenmenin doruklarını yaşayabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-hf7PsvjWGK0/Tc_s1HHPN7I/AAAAAAAAA5o/0LmXi86S54g/s1600/Fransa%2B087.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-hf7PsvjWGK0/Tc_s1HHPN7I/AAAAAAAAA5o/0LmXi86S54g/s320/Fransa%2B087.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5606960458286184370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz aylarının ve güzel havaların yaklaşmasıyla evlerine ve sınıflarına kapalı kalmış çocuklarının parkları, yeni çocukları, çevreyi ve doğayı keşfetme zamanı da geldi. Çevremde bu kadar güzel bir park yok diyip bahane uydurmayın. Gerekirse, çok istenirse bir kaç aile birleşip kendi çocuk parkınızı bile yaratabilirsiniz, neden olmasın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni nesil şehir bölge planlamacılarının, mimarların, belediyelerin, şehirselleşmede rolü olan herkesin çocukları düşünerek, onlar için, onların da fikirlerini alarak güzel parklar yaratmaları dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son Not: Biraz önce çocuk şehiri temalı bir projenin internet sayfasını buldum. Çok inceleyemedim ama ilgi çekici ve üzerinde vakit harcamaya değer gibi görünüyor. The City of Children projesinin sayfasına &lt;a href="http://www.lacittadeibambini.org/inglese/interna.htm"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-3231455075640014399?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/3231455075640014399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/05/cocuk-parknda-oynamak-gibisi-yok.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/3231455075640014399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/3231455075640014399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/05/cocuk-parknda-oynamak-gibisi-yok.html' title='Çocuk Parkında Oynamak Gibisi Yok'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-KjJevaEkSzw/Tc_hFKjxTOI/AAAAAAAAA5A/j_VUJOQQRc0/s72-c/Fransa%2B082.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-4732957296645979380</id><published>2011-03-04T22:41:00.008+01:00</published><updated>2011-03-04T23:07:45.707+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='niteliksel araştırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doktora sürecinde gerekli olan beceriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa sürede makale yazma'/><title type='text'>Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-4</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="color: rgb(34, 34, 34); "&gt;(Bu yazıyı okumadan önce, 3. yazıyı okumak için &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 34, 34); "&gt;&lt;span lang="TR" style="text-decoration: none; "&gt;&lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-3.html"&gt;tıklayın&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" style="color: rgb(34, 34, 34); "&gt;.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;margin-bottom: 0.0001pt; line-height: 13.5pt; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="color: rgb(34, 34, 34); "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;N&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;e zaman 2011 geldi, ne zaman ilk iki ayı geçti fark etmedim bile. Her hafta sonu “artık yeni bir yazı yazmalıyım” diye bilgisayarın başına geçtim, bir de baktım ki saçma sapan şeylerle vakit uçmuş geçmiş. Bir yandan yazacak çok şey varken öte yandan belki de yazılabilecekler sizleri pek de ilgilendirmiyor. Bu yazının biraz ibretlik bir yazı olmasını amaçlıyorum. Amacım kendimi acındırmak, “vah vah yaz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;ık kıza, neler gelmiş başına” demeniz hiç değil. Bu yazıyı okuduktan sonra &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;çıkarmanızı hedeflediğim iki sonuç var: 1) Bir yandan doktora devam ederken, öte yandan hayat da devam ediyor ve hangisi daha zor diye karar vermeniz gerektiği an bilin ki hayat her zaman başı çekiyor. 2) En zor günlerinizde, tam dibe vurmuşken önünüzdeki hedeflere tutunun, hayatın ufak sürprizlerinde mutluluğu yakalayın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Yazımın sonunda umarım fark edeceksiniz ki doktora yapmak demek araştırmacı olarak yetişmek demek değil sadece. Doktora yapmak demek araştırma tekniklerini yalayıp yutmak, teorik bilgilere hakim olmak, hızlı ve yararlı bir şekilde okuma yapma becerileri kazanmak, mak&lt;/span&gt;ale veri tabanlarını didik didik etmeyi öğrenmek, ulaşamadığınız makaleleri isteyebileceğiniz insanları belirleyebilmek, veri toplama aşamasında ikna etme becerilerine sahip olmak, her türlü teknolojiyi etkili bir biçimde kullanabilmek, gerektiğinde kamera ile çekim yapmak, kaydettiğiniz videoların formatlarını değiştirebilmek, montajını yapmak, belki de senelerinizi verdiğiniz araştırmanız birileri tarafından bilinsin tanınsın diye onu kağıda dökmek, kağıda dökerken belki de bir edebiyatçı özeniyle akademik dil kullanım sanatını ifşa edebilme becerilerini kazanmak, sinirlerinize hakim olmak, psikolojik dengenizi korumaya yönelik stratejiler geliştirmek… Dahasını gelin yazımı okuduktan sonra varın siz düşünün…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;31 Aralık 2010-1 Ocak 2011 gecesi o kadar çok eğlendim ki birkaç günlüğüne de olsa 2011 hep öyle neşeli geçecek sandım. 9 Ocak’ta Barselona’ya döndüm ve evime girdi&lt;/span&gt;ğim andan itibaren kara bulutlar sardı dört bir yanımı. 1 ay boyunca harıl harıl yeni ev baktım, kaldığım evde evi paylaştığım insan demeye dilimin varmadığı karaktersiz kişiler ortamda o kadar gerginlik yaratıyordu ki bir ay boyunca yaşadığım evde ne yemek yiyebildim ne duş alabildim. Bu kadar sıkıntının arasında bir de 15 Ocak’a kadar bir makale teslim etmem gerekiyordu bir kongreden kabul alan sunumum için. Yaşadığım evde huzurumun kaçmış olması, ev bulamıyor olmanın verdiği stresle birleşince makale yazmaktan vazgeçtim. Gözümü kararttım ve risk aldım. Uzatma verirlerse bir şekilde yazarım dedim. Haber beklemeye başladım…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-X1j2Nsl3Nck/TXFd1RlcrlI/AAAAAAAAA4o/Y-rJAJfG8Pg/s320/duedate.gif" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 138px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5580344583123676754" /&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bir hafta sonra gelen haberde makale yollama tarihinin 31 Ocak olduğunu öğrendim, yani tam&lt;/span&gt; benim evden taşınmış olmam gereken tarih…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu sefer umutsuzluğa kapılmadım, ikinci şansı tepmek &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;akademik kariyer hedefleyen bir insanın yapmaması gereken bir şey olurdu. Yavaş yavaş yazmaya başlad&lt;/span&gt;ım. Tam da o günlerde, geçen yaz girmek için başvurduğum ama b&lt;span lang="TR"&gt;oş kontenjan bulamadığım için reddedildiğim &lt;a href="http://www.espacual.es/seminarios-y-talleres"&gt;Niteliksel Araştırma Makalesi Yazma Seminerin&lt;/a&gt;e &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;kabul edildiğimi öğrendim. Hayat bu i&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;şte, bir yerden sizi zorlarken öbür taraftan bir sürpriz karşınıza çıkarıp umutlarınızın yeniden yeşermesini sağlayabiliyormuş. 4 gün boyunca sabahtan akşama kadar üniversitede bu seminere gittim, çıkışlarında kütüphaneye gidip birkaç satırda olsa yazmalıyım diyerek çalışma moduna girdim, sabah 8de çıktığım evime akşam 10da döndüm. Hayatı araştırma verileri olarak görmeye&lt;/span&gt; başladığımı fark ettim. Niteliksel araştırma yapmanın sırrının detaylarda saklı olduğunu anladım ve bu kadar detay arasında nefes alamadığımı hissettim. Kursun sonunda fark ettim ki niteliksel araştırma aslında hayatın ta kendisi, sadece herkes biraz daha iyi anlayabilsin diye daha organize edilmiş bir halde sunuluyor önümüze hayatın bir yüzü… Ve işte tam da bu yüzden niteliksel araştırma yapan bir araştırmacı olmak istediğimi kavradım.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Kurs bitti, taşınma sürecim başladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Ta&lt;span lang="TR"&gt;m oh b&lt;/span&gt;e artık huzura ereceğim, yeni evimde yeni bir hayata başlayacağım, kâbuslar bitiyor derken taşınmak için eşyalarımı toparlarken acı bir gerçekle yüzleştim: evi paylaştığım kişiler video kameramı, fotoğraf makinamı, netbookumu çalmışlar. Önce bünyem inanmak istemedi. Daha sonra acı gerçeği kabullenip polisin yolunu tuttum. 29 senelik hayatımda ilk defa Barselona’da polise yolum düştü. Çaldıklarına %100 emin olduğum halde ispatlayamamak, bir de yabancı bir ülkede yabancı bir dille hakkımı aramaya çalışmak… Kendimi o kad&lt;span lang="TR"&gt;ar güçsüz hisse&lt;/span&gt;ttim ki… Giden şeylerin maddi kaybına mı yanayım, içlerinde bulunan ve yedekleri olmayan araştırma verilerimin, emeklerimin, zamanımın, enerjimin gittiğine mi karar veremedim. Sonra kendime kızdım, neden çekimleri yaptıktan sonra hemen yedeklemedim yine hayıflandım. Polis biran önce o evden çıkmam gerektiğini söyleyince 3 günde taşınmayı planlarken bir günde apar topar eşyaları yeni eve attık. (Bu süreçte yanımda olan insanlara da blogum aracılığıyla tekrar teşekkür etmek istiyorum: Çağlar Birinci, Alice Piscitelli ve Neba Piscitelli… Sizlerin hakkını ödeyemem). Yeni evime ancak Şubatın ilk haftası girebileceğim için arada yaklaşık 1 hafta bana kucak açan kötü gün dostlarımın yanında kaldım. Bu karmaşalar olurken makale teslimime sadece 4 gün kalmıştı ve ben sadece metodoloji ve bulgular kısmını yazmıştım. Literatür taramasını yazmaya başlarken fark ettim ki giden netbookumun içinde literatür özetim de varmış… Son 1 gün kala giriş ve literatür kısmını yazmak demek mucize yaratmak demek değil aslında. İşin sırrını bilmek gerekiyor. Önceden yazılmış ödevlerden konuyla ilgili cümleleri bulup kırpıp biçerek yeni bir bütünlük yaratmak en kısa çözümlerden biri oldu o an için… Tabii ki kusursuz bir ürün olmadı, bilimsel bir dergiye göndermeye yüzüm olmazdı ama kongre sunumu olduğu için mükemelliyetçilikten bu seferlik vazgeçtim. Başıma gelen bunca şeye, yaşadığım psikolojik çöküntüye, kaybettiğim bilgilere rağmen 31 Ocak’ı 1 Şubat’a bağlayan gece 3 saat gecikmeyle makalemi gönderdiğim andaki rahatlama ve başarma duygusunu size kelimelerle ifade edemem.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Şubat ayı geldi, yeni evime yerleştim ve hu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;zuru buldum. Peki ders çalışmaya dönebildim mi? He&lt;/span&gt;nüz hayır. En azından tüm aksiliklere rağmen Kasım sonu başladığım ve Aralık sonu bitmiş olması gereken pilot projemin veri toplama aşaması Şubat sonu bitti. Pilot projemi yaptığım okula kabul edilme sürecinde yaşanan e-mail trafiğinin aldığı zamanı size anlatsam inanamazsınız. İspanyolların nasıl koordine olamadıklarının örneğini yaşadım. “Şu gün toplantıya gelelim, o gün olmaz, peki ne zaman gelelim, siz ne zaman gelmek istiyorsunuz”lardan oluşan tek satırlık e-mailler sonrasında toplantı tarihi almamız 1 ay sürdü. Şimdi buna benzer bir e-mail trafiği de esas araştırmama konu olacak 2 okul ile yaşanıyor. Normalde Mart ortası gibi girmem gerekirken nisan sonu girersem mucize olacak gibi görünüyor. Bu durumda da temmuzda araştırma verileri toplama işi biter ben de İstanbul’a dönerim planları yine flulaşıyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  &gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR" style="line-height: 115%; "&gt;Pilot proje maceralarımı aslında uzun uzadıya paylaşmak isterdim, ama şimdilik bu pek mümkün görünmüyor. Şu kadarını söyleyebilirim ki eğitim alanında çalışan bir araştırmacı olarak alana veri toplamak için girmek öğretmenler tarafından bir tehdit olarak algılanabiliyor ve sağlıklı bir veri toplama süreci için öğretmenlerin güvenini kazanmak gerekiyor. &lt;/span&gt; Öğretmenlerden sonra sıra çocukları kazanmaya ge&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;im, ama şimdilik bu pek mümkün görünmüyor. Şu kadarını söyleyebilirim ki eğitim alanında çalışan bir araştırmacı &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;liyor ki bence bu işin en zevkli kısmı. Haftada 1-2 kere gittiğim okulda öğretmenler ismimi doğru söyleyem&lt;/span&gt;ezken bahçeye girmemle beraber çocukların ismimi bağırarak etrafımda toplaşmalarını görmek beni çok mutlu etti. Araştırmacı kimliğiyle bulunduğum ortamda onlardan sık sık enerji depoladım. Çocuklar neden Barselona’da olduğumu bana hatırlattı. Tüm umudumu yitirdiğim anda hayallerimi yaşatmamda bana yardımcı oldular. Mutsuz olduğum anlarda içimi ısıttılar…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-XK9C9msDJgE/TXFeykT94KI/AAAAAAAAA44/nqWArJxGjvM/s320/SantLloren%25C3%25A7%2B002.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5580345636122648738" /&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Ocak ve şubat işte böyle geçti… Mart ayını ders&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt; çalışma &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;ayı ilan ettim. Ve itiraf ediyorum: Bugün 4 Mart 2011 ve ben en son ne zaman d&lt;/span&gt;ers çalıştığımı hatırlamıyorum. Artık hayatımı doktora öğrencisi standartlarına sokmam gerekiyor. Pilot projemin verileri analiz edilmek&lt;span lang="TR"&gt; için beni bekliyorlar, ben de analize başlamak için &lt;a href="http://www.atlasti.com/"&gt;Atlas.ti&lt;/a&gt; öğrenmeyi. Mart sonunda İspanya’nın Valladolid şehrinde &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.eventoplenos.com/cipe2011_eng/"&gt;&lt;span lang="ES-TRAD" style="color: black; "&gt;VI Congreso Internacional de Psicología y Educación&lt;/span&gt;&lt;span lang="ES-TRAD" style="color: black; "&gt; /III Congreso Nacional de Psicología y Educación&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;span lang="ES-TRAD" style="color: rgb(0, 104, 207); "&gt;&lt;a href="http://www.eventoplenos.com/cipe2011_eng/"&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span lang="ES-TRAD"&gt; &lt;span&gt; &lt;/span&gt;psikoloji ve eğitim kongresine bir sunumla katılacağım. Temmuz başında İstanbul’da yapılacak olan &lt;a href="http://www.ecp2011.org/"&gt;12. Avrupa Psikoloji Kongres&lt;/a&gt;i’nde&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span lang="ES-TRAD" style="color: rgb(14, 119, 74); "&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="ES-TRAD"&gt;sözlü sunum yapmak için kabul almanın sevincini ve gururunu yaşıyorum. Bu kongrede araştırma grubumun 2 sene süren araştırmasını sunacak olmanın da getirdiği sorumluluğa yakışır bir sonuca ulaşmak istiyorum. Çalışmam lazım, çok çalışmam lazım...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Her gün aklıma yeni bir araştırma fikri geliyor. Bu fi&lt;/span&gt;kirlere hayat vermek için düzenli bir hayata, zamanı verimli bir şekilde yönetmeye ama en çok da kendime ihtiyacım var...&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Unutmayın, doktora yapmak bir süreç, hem de öyle bir süreç ki inişleri çıkışlarından daha fazla. Bir yandan hayat sizin önünüze çıkıp yolunuzu tıkay&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;abilirken öteki taraftan küçük başarılarla mutlu olmaya, araştırma verilerinizden enerji almaya çalışmanızı öneririm. Bir önceki yazımda aşk aşk dedim, bu yazımı da araştırma yapmak aş&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;kların en güzeli, makalelerle duygusal bağ kurmak ise aldatmayan tek ilişki diyerek bu yazımı sonlandırıyorum...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-Aj90oii5XC8/TXFeV39Fn2I/AAAAAAAAA4w/zpvqSgB6F1o/s320/relationship.gif" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 138px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5580345143179190114" /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-4732957296645979380?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/4732957296645979380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-4.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4732957296645979380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4732957296645979380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-4.html' title='Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-4'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-X1j2Nsl3Nck/TXFd1RlcrlI/AAAAAAAAA4o/Y-rJAJfG8Pg/s72-c/duedate.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-8150968933918191226</id><published>2010-12-26T15:34:00.007+01:00</published><updated>2010-12-26T16:05:15.644+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anneci erkekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevme sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikodinamik kurama göre aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erich fromm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='the art of loving'/><title type='text'>Ey Aşk Nerdesin?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;font-size:100%;" &gt;2010 yılının son haftasına girerken, 2010’da geçirdiğim 51 haftaya baktığımda gözlerimin buğulandığını hissediyorum.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;İyisiyle, kötüsüyle geride kalan bu 51 haftanın bende yarattığı ilk etki “zaman ne kadar çabuk geçmiş” oluyor. 2010 yılı bende çok sıra dışı değişikliklere yol açmadı. 2010 yılının ilk haftalarında sevdiğim insanlara ve aşık olduğum şehre veda ederken yaşadığım hüz&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;font-size:100%;" &gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;font-size:100%;" &gt;n sanırım 2011 yılının ilk haftasında da kendini gösterecek. Bu sefer bir farkla… Geçen sene İstanbul’a mı dönsem, Barselona’da mı kalsam çelişkisi yaşarken ve çevremdeki herkesi bu kararsızlığıma ortak ederken artık kararlıyım: İstanbul’a döneceğim. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;font-size:100%;" &gt;Şimdi tek sorun ne zaman döneceğim. Umarım 2011 araştırma projem için hayırlı bir yıl olur, her şey tıkır tıkır işler de ben de Ekim ayında artık İstanbul’umda, bana ait olan bir hayatta, gerçek hayatımda yaşamaya devam ederim.&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdXBQq8XoI/AAAAAAAAAwE/o-4vYHeuNqc/s1600/istanbul.png"&gt;&lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span class="" style="display: block;" id="formatbar_JustifyFull" title="Tümünü Yasla" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 13);ButtonMouseDown(this);"&gt;&lt;img src="http://www.blogger.com/img/blank.gif" alt="Tümünü Yasla" class="gl_align_full" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;İstanbul demek, aşk demek benim için. Sokaklara, kalabalığa, çelişkilere, farklılıklara, tanımadığım insanlarla “ne olacak bu memleketin hali” muhabbetlerine, kaos&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;a, çocukluğuma, hayatımdaki insanlara, aileme, Asmalımescit’e, kitapçılara, tek başına bir şey yapmanın lüks olmasına, dedikoduya, anadilime, kitapçılarda saatler geçirmeye, karikatürist ve mizah yazarlarının kelime oyunlarına duyduğum bir aşk. &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdXBQq8XoI/AAAAAAAAAwE/o-4vYHeuNqc/s1600/istanbul.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdXBQq8XoI/AAAAAAAAAwE/o-4vYHeuNqc/s320/istanbul.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555004344551366274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;İstanbul demek geçmiş ve gelecek demek. Maalesef bugünümdeki Barselona geçmişim ve geleceğimin İstanbul’u arasında çok sönük kalıyor. İşte bu sönüklüğü biraz olsa çekilebilir kılmak, aradığım aşkı dış dünya yerinde içimde bulmak için, 2010 yılında okumak için seçtiğim kitapların 4 ana temada toplandıklarını söyleyebilirim: &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Sufizm, Aşk, İstanbul ve Elif Şafak. Sufizm ile ilgili yazımı henüz okumadıysanız, &lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/sufizm-icsel-yolculugun-psikolojik.html"&gt;şuradan&lt;/a&gt; ona ulaşabilirsiniz. İstanbul ve Elif Şafak’ın kitapları belki gelecekte başka yazılarıma konu olurlar. Bu seferki yazım Aşk üzerine&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Aşk… 3 harfin birleşiminden meydana gelmiş bu kelimenin kavramlaştırılması herkesin yaşantısına göre farklılaşır. Dünya üzerinde kaç milyar insan yaşıyorsa o kadar milyar tanım yapılır bu kelime için. Bazıları der ki, ben aşkı tanımlayamam, anlatamam, sadece yaşarım ve hissederim. Bazıları da aşkı dış dünyada yaşayamaz, ancak kelimeler arasında yaşarlar ve yaşatırlar. Çok satan kitapların, çok izlenen filmlerin, çok dinlenen şarkıların, en sansasyonel ünlülerin, en çok para kazanan terapistlerin, bunların hepsinin en temelinde aşkın olması rastlantısal değildir. Aşk aslında her insanın hayatında vardır ancak bazen öyle saklanır ki bir yerlere, inancımızı kaybetmeye başlarız, umudumuzu keseriz, hayat artık çok yavan bir tat vermeye başlar. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Benim de böyle anlarım olur, bazen katlanabileceğimden daha sık… İşte o anlarda kelimeler arasında aşkı aramaya başlarım. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Birkaç sene evvel Otto Kernberg’in ki kendisi günümüzün ünlü psikoanalistlerindendir, Aşk İlişkileri adlı kitabını okumaya başlayıp ağır psikodinamik kuram terimleri ve dili yüzünden elimden bırakmıştım bu kitabı. Yaklaşık iki sene önce de Uzman Psikolog Tarık Solmuş’un &lt;a href="http://tariksolmus.org/site/kitaplar/baglanma.pdf"&gt;Bağlanma ve Aşkın İki Yüzü  &lt;/a&gt;adlı kitabı okuyup hakkında bir yazı yazmıştım ve bunu &lt;a href="http://www.facebook.com/home.php#%21/note.php?note_id=12563801019"&gt;facebook&lt;/a&gt; üzerinden arkadaşlarımla paylaşmıştım. Bu sene, konuyla ilgili okuyup çok beğendiğim ve bu yazıyı yazmam için beni tetikleyen kitap ise Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” adlı kitap. &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdYCQ5-fBI/AAAAAAAAAwM/Ss62H1cjMho/s1600/sevme%2Bsanati.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 222px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdYCQ5-fBI/AAAAAAAAAwM/Ss62H1cjMho/s320/sevme%2Bsanati.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555005461305916434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Kitabın İngilizce versiyonunu okuduğum için burada yapacağım alıntılar İngilizce olacak. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Ancak kitabın Türkçesi’ni kitapçılarda bulmak çok kolay. Bu kitap hakkında yazacaklarım hoşunuza giderse zaman kaybetmeden kitabı edinmenizi tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Erich Fromm üniversite 3. sınıfta aldığım kişilik kuramları dersinden aklım&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;da kalan psikoanalitik kuramcılardan biriydi. Sevme Sanatı adlı kitabını rafta gördüğümde kapağında yazan “International Bestseller”, “Classics of Personal Development” kitabın satışını arttırmaya yönelik sloganlar biraz şaşırttı beni. Ciddi bir kuramcı nasıl bir “bestseller” yazmış acaba diye merak edip kitabı aldım hemen. Kitabın önsözünün ilk cümlesinde zaten tipik bir kişisel gelişim kitabı zannedip bu kitabı alanların hayal kırıklığına uğrayacağını şuradan anlayabiliyoruz: “&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;The reading of this book would be a disappointing experience for anyone who expects easy instruction in the art of loving.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Kitap “Aşk bir sanat mıdır?” sorusuna cevap arayarak başlıyor. Bu bölümde insanların aşk probleminin “sevmek” yerine “sevilmek” temelinden kaynaklandığını düşündüklerini, bu yüzden de insanların kendilerini “birini”, “herkesi” ve “her şeyi” sevmeye kurmak yerine, “biri tarafından” veya “herkes” tarafından beğenilmek için davranış sergilediğini vurguluyor. Bir sanatı öğrenirken bunun teorik ve pratik yanlarında uzmanlaşma gerektiği ve sevme sanatının da bilgi ve çaba sarf edilmeden öğrenilemeyeceği öne sürülüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;İkinci bölüm, “Aşk’ın Kuramı”nda aşk-veya- sevgi, ayrılık kaygısına ve yeniden birleşme arayışı temelinde açıklanıyor. Bu bölümde simbiyotik ilişkinin türleri olan mazoşist ve sadist insanların özellikleri de ilgi çekici bir şekilde ele aldıktan sonra “Olgun Aşk” elde edilmesi istendik olan “ideal aşk” olarak ortaya koyulurken şöyle bir tanım yapılıyor: “mature love is union under the condition of preserving one’s integrity, one’s individuality.” “ The active character of love can be described by stating that love is primarily giving, not receiving” alıntısından da aşkın aslında pasif değil, aktif bir duygu olduğunu anlayabiliyoruz. Yani vermesini bilmeyen, sadece alma odaklı bir ilişki yaşayan bir insanın “Aşk” ve/veya “Sevgi” ilişkisi yaşadığından söz edemeyiz. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Tam bu noktada, diğer beğendiğim bir söz de “Çok şeye sahip olan değil, çokça verici olan kişi zengindir”. Bizim kültürümüzdeki, “benim gönlüm zengin” sözünü kullanan kişilerin aslında gerçekten zengin olmaları gibi düşünebiliriz bunu. Bir insanı sevmek için ona saygı duymanın gerekli olduğu, saygı duymak için de onun hakkında bilgi sahibi olmanın ön koşul olduğu öne sürüyor Erich Fromm.&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Bilginin rehberlik etmediği sorumluluk ve ilgi/alaka’nın (Eng. care) kör olduğunu söylüyor. Şu alıntıdan da saygının bir ilişki için ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz: “I want the loved person to grow and unfold for his own sakes, and in his own ways, and not fort he purpose of serving me. If I love the other person, I feel one with him or her, but with him &lt;i style=""&gt;as he is&lt;/i&gt;, not as I need him to be as an object for my use.” Bu alıntıdan sonra aklıma şu söz geliyor: “Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım yok. Seni seviyorum çünkü bana ihtiyacın yok.” &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Aşık olmak, sevmek için bir insan hakkında bilgi sahibi olmak gerek demiştik. Sadece karşımızdaki kişiyi tanımak sağlıklı bir ilişki için yeterli olmuyor. İnsanın kendisini de objektif olarak tanıması gerekiyor (ki psikoanalitik kuramcılara göre aslında bu çok çaba gerektiren bir şey. Erich Fromm kitabının çeşitli bölümlerinde aşk ilişkisinin Klasik Freud kuramında nasıl ele alındığı ile ilgili atıflarda bulunurken kendi kuramsallaştırmasıyla da dikkat çekici, üzerinde düşünülmesi gereken karşılaştırmalar yapıyor.): “I have to know the person and myself objectively, in order to be able to see his reality, or rather, to overcome the illusions, the irrationally distorted picture I have of him.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Aşkın Fromm’a göre kuramsal formülleştirilmesi kaba taslak: Aş&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;k = İlgi+Sorumluluk+Saygı+Bilgi (ve bunlarım bütün hepsi birbirleriyle bağlantılı).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;İkinci bölümün ikinci alt başlığında, &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;“Ebevenynler ve Çocuk Arasındaki Sevgi” ele alınıyor. Anne ve babaların çocuklarının hayatlarında nasıl figürleri temsil ettiklerinden bahsediliyor ve çocukken anne ve baba ile kurulan ilişki örüntüsünün yetişkinlikteki aşk ilişkisine nasıl etki edebileceği açıklanıyor.&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Bu bölümü okumadan önce de fazlaca “anneci” olan erkeklerden uzak durma refleksi geliştirmiştim ancak bu bölümü okuduktan sonra gerekli kuramsal bilgiyle bu refleksimde ne kadar haklı olduğumu en azından kendime açıklayabiliyorum: “One cause for neurotic development can lie in the fact that a boy has a loving, but overindulgent or domineering mother, and a weak and uninterested father. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;In this case he may remain fixed at an early mother attachment, and develop into a person who is dependent on mother, feels helpless, has the striving characteristic of the receptive person, that is, to receive, to be protected, to be taken care of, and who has a lack of fatherly qualities- discipline, independence, and an ability to master life by himself.”&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bu alıntıyı hazmettikten sonra birkaç satır yukarıya dönersek, göreceğiz ki, aşk, &lt;i style=""&gt;almak &lt;/i&gt;değil &lt;i style=""&gt;vermektir…&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdWODaIvZI/AAAAAAAAAv8/3ABjyZYiFKw/s1600/hem%2Banne%2Bhem%2Bbaba.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 210px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdWODaIvZI/AAAAAAAAAv8/3ABjyZYiFKw/s320/hem%2Banne%2Bhem%2Bbaba.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555003464817884562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Çocukluktan olgunluğa aşkın takip ettiği süreç ise şu satırlardan anlaşılabilir: “ Infantile love follows the principle: ‘&lt;i style=""&gt;I love because I am loved.’ &lt;/i&gt;Mature love follows the principle: ‘&lt;i style=""&gt;I am loved because I love.’ &lt;/i&gt;Immature love says: &lt;i style=""&gt;‘I love you because I need you.’&lt;/i&gt; Mature love says:&lt;i style=""&gt; ‘I need you because I love you.’&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Erich Fromm 3. Bölümü aşkın birbirleriyle bağlantılandırılmış ekonomik, sosyolojik ve psikolojik analizinin bir özeti gibi. “Love and Its Disintegration in Contemporary Western Society” başlığı altında kapitalist düzenin insanları ne kadar yalnızlaştırdığından ve üretken olabilmek için diğer insanlarla girilen rekabetin sevgiyi nasıl etkilediğinden bahsediyor. Ayrıca günümüzde yaşanılan nörotik aşkların kaynaklarından ve bu tip aşkların örüntülerini de bu kısımda ele alıyor. Bir önceki bölümde bahsedilen “Anneci Erkekler”in yetişkinlikle kadınlarla nasıl ilişki kurdukları şöyle açıklanıyor: “ … These men still feel like children; they waht mother’s protection, love, warmth, care and admiration; they want mother’s unconditional love, a love which is given for no other reason than that they need it, that they are mother’s child, that they are helpless. Such men frequently are quite affectionate and charming if they try to induce a women to love them, and even after they have succeeded in this. But their relationship to the woman (as, in fact, to all other people) remains superficial and irresponsible.. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Their aim is to be loved, not to love.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Sevmek bir sanatsa hem kuramsal hem pratik alt yapı gerektirir demiştik başlarken. Erich Fromm kitabı bitirirken son bölümde “The Practice of Love” da “sevme”nin hayat kazanabilmesi için neler gerektiğini özetlemiş: Konsantrasyon, narsistik bakış açısından sıyrılabilme ve inanç benim açımdan “birini”, “bir şeyi”, “insanın kendisini” sevebilmesi için gerekli en önemli üç şey. Özellikle de inanmak ve inanç: “Only the person who has faith in himself is able to be faithful to others.” “To have faith requires courage, the ability to take a riskü the readiness even to accept pain and disappointment.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;“&lt;i style=""&gt;While one is consciously afraid of not being loved, the real, though usually unconscious fear is that of loving. &lt;/i&gt;To love means to commit oneself without guarantee, to give oneself completely in the hope that our love will produce love in the loved person. Love is an act of faith and whoever is of little faith is also of little love”…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;2010 yılına girerken yılbaşı partisinde bana “Kariyer” ve “Başarı” kurabiyesi hediye eden arkadaşım, dün gece doğum günü gecemde “&lt;a href="http://www.facebook.com/pages/Hersey-asktan/323505346966#%21/pages/Hersey-asktan/323505346966?v=wall"&gt;Her şey Aşk’tan&lt;/a&gt;” kolyesi hediye etti… Bu bir işaret olmalı… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Ey aşk Nerdesin? Diye başladım bu yazıya, Ey aşk çok yakınımdasın, seni bulmam an meselesi diyerek bitiriyorum…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-family: times new roman;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdVbR5TQbI/AAAAAAAAAv0/N3hFdydOJFg/s1600/love%2Biss.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 295px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdVbR5TQbI/AAAAAAAAAv0/N3hFdydOJFg/s320/love%2Biss.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555002592533365170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Herkese Sevgi ve Aşk Dolu bir 2011 geçirmelerini dilerim…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="AralkYok" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-8150968933918191226?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/8150968933918191226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/ey-ask-nerdesin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8150968933918191226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/8150968933918191226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/ey-ask-nerdesin.html' title='Ey Aşk Nerdesin?'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TRdXBQq8XoI/AAAAAAAAAwE/o-4vYHeuNqc/s72-c/istanbul.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-2817041033165540547</id><published>2010-12-19T23:48:00.004+01:00</published><updated>2010-12-19T23:54:08.820+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hediye Yağmuru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köy okuluna malzeme yardımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşağı satıcılar ilköğret'/><title type='text'>Aşağı Satıcılar İlköğretim Okulu'na Yılbaşı Hediyesi Yağmuru</title><content type='html'>Bu yardım çağrısının dikkate alınması dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin ekonomik krizden şikayet ettiği günümüzde, birilerine yardım etmek pek aklımızdan geçmez. Bazen de yardım etmek isteriz ama kimin neye ihtiyaç duyduğunu bilmediğimiz için harekete geçemeyiz. İşte tam da bu noktada olanlar için büyük bir fırsat...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Lisanstan bir sınıf arkadaşım idealistlik örneği gösterip Ağrı'nın bir köyüne ilkokul öğretmenliği yapmaya gitti. Eğitime gönülden destek veren insanlar olarak yokluk içinde çocuklara hizmet veren bu okulun ve öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için sağ duyulu herkesi bu etkinliğe davet ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizlerden beklentimiz aşağıdaki ihtiyaç listesine bir göz atıp, az-çok demeden, bu listeden bir şeyler seçip kargo veya pos&lt;span class="text_exposed_hide"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;ta yoluyla okula ulaştırmanız.&lt;br /&gt;Listeden tekrarlar olmaması içinde bu etkinliğin duvarına ne göndermek istediğini yazmanızı rica ediyoruz. Kimliğinizin açıklanmasını istemiyorsanız da benimle veya okulun müdür yetkili öğretmeni olan arkadaşım Gökçe Özyılmaz ile iletişime geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen bu etkinliği duyarlı tanıdıklarınızla paylaşın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.facebook.com/#!/event.php?eid=149322525118452&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıla girerken çocukları sevindirme fırsatını kaçırmamanız dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Yetkili,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulumuzun ihtiyaç listesi aşağıda yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda sayılan ihtiyaçların yanı sıra, okulumuzun durumu ciddi onarım çalışmaları gerektirmektedir. Sınıf kapıları kapanmamaktadır. Sınıf pencereleri ise yarı yarıya kırıktır. Bu durum soğuğun içeri girmesine yol açmaktadır. Zemindeki tahtalar oldukça eski olup, altlarında fareler yaşamaktadır. Okulumuzun etrafında istimdat duvarı ve dikenli tel de yoktur. Başıboş hayvanlar okul bahçesine girmektedir.&lt;br /&gt;İlginiz ve duyarlılığınız için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müdür Yetkili Öğretmen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzm. Gökçe Özyılmaz&lt;br /&gt;gokceozyilmaz@gmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞAĞI SATICILAR İLKÖĞRETİM OKULU İHTİYAÇ LİSTESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ecza dolabı (İlk yardım malzemeleri ile) 3&lt;br /&gt;Sınıf panosu       20&lt;br /&gt;Yazı tahtası         3&lt;br /&gt;Fotokopi makinesi kartuşu  3&lt;br /&gt;Ayaklı ısıtıcı (UFO)                 2&lt;br /&gt;İç cephe boyası (2 renk)      3 sınıf ve koridor boyanacaktır&lt;br /&gt;Bilgisayar ve bilgisayar masası   (Hoparlörlü) 5&lt;br /&gt;Kırtasiye malzemeleri&lt;br /&gt;(Okul çantası, kareli-çizgili defterler, kalem, kalemtıraş, cetvel, silgi, A4 ve A3 kağıdı, resim defteri, müzik defteri, dosya, tebeşir (beyaz ve renkli), boya kalemleri, pastel boya, sulu boya, makas, karton, el işi kağıdı, oyun hamuru vb.) Okulumuzda 67 öğrenci bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projeksiyon ve asma aparatı 3&lt;br /&gt;Giyim malzemeleri    (Mont, ayakkabı, bot, eldiven, atkı, bere vb.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulumuzda 67 öğrenci bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askı   (Montları asmak için) ≈25 askılı, 3 adet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil kitapları  (1-5. sınıf düzeyinde) Okulumuzda 67 öğrenci bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuma kitabı    (1-5. sınıf düzeyinde)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adetin fazla olması öğrencilerin erişeceği kitap sayısını da arttıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlik araç-gereçleri ve malzemeleri (Paspas, bez, çamaşır suyu vb.) Eğitim öğretim süresince kullanmaya yetecek miktarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soba    3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplık  (Okuma kitapları ve sınıf kitaplarını koymak için)    3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası ve diş macunu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulumuzda 67 öğrenci bulunmaktadır.  18&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim materyalleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  * Maket insan vücudu   1&lt;br /&gt;  * Dünya küresi                1&lt;br /&gt;  * Sayma fasulyesi ve çubuğu       25&lt;br /&gt;  * Birim küp                                     50&lt;br /&gt;  * Deney malzemeleri (beherglas, ispirto ocağı, mikroskop vb.)   1&lt;br /&gt;  * Türkiye haritası (fiziki ve siyasi)                                                3&lt;br /&gt;  * Dünya haritası                                                  1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nalburiye malzemeleri                 1&lt;br /&gt;(Matkap, çivi vb.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınıf temizlik malzemeleri   (Peçete, Kolonya, Islak mendil vb.)&lt;br /&gt;Eğitim öğretim süresince kullanmaya yetecek miktarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ampul   (Beyaz) 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flüt  67&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beden Eğitimi ders için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  *Voleybol filesi  1&lt;br /&gt;  * Voleybol topu  5&lt;br /&gt;  * Futbol kalesi filesi  2&lt;br /&gt;  * Futbol topu    5&lt;br /&gt;  * Lastik top    5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-2817041033165540547?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/2817041033165540547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/asag-satclar-ilkogretim-okuluna-ylbas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2817041033165540547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2817041033165540547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/asag-satclar-ilkogretim-okuluna-ylbas.html' title='Aşağı Satıcılar İlköğretim Okulu&apos;na Yılbaşı Hediyesi Yağmuru'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-732446493827242209</id><published>2010-12-08T12:57:00.003+01:00</published><updated>2010-12-08T13:17:17.270+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sınıf içi farklılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çok Kültürlü Sınıf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeşitlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kapsayıcı eğitim de öğretmen tutumu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kapsayıcı Eğitim'/><title type='text'>Farklıyım, Farklısın, Farklıyız…</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Son iki aydır hayatım birkaç parçaya bölünmüş bir şekilde seyrederken bedenim o kadar yoruldu ki blog yazmaya vakit ayıramadım. Yoğunluğu boşluğa tercih eden bir yapım olmasına rağmen hayatım yollarda geçip uykumu ancak trendeyken almaya başlayınca artık biraz mola vermenin vakti geldi dedim. Neyse ki imdadıma 5 günlük tatil yetişti. Allahtan Noel tatiline de az kaldı. İstanbul’a kavuşmama 9 gün kala heyecanım doruklara tırmanırken bu aralar kafamı kurcalayan konu olan “Farklılık, Çeşitlilik” (Diversity) konusu hakkında birkaç satır yazmaya karar verdim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Kasım ortası itibariyle resmen ve fiilen araştırmamın pilot aşamasının veri toplama süreci başladı. Alana çıkıp gerçek yaşamların içine girmek çok keyifliymiş, ancak bir o kadar da zor. Neredeyse eş zamanlı olarak bir sivil toplum kuruluşunun eğitim merkezinde staj yapmaya da başladım. Bunlar başlamadan önce çalıştığım okulda da çalışmaya devam ettim. Aynı anda 3 farklı ortamda 3 farklı gerçekle karşılaştım, her biri içindeki farklılık, çeşitlilik birbirinden farklıydı. Bu 3 kurumdaki farklılıklardan bahsetmeden önce bu çeşitlilik, farklılık konusunu daha makro bir düzeyde ele alarak başlamak istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TP91mECBvZI/AAAAAAAAAvE/vHZ3NfXa5g0/s1600/farkli%2Bolmak.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 531px; height: 396px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TP91mECBvZI/AAAAAAAAAvE/vHZ3NfXa5g0/s320/farkli%2Bolmak.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5548282562721463698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Dünya haritasına baktığınızda İspanya Akdeniz’in bir ucunda, Türkiye’nin ise diğer uçta olduğunu görürsünüz. İspanya’yı gören Türklerin birçoğundan duymuşumdur, “burası Türkiye’ye çok benziyor” sözlerini. Zaten benim de Barselona’da okuma kararı almamdaki en büyük nedendi kendimi “İstanbul’daymışım gibi” hissetmem. Tabii seneler geçti, maalesef benim için “her yer İstanbul” &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;olamadı, Barselona’nın her köşesinde, çoğu zaman fark etmeden, İstanbul’u, ona olan aidiyetimi aradım. Türkiye’nin en kaotik şehrini, İspanya’nın belki de en “Nezaket Kurallarına Uyan” şehrinde aradığımı fark etmem zaman aldı. Türkiye’nin kültür mozaiğinin zenginliğinden, İstanbul’un çelişkiler şehri olduğundan bahsetmeme gerek yok sanırım. Barselona’da ise farklı bir zenginlik var. Mesela dil zenginliği. Metroya bindiğinizde bir vagonda en az 10 farklı dil duyabilirsiniz, otobüste yanımda oturanların okudukları kitaplara baktığımda da İspanyolca ve Katalancasından tutun, Gürcüce, Rusça ve daha nece olduğunu anlamadığım birçok kitabın okuyucularını gizliden gizliye süzerim. Dış görünüşlerinde onları “diğerleri”nden ayıran, okudukları kitap haricinde, başka ipuçları ararım. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;İstanbul’da bana Türkiye’nin kültürel zenginliğini hatırlatan iki kilit yer var: 1. İstiklal Caddesi, 2. Esenler Otogar. Barselona’da ise Turistik yerleri dışarıda tutarsak, sanırım en kilit yerler toplu taşıma araçları ve okullar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Nüfusunun %18’inin yabancı olduğu bir şehirde, yani Barselona’da, insan yabancı olduğunu fazla hissetmiyor olsa da ait olma konusunda sıkıntı yaşanıldığı da bir gerçek. Şimdi size bir soru: Farklılıklar içinde farklılığınızın kaybolmasını mı, aynılıklar içinde farklılığınızın dikkat çekmesini mi tercih ederdiniz? Seneler önce Dominik Cumhuriyeti’nde yaşadığım zaman aynılıklar içinde (kastım melez ve siyah ırk ağırlıklı bir nüfus) farklılığımın (süt beyaz bir ten rengi) dikkat çekmesinden ne kadar rahatsız edici ve güvenliğimi tehlikeye atıcı bir şey olduğunu fark etmiştim. Diğer taraftan, herkes farklıyken sizin de farklı olmanız siz fark etmeden arada yok olup gitmenize sebep olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Yukarıdaki soruya vereceğiniz cevap, hayata karşı olan duruşunuzu etkileyebileceği gibi, öğretmen iseniz öğrencilerinize karşı olan tutumunuzu da etkileyecektir. Barselona’daki en kilit yerlerden birinin okullar olduğundan bahsetmiştim. Şimdi bu gözlemimi biraz detaylandırayım. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Aynı dönemde biri yüksek sosyo-ekonomik düzey kesime hitap eden tam özel bir anaokulu, diğeri ise tam aksine, düşük sosyo-ekonomik kesimin gittiği, öğretmenlerin çalışmak istemedikleri bir bölgede olan devlet anaokulundaki farklılıkları gözlemleme, farklı öğrenci popülasyonuyla çalışan öğretmenlerin tutumlarını karşılaştırma fırsatı buldum. Burada yazacaklarım, akademik geçerlilik taşımıyorlar (henüz). İleride veri analizi sürecim bitince daha bilimsel bir şekilde çıkarımlarımı ortaya koymayı umuyorum. Şimdilik bana çarpıcı gelen birkaç gözlemimden bahsedeceğim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Özel okuldaki sınıftaki farklılık olarak göze çarpan ilk şey dil kullanımlarıydı. Anadilleri farklı olan çocukların toplandığı bu sınıfta bir iki öğrenci dışında herkes en azından 2 dilliydi. 2 öğrenci ise 4 dilli (biri Çince-İngilizce-İspanyolca-Katalanca, diğeri ise İtalyanca-İngilizce-İspanyolca-Katalanca) biliyordu (5 yaşında 4 dili konuşan bir çocuğun beyninin nasıl işlediği mucizevî bir şey gibi geliyor bana). Ancak öğretmenin “farklılık” kavramına giren çocukların başka özellikleri vardı. Öğretmen bu çocukları “My Special Kids” (yani benim özel çocuklarım) olarak tanımlıyordu. Bu çocukların ortak özellikleri ise olgunlaşma düzeylerinin diğer çocukların gerisinde olması, akademik açıdan öğrenme süreçlerinin başarısız olarak değerlendirilmesiydi. Öğretmenin bu çocukların başarılarına yönelik beklenti düzeyi ve onlara karşı tolerans eşiği nispeten daha düşüktü. Sınıf içinde bulunduğum 2 ay içersinde, öğretmenin ısrarla dışlayıcı davranışlarına maruz kalan, bir çocuk (ki bu çocuk davranış bozuklukları sergilemekle birlikte aslında biraz ilgiye ihtiyaç duyan çok da yaramaz olmayan bir çocuktu bence) ailesi tarafından okuldan alındı. Bu durumla ilgili öğretmenin yorumu ise dikkat çekiciydi: “Gitmesindeki tüm suç benim değil, neyse ki okul yönetimi de gittiğine sevindi.” Bu öğretmenin, aileler hakkındaki konuşmalarını duydukça dehşete kapıldım. Olayı “bu insanların çocukları olmamalı.” ya kadar götüren yorumlarla beni şaşırttıkça şaşırttı. Bu kadar farklı çocuk içinde farklılığı en dikkat çeken öğrenci ise, yardımcı öğretmenliğini yaptığım Türk öğrenciydi ki sınıfta konuşulan hiçbir dil ile iletişime geçemiyordu. Bu durumda öğretmenin kolaylaştırıcı bazı stratejiler düşünmesi gerekirken, “zaten farklı, kendini daha da farklı hissetmesini istemiyorum” diyerek üzerindeki iş yükünden kurtulmayı tercih ediyordu. Neyse ki öğrencim benim de desteğimle durumu 2 ay gibi bir sürede olumlu gelişmeler gösterdi ve bana ihtiyaç duymadan okul gününü bitirebilecek duruma geldi. Ancak kişisel olarak üzülüyorum, veliler çocukları iyi eğitim alsın diye onca para veriyorlar ve paralarının karşılığı nasıl bir hizmet aldıklarının farkında değiller. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Devlet okulu örneğimizdeki göze çarpan ilk farklılık ise ırk ve kültür idi. Sınıfın çoğunluğu Fas kökenli olmakla birlikte 2 tane Senegalli öğrenci, 1 Latin, 1 Portekiz’in Romanlarından ve kalanların İspanyollardan oluşuyordu. Ortak dil olarak Katalanca kullanılıyordu. Bu okuldaki araştırma sürecim hala devam ettiği için eminim süreç içinde bu farklılıklarla ilgili daha çok şey karşıma çıkacak. Şimdilik burada yazacaklarım, görüşme yaptığım 2 öğretmenin “farklılık” ve “çeşitlilik” kavramlarıyla ilgili. İki öğretmenin ortak görüşü, bu kadar farklı çocukla çalışmanın ekstra yük getirdiği ve çoğu öğretmenin bu yükü taşımak istemedikleriydi. Bir öğretmen “farklılık”ları zenginlik olarak nitelendirirken, farklı çocukların eğitim sürecinde bir “sorun” olarak görüldüğünü söyledi. Bir yandan da, ortamın çok kültürlü olmasının(hani heterojen sınıf) kültürel farklılıkların dikkat çekmemesini sağladığını dile getirdi. Yani, “herkes o kadar farklı ki, kimsenin farklı olması dikkat çekmiyor.” İki öğretmenin farklılık, çeşitlilik kategorileri birbirlerinden farklıydı. Mesela bir öğretmen, dil, kültür, din, engellilik gibi daha çok görünen özellikleri çeşitlilik olarak vurgularken diğer öğretmen okul sistemi içersinde çocukların eğitim süreçlerini zorlayan farklılığın aile yapısından kaynaklandığını vurguladı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Özetlemek gerekirse, herkesin aklındaki “farklılık”, “çeşitlilik” kavramı yaşadıkları gerçekliğin yansımasıdır. Farklı çocukların sınıf içinde eğitim sürecine dâhil edilmesinde okul içi ortak bir “farklılık” kavramı oluşturup, bu kavram doğrultusunda etkili stratejiler geliştirilmelidir. Unutmamak gerek ki, bir çocuğu dışlamak, onu kaybetmek çok kolay, kazanmak ise çaba ve zaman gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/13958905" width="400" frameborder="0" height="225"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/13958905"&gt;Inclusão (Inclusion)&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/rogerweikers"&gt;Rogerio Weikersheimer&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Bu sefer yazım biraz dağınık oldu gibi. Aklımda aslında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki bu konuda… Daha staj maceralarım var mesela. Onlar da daha sonraki yazılarıma kalsın…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;NOT: Farklılıklar ile ilgili karikatür &lt;a href="http://es.wikipedia.org/wiki/Francesco_Tonucci"&gt;Tonucci&lt;/a&gt;'ye aittir. Daha net bir şekilde görmek ve yazıları okumak için resmi tıklamanız ve orijinal boyutuna ulaşmanızı tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Tavsiye: Okul öncesi dönemde farklılıkların eğitim sürecine nasıl dahil edildiğiyle ilgili akademik okuma yapmak isteyenler için de şu makaleyi öneririm:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="TF"&gt;Petriwskyj, A. (2010). &lt;b&gt;Diversity &lt;/b&gt;and &lt;b&gt;inclusion &lt;/b&gt;in the &lt;b&gt;early years&lt;/b&gt;.&lt;i&gt; International Journal of Inclusive Education, &lt;/i&gt;&lt;i&gt;14&lt;/i&gt;(2), 195-212.  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-732446493827242209?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/732446493827242209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/farklym-farklsn-farklyz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/732446493827242209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/732446493827242209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/12/farklym-farklsn-farklyz.html' title='Farklıyım, Farklısın, Farklıyız…'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TP91mECBvZI/AAAAAAAAAvE/vHZ3NfXa5g0/s72-c/farkli%2Bolmak.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-5585722632394765836</id><published>2010-11-14T22:10:00.006+01:00</published><updated>2010-11-14T22:39:16.430+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun kurma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yapılandırılmamış oyun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serbest oyun zamanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tenefüs saati'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yapılandırılmış oyun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyuna girme'/><title type='text'>Teneffüs Zamanı =Serbest Zaman, Oyun Zamanı = Eğlenerek Öğrenme Zamanı  Peki Teneffüs Zamanı Eşit midir? Oyun Zamanı</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Uzun bir süre bloğumu başıboş bırakmış gibi oldum. Aslında yazacak çok malzeme var. Acaba bu sefer neyi yazsam diye düşünmem genelde. Bloğumda yer alacak gündem konusu kendini hemen belli eder hayatımın içersinde. &lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Yaklaşım 1,5 aydır bir okul öncesi eğitim kurumunda 5 yaş grubundaki bir Türk öğrencinin okuluna, sınıfına, öğretmenine, eğitim sistemine ve eğitim dillerine uyum sağlayabilmesini kolaylaştırıcı destek öğretmen olarak çalışıyorum. Bu 1,5 ay benim için inanılmaz bir deneyim oldu. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Öncelikle teoride mükemmel görünen uygulamaların pratikte ne kadar uygulanamaz olduklarını yaşadım içim buruk, elim kolum bağlı bir şekilde. Hem okul içersindeki rolüm eğitim psikologluğu olmadığı için hem de okul yönetiminden böyle bir talep gelmediği için ne var olan sisteme, ne eğitim kurumuna, ne de öğretmenin uygulamalarına yönelik bir müdahale etme olanağım yok. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Buna rağmen eleştirel bakış açım ve araştırmacı ruhum sınıf içerisinde geçen yaşamı analiz etmeden, kuru kuruya sadece öğrenciye müdahale etmeye razı gelmiyor. Fırsat bulduğumda öğretmene öneriler sunmaya ve aileyi yönlendirmeye çalışıyorum. Ne kadar başarılı olduğuma da öğrencim karar veriyor, sergilediği davranışlarıyla…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Okulda konuşulan İngilizce, İspanyolca ve Katalanca dillerinden hiç birine kendini ifade edebilecek kadar hâkim olmayan öğrencimin özellikle teneffüs zamanında arkadaşlarıyla oyun oynamakta zorlandığını fark etmem uzun sürmedi. Aslına bakarsınız çocukların oyun sürecine girmeleri ve kendilerini oyuna kaptırmaları için, özellikle beş yaş grubu gibi okul öncesi bir yaşta, dil becerilerinin çok gelişmiş olmasına gerek yok. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Ancak, çocuğun bir oyun başlatabilme ya da önceden başlamış olan bir oyunun içine girebilme becerilerine sahip olması gerekir. Bu becerilerin uygulanmasında dil her ne kadar önemli bir araçsa da, çocuğun detaylarda saklı olan kültürel kodları da anlaması grup içinde oyuna dâhil olma sürecini kolaylaştıracaktır. Eğer çocuk bu tip becerilerden de yoksunsa yaşıtlarıyla oynamak yerine yalnız başına vakit geçirmeyi, yaşıtları ona yaklaşınca ağlayarak &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;onlara tepki vermeyi veya vurarak onları uzaklaştırmayı seçebilir ki, ben bir ay boyunca öğrencimde bu tip davranışları sık sık gözlemledim. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TOBTN7nkSNI/AAAAAAAAAjg/zGyp3gN26M8/s1600/roughntumble.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TOBTN7nkSNI/AAAAAAAAAjg/zGyp3gN26M8/s320/roughntumble.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539519040472762578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;script type="text/javascript" src="static/v1/jsbin/601605688-base_tr.js"&gt;&lt;/script&gt;  &lt;script type="text/javascript"&gt;BLOG_initCsi('posteditor');&lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript"&gt;          var gaqPrefix = '';     if (window.lastSetAccountCount) {       gaqPrefix= 'b' + window.lastSetAccountCount + '.';       window.lastSetAccountCount++;     }     var _gaq = _gaq || [];     _gaq.push([gaqPrefix + '_setAccount', "UA-18003-7"]);     _gaq.push([gaqPrefix + '_trackPageview' ]);             _gaq.push([gaqPrefix + '_setAllowAnchor', true]);                 _gaq.push([gaqPrefix + '_setDetectClientInfo', false]);              window.lastSetAccountCount = 1;     (function() {       var ga = document.createElement('script'); ga.type = 'text/javascript'; ga.async = true;       ga.src = ('https:' == document.location.protocol ? 'https://ssl' : 'http://www') + '.google-analytics.com/ga.js';       (document.getElementsByTagName('head')[0] || document.getElementsByTagName('body')[0]).appendChild(ga);     })();      function trackBloggerPageView(opt_url) {       try {         _gaq.push([gaqPrefix + '_trackPageview', opt_url]);       } catch(err) {}     }      &lt;/script&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;              if (document.body &amp;&amp;           typeof(document.body.unselectable) != 'undefined') {         document.body.unselectable = true;       }     &lt;/script&gt; &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Gözlemlerim sırasında da aklımda şöyle bir soru belirdi. 3 seans halinde günlerinin 2 saatini okul bahçesinde serbest zaman/teneffüs olarak geçiren bu öğrencilerin ders programında belirlenmiş yapılandırılmış oyun saatlerinin bulunmaması acaba öğrencimin sınıf arkadaşları arasına katılmasını olumsuz yönde etkiliyor olabilir mi? Yani başka bir deyişle, sınıf içerisinde yapılandırılmış oyun saati kapsamında çocukların grup sürecini yaşamıyor olması, tenefüste, serbest oyun zamanında onların oyun kurmalarını zorlaştıran, kurulan oyunlara girmelerini sekteye uğratan bir süreç olabilir mi? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Tabii kafamdaki sorular bunlarla sınırlı kalmadı. Fark ettim ki çocuklar teneffüs sırasında top oynamak dışında kalan oyunlar sırasında, ki bunlar daha çok motor-fiziksel oyun (İngilizcede rough and tumble play olarak geçer), şiddetin dozunu ayarlayamayabiliyorlar. Birkaç kere onlara “oyun mu oynuyorsunuz? Kavga mı ediyorsunuz?” diye sorduğumda “bilmiyoruz” cevabını almak beni şaşırtmış olmakla beraber, alanda uzmanlaşmaya çalışan biri olarak özellikle teneffüs zamanında beliren oyunlar konusunda eksik olduğumu, oyun içindeki kurgusal saldırganlık ile gerçek saldırganlık arasında ayrım yapmakta zorluk çektiğimi fark ettim. Bu alandaki açığımı nasıl kapatırım diye düşünürken karşıma &lt;a href="http://playschool.kaboom.org/"&gt;Kaboom!&lt;/a&gt; isimli kendini Amerikalı çocukların oyun yaşamını korumaya adamış A.B.D. merkezli bir sivil toplum kuruluşunun verdiği ücretsiz online seminerlerden (webinar) biri çıktı. “Teneffüs: Bir Çocuk Oyunu” konulu semineri veren &lt;a href="http://www.linkedin.com/pub/jc-boushh/12/245/ab1"&gt;JC Boushh&lt;/a&gt; oyun parkları ve çocukların oyun oynama hakları alanında uzmanlaşmış bir konuşmacıydı. İlk defa canlı ve interaktif bir ortamda online seminere katılmak beni inanılmaz heyecanlandırdı. Hem teneffüs saati oyunları ile ilgili çok güzel bir başlangıç oldu benim için hem de teneffüs zamanı serbest oyun/sınıf içi yapılandırılmış oyun ile ilgili kafamdaki soruyu sorma fırsatını yakaladım. Seminerde ne anlatıldığını duymak isterseniz şu &lt;a href="http://playschool.kaboom.org/session_archived.php?id=5279"&gt;linkten&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:130%;color:black;"  lang="TR" &gt;. &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;İngilizcesi yeterli olmayanlar için burada kısa bir özetini yapmaya çalışacağım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Sunum katılımcılara sorulan bir soruyla başladı. “Okul zamanlarınıza geri dönüp baktığınızda teneffüs saatlerinizle ilgili aklınıza neler geliyor?” Benim aklıma ilk gelen şeyler, ilkokul zamanında teneffüslerde lastik oynadığımız, ortaokul ve lisede ise oyun oynamanın yerini okul etrafında turlamanın aldığı, halen devam eden dostluklarımın temellerinin atıldığı, dedikoduların dur durak bilmeden aktarıldığı oldu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Teneffüs vakti ne zaman olmalıdır konusu öne sürüldü. Sabah mı? Öğleden sonra mı? Öğle yemeği vaktinde mi? Genelde öğle yemeği vaktinde teneffüs saatlerinin uzun tutulduğu ancak bu vakitte çocukların yemek yemek ile oyun oynamak arasında seçim yapmalarının gerekebileceği konusu üzerinde duruldu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Diğer bir tartışma konusuysa (ki bu benim sorumla en ilgili kısımdı) yapılandırılmış oyun ile yapılandırılmamış/serbest oyun ile ilgiliydi. Bu iki oyun türünün birbirini aslında bütünlediği, birinin diğerinden daha önemli olmaması gerektiği ve birinin diğerinin yerine geçemeyeceği vurgulandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Bir diğer konu ise teneffüs saatleri ile akademik başarı arasındaki ilişkiydi. Akademik ebeveynlik olarak adlandırılan çocuk yetiştirme tarzını benimseyen ailelerin önceliği çocuklarının akademik açıdan hazır olmaya verdikleri, bu yönelimle koydukları hedeflerin (ör. Çocuğum doktor olacak) çocukların oyun oynama süreçlerini etkilediği dile getirildi. Amerika’da uygulamada olan &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/No_Child_Left_Behind_Act"&gt;“No Child Left Behind”&lt;/a&gt; yasasıyla akademik yönelimin vurgulandığı, teneffüs ve oyun saatlerine verilen değerin azaldığı öne sürüldü. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Dış mekânlarda oyun oynanması ile ilgili duyulan endişelerden bir diğerinin ise oyun alanlarında görevli olan öğretmenlerin gözetmenlik yapmakta zorlanması olduğu belirtildi. Öğretmenler gözetme sorumluluklarını yerine getirmekte zorlandıkları için teneffüs saatlerini kısa tuttukları iddia edildi. Bununla birlikte, özellikle büyük şehirlerde sıkça rastlanılan Boogieman Sendromundan (çocuğumun dışarıda oynamasına izin verirsem, başına bir kötülük gelir, biri ona zarar verir inancı) da bahsedildi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Seminerin önemli bir kısmında teneffüs zamanlarının bilişsel ve fiziksel gelişim üzerindeki olumlu etkileri açıklandı. Teneffüs saatlerinde oyun oynayabilen çocukların özsaygı düzeylerinin yükseldiği, sosyal becerilerinin arttığı söylendi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;Tüm bu özet noktalardan anlayabileceğimiz gibi teneffüs zamanlarının çocukların gelişimleri üzerindeki önemi ve katkısı aslında farkında olduğumuzdan daha fazla. Yine de ben serbest oyun zamanlarıyla yapılandırılmış oyun zamanlarının dengeli gitmesi taraftarıyım. Özellikle, serbest oyun zamanlarında arkadaşlarıyla oynamakta güçlük çeken çocuklar için yapılandırılmış oyun sürecinde arkadaş grubu içerisinde sosyal beceri kazanma süreci başladıktan sonra bu becerileri geliştirmek için serbest oyun saati uygun alan yaratacaktır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt; Bu yazımı da burada sonlandırırken konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlere Pellegrini’nin &lt;a href="http://books.google.es/books?id=QVnoX8RnH4EC&amp;amp;lpg=PP1&amp;amp;ots=TxS2JF63tv&amp;amp;dq=Recess%20Pellegrini&amp;amp;pg=PP1#v=onepage&amp;amp;q&amp;amp;f=false"&gt;Recess: its role in education and development&lt;/a&gt; isimli kitabına başvurmalarını öneririm.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;8 dakikanızı ayırarak aşağıdaki videoyu izlediğinizde tenefüs saatinin bir çocuğun dünyasında nasıl etkili olabildiğini daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. İyi seyiler...&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:130%;"  lang="TR" &gt;&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/E3pP6B6N9zc?fs=1&amp;amp;hl=es_ES&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/E3pP6B6N9zc?fs=1&amp;amp;hl=es_ES&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-5585722632394765836?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/5585722632394765836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/11/teneffus-zaman-serbest-zaman-oyun-zaman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/5585722632394765836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/5585722632394765836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/11/teneffus-zaman-serbest-zaman-oyun-zaman.html' title='Teneffüs Zamanı =Serbest Zaman, Oyun Zamanı = Eğlenerek Öğrenme Zamanı  Peki Teneffüs Zamanı Eşit midir? Oyun Zamanı'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TOBTN7nkSNI/AAAAAAAAAjg/zGyp3gN26M8/s72-c/roughntumble.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-3549362269419937866</id><published>2010-10-03T14:49:00.026+02:00</published><updated>2010-10-03T15:37:45.793+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Söz Küçüğün Kutu Oyunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi 2010'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk hakları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk Hakları Oyunları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pusulacık İnsan Hakları Eğitim Kılavuzu'/><title type='text'>Haklarımızı Oynayalım, Onları Öğrenelim (Yetişkinlere de Öğretelim)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Eylül ayının ilk haftasında İstanbul’da yapılan &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.dramacongress.org/"&gt;17. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri ve Kongresi&lt;/a&gt;’ne dinleyici olarak katıldığımdan size bahsedememiştim. Aslında İstanbul’daki son gecemde bir yazı yazıyordum, yetişmedi yarım kaldı. Gecikmeli de olsa ileriki yazılarımda bu kongreden size daha detaylı bahsedeceğim.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Bu yazımda ise kongredeki iki oturumun konusu olan çocuk hakları üzerinde yoğunlaşmayı tercih et&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;tim.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Geçen hafta Barselona şehrinin en önemli festivali &lt;a href="http://www.bcn.cat/merce/en/historia.shtml"&gt;La Merce&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;’de de bu konudaki çalışmalardan bir iki örnek görünce bu konuyu ele almanın zamanının geldiğini anladım. Nitekim çocuk hakları sadece okullarda öğretilemez, ev içersinde başlar, okulda devam eder ve bu öğrenme süreci içinde yaşanılan sosyal çevreden de destek görürse uygulamaya geçer. Yoksa &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;her şey kağıt üzerinde kalır. Hakların hayata geçmesindeki en önemli faktör şüphesiz bilinçlenme, farkındalık kazanma ve bu bilişsel düzeydeki bilgiler davranış düzeyine aktarabilmek için günlük hayatta pratiğe dökmek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Yazımdaki amacım, çocuk hakları maddeleri şudur, tarihçesi budur gibi detaylara girip sizi detaylarla boğmak değil. Bu konuda bilgi eksikliğiniz olduğunu düşünüyorsanız google’a “çocuk hakları” yazdığınızda eminim karşınıza yüzlerce belge çıkacaktır. Bu yazımda çocuk hakları konusunda çocuklarla çalışmak isteyenler için birkaç materyal/oyun tanıtmak ve &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;“Bakın işte aslında bu yola baş koydunuz mu, hem araç var, hem de bilgi.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Yeter ki üşenmeyin ve harekete geçin. Deneme&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;kten korkmayın” gibi mesajlar vermek. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Öncelikle Türkiye’den güzel birkaç örnek ile &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;başlayayım:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Drama kongresinde dinlediğim ilk oturum Katıldığım ilk oturum “Haklarımı Oynayarak Öğreniyorum: Çocuk Hakları Üzerine Bir Çalışma” başlığını taşıyordu. Bu oturumda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Üsküdar şubesi bünyesinde 8-11 yaş grubundaki 18 öğrenciye verilen etkileşimli eğitim metotlarının (işbirliğine dayalı grup çalışmaları, rol oynama vb.) kullanıldığı &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;5 haftaya yayılmış toplam&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; 9 saatlik eğitimden bahsedildi. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Eğitim materyali geliştirmede kullandıkları bir &lt;a href="http://www.sccyp.org.uk/"&gt;internet sitesinden&lt;/a&gt; bahsettiler. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bu siteden çocuk haklarıyla ilgili güzel görsel materyallere ulaşabilirsiniz. Çocuklara hikaye yoluyla haklarını anlatmak isterseniz kullanabileceğiniz kitap ise&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; “&lt;a href="http://www.kelimeyayinlari.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=159:balklara-yuezmeyi-oereten-deniz&amp;amp;catid=36:cocuk-edebiyat&amp;amp;Itemid=57"&gt;Balıklara Yüzm&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.kelimeyayinlari.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=159:balklara-yuezmeyi-oereten-deniz&amp;amp;catid=36:cocuk-edebiyat&amp;amp;Itemid=57"&gt;eyi Öğreten Deniz&lt;/a&gt;” &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;ismini taşıyor. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;İstanbul’da tatildeyken bu kitabı 6-7 tane büyük kitapçıya sordum ve maalesef hiç birinde bulamadım. Kitaba ulaşmak için internet üzerindeki kitapçılara bakmanız gerekebilir. Bu sunumda dikkatimi çeken diğer bir bilgi ise öğretmenlerin çocuk haklarıyla ilgili bakış açısının değerlendirildiği bi&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;r akademik tez idi. Bu tezden ayrıntılı bahsedilmedi ama tezin ortaya çıkardığı bilgilerden olan öğretmenlerin çocuk hakları konusunda&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; yeterli bilgiye sahip olmadıkları vurgulandı.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bu teze YÖK’ün te&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;z araştırma sayfasından ulaşmaya çalıştım ancak tam metin indirilemiyor. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Yine de konuyu merak edeniniz varsa ulaşım detayları şöyle: &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;“&lt;b&gt;Öğretmenlerin ve &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;öğrencilerin &lt;span class="highlight"&gt;çocuk&lt;/span&gt; &lt;span class="highlight"&gt;hakları&lt;/span&gt;na bakışının değerlendirilmesi” &lt;/b&gt;Nurg&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;ün Çetinkaya, Danışman: Prof. Dr. Ayla Oktay Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Çocuk hakları eğitimi verilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğiyle ilgili verilen örnekte çok ilginçti. İstanbul’da bir okulda (ki özel okuldu yanılmıyorsam) verilen çocuk hakları eğitimi sonunda, çocuklar elde edemedikleri haklar ve istekleriyle (ör. Kantin fiyatlarının çok yüksek olması gibi) ilgili protesto gösterileri yapmaya başlamış. Okul idaresi bu durumu nasıl yönetebileceklerini bilememişler. Bu örnekten de anlayabileceğimiz gibi, çocuklara haklarını öğretmek yolun sadece başlangıcı. Bence daha da önemlisi çocuklar üzerinde otoritesi olan yetişkinlere bu hakları içselleştirmek ve onların bu hakları hayata ge&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;çirmeleri için gerekli olan davranışsal donanımı kazandırmak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Türkiye’de gerçekleşecek diğ&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;er bir sevindirici etkinlik de 1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi. 26-28 Kasım 2010 tarihlerinde Çocuk Vakfı organizasyonuyla yapılacak kongrenin detaylarına vakfın &lt;a href="http://www.cocukvakfi.org.tr/"&gt;internet sitesinden&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz. Ben şöyle bir göz attım, içeriğinin çok zengin olduğunu gördüm. Katılım şartlarına uygun profildeyseniz mutlaka bu kongreye k&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;atılma&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;nızı öneririm. Eminim alanda disiplinler arası paylaşımların yapılacağı bu platformdan güzel meyveler çıkacaktır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Çocuk Haklarının&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; çoc&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;uklara öğretilmesinde kullanılabilecek diğer bir &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;kitapçık da UNICEF tarafından yayınlanmış. Çocuk Haklarına Yolculuk isimli bu kitapçığa &lt;a href="http://panel.unicef.org.tr/vera/app/var/files/c/o/cocukhaklari.pdf"&gt;buraya tıklayarak&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; ulaşabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Kongrede katıldığım ikinci oturumda &lt;a href="http://cocukcalismalari.bilgi.edu.tr/"&gt;Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi&lt;/a&gt;’nin&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;yaptığı çalışmalardan bahsedildi. Bu yazımda size birbirini tamamladığını &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;düşündüğüm iki çalışmadan bahsedeceğim. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;İlki, daha önceki yazılarımın birinde bahsettiğim &lt;a href="http://www.eycb.coe.int/compasito/default.htm"&gt;Compasito&lt;/a&gt; isimli çocuklar için insan hakları eğ&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;itimi kılavuzunun &lt;a href="http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/123213-pusulacik-cocuklar-icin-insan-haklari-kilavuzu"&gt;Pusulacık&lt;/a&gt; ismiyle Türkçeye tercüme edilmiş olması ve uyarlama sürecinin devam etmesi. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh95WQNBlI/AAAAAAAAAgo/9-SOXRktoGU/s1600/pusulac%C4%B1k.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 228px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh95WQNBlI/AAAAAAAAAgo/9-SOXRktoGU/s320/pusulac%C4%B1k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523803367149471314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Oturuma dinleyici olarak katılan herkese bu kılavuz&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; kitap ücretsiz olarak dağıtıldı. Eğer siz de bu kitaba ulaşmak ve uyarlama sürecine bir katkıda bulunmak isterseniz konuyla ilgili kişinin detayları şöyle: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Gözde Durmuş&lt;br /&gt;Istanbul Bilgi Universitesi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Çocuk Çalışmaları Birimi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Tel: (212) 311 75 66&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;E-mail&lt;/span&gt;&lt;span lang="HU"  style="font-size:100%;"&gt;:&lt;a href="mailto:info@cocukcalismalari.bilgi.edu.tr"&gt;info@cocukcalismalari.bilgi.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;    &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;İkinci çalışma ise &lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-V1Gkp1I/AAAAAAAAAgw/peHWrbM33U4/s1600/ist+006.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-V1Gkp1I/AAAAAAAAAgw/peHWrbM33U4/s320/ist+006.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523803856466913106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&amp;amp;hn=69710"&gt;“Söz Küçüğün” isimli kutu oyunu&lt;/a&gt;. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Bu oyunu ya&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;klaşık 45 dakika boyunca 4 kişilik&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; gruplar halinde oynayıp daha &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;sonrasında değerlendirme fırsatı&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; bulduk.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; Güzel bir amaçla yola çıkılarak hazırlanan, gö&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;rsel olarak neredeyse kusursuz o&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;lan bu oyunun eğitim sürecinde kullanılacağı za&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;man karşılaşılabilecek eksiklikleri de yok değil.&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-jOlzMxI/AAAAAAAAAg4/yfouK8EH-xA/s1600/ist+007.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-jOlzMxI/AAAAAAAAAg4/yfouK8EH-xA/s320/ist+007.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523804086647075602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Özellikle ilköğretim ikinci kademe öğrencileri için&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; bu kutu oyununu&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;n da &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;dahil edildiğ&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;i bir İn&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;san Hakları-Çoc&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;uk Hakları&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; eğitim programı hazırlanabilir. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bö&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;yle bir programı hazırlarken özellikle öğretmenin&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; bu konuyla ilgili bilgi donanımının yeterli olması ve eğitim &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;hedeflerine uygun b&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;ir şekilde süreci planlaması gerekir. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bu “Söz Küçüğün” oyunu başlangıçta eğitim amaçlı değil, “çocuklar iyi vakit geçirsin, iyi vakit geçirirlerken de bir şeyler öğrenirler nasıl olsa” düşüncesiyle yola çıktığı için öğretmenin bu oyunu nasıl kullanabileceği ile ilgili bir kılavuz verilmiyor. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-1zaDLtI/AAAAAAAAAhA/txvxaHiNhno/s1600/ist+003.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 198px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh-1zaDLtI/AAAAAAAAAhA/txvxaHiNhno/s320/ist+003.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523804405767548626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bu yüzden öğretmenin bu&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; oyunu kullanırken sınıfının özelliklerine ve ne amaçla bu oyunu oynattığıyla bağlantılı olarak adaptasyon yeteneğini kullanması gerekir. Pusulacık ve bu oyun kullanılarak 6-8 oturumluk hem keyifli hem de öğretici bir programın geliştirilebileceğini düşünüyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Eminim Türkiye’de bunlar gibi bir çok örnek vardır. Önemli olan bu örneklerin çocukların hizmetlerine sunulup yaygınlaştırılması. Unutmamak gerek ki raflarda duran kitaplardan, kutularından çıkarılmayan oyunlardan bir fayda gelmez.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Türkiye’deki bu örneklerin ortak özellikleri hedef yaş grubu olarak hep ilköğretim düzeyinin seçilmesiydi. Oysaki Katalunya’da&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;0-3 yaş gruplarında bile ailelere yönelik olsa da çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Öncelikle neredeyse her eğitim kurumunun girişinde, en görünür yerde çocuk haklarıyla ilgili bir afiş veya bilgilendirici bir not bulunur. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiC7oFSt0I/AAAAAAAAAiI/z6q2NOG8QTQ/s1600/casa+del+infants+050.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiC7oFSt0I/AAAAAAAAAiI/z6q2NOG8QTQ/s320/casa+del+infants+050.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523808903853422402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Eğitim kurumları dışında çeşitli kuruluşlar fırsat buldukları&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;her anı değerlendirip &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;(ki bu La Merce gibi şehrin en önemli festivali de olabilir, bir oyun panayırı da olabilir) çocuk haklarına yönelik oyunlar ile karşımıza çıkarlar. Burada detaylarını uzun uzun anlatmayacağım birkaç oyunun fotoğraflarını koyuyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh_mFDhfJI/AAAAAAAAAhY/sF0w6rgYToM/s1600/drets+005.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 236px; height: 176px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh_mFDhfJI/AAAAAAAAAhY/sF0w6rgYToM/s320/drets+005.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523805235138624658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Fotoğraflara baktığınızda göreceksiniz ki çocukluğumuzda &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;sıkça oynadığımız basit &lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh_JPQ3gMI/AAAAAAAAAhI/2aU_xvIm5Sg/s1600/drets+004.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 221px; height: 166px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh_JPQ3gMI/AAAAAAAAAhI/2aU_xvIm5Sg/s320/drets+004.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523804739662741698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;TUZLUK oyunu bile çocuk haklarını öğretme&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;k için kullanılabilir. &lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Bazen basit ama işlevsel oyunlarla büyük hedeflere ulaşılabilir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiADAoA1II/AAAAAAAAAhg/dxvDwjgqJwo/s1600/drets+006.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 230px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiADAoA1II/AAAAAAAAAhg/dxvDwjgqJwo/s320/drets+006.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523805732165702786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;UNICEF’in standında çocuklara oynattığı oyun da bir nevi ipuçlarını tamamla-soruları çöz ve hedefe ulaş masa oyunu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiAsbtGU9I/AAAAAAAAAho/eaWVkX4l-3k/s1600/drets+009.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 216px; height: 298px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiAsbtGU9I/AAAAAAAAAho/eaWVkX4l-3k/s320/drets+009.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523806443809428434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiA8XKXu-I/AAAAAAAAAhw/sjM_jc0Zis0/s1600/drets+010.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 228px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiA8XKXu-I/AAAAAAAAAhw/sjM_jc0Zis0/s320/drets+010.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523806717467933666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiBQ3GdBCI/AAAAAAAAAh4/t6P_HUmT8TU/s1600/drets+011.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 223px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiBQ3GdBCI/AAAAAAAAAh4/t6P_HUmT8TU/s320/drets+011.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523807069638820898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;Joc yazılı gördüğünüz kartın ön yüzünde : Oyun oynayabileceğimiz ve büyüyebileceğimiz  zaman, mekan ve arkadaş sahibi olmaya hakkımız var  yazıyor. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiBm8FX4yI/AAAAAAAAAiA/JF2yUfA6Ji8/s1600/drets+012.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 211px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiBm8FX4yI/AAAAAAAAAiA/JF2yUfA6Ji8/s320/drets+012.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523807448933589794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;Bu oyun kartının arka yüzünde ise: Oyunun bir hak olduğunu  biliyor muydunuz? Hem de büyümek için gerekli. Bu nedenle çevrenizde  oyun oynarken kullanabileceğinizi düşündüğünüz nesneleri arayın. Bu  nesnelerin adını yazın ve bunlarla ne oynardınız not edin. Yazıyor. Bu kart gibi diğer kartların da her birinin arkadasın bir görev/soru var. Bunları tamamlayınca oyun kazanılmış oluyor.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Oyun panayırındaki çocuk hakları oyunları ise biraz da yaratıcılık ve ön hazırlık gerektiren cinsten şeylerdi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiDiRWJPhI/AAAAAAAAAiY/EiOGaevzIA8/s1600/DSC08325.JPG"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiDiRWJPhI/AAAAAAAAAiY/EiOGaevzIA8/s320/DSC08325.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523809567764987410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiDRpllp2I/AAAAAAAAAiQ/VK5xL01yS_E/s1600/DSC08326.JPG"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 226px; height: 302px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiDRpllp2I/AAAAAAAAAiQ/VK5xL01yS_E/s320/DSC08326.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523809282214438754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: left;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Eşitlik hakkıyla ilgili bu oyunda farklı fiziksel özelliklerdek&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;i çocukların parçalarını birleştirerek başka başka farklı özelliklere sahip başka çocuklar yapılandırmak amaçlanmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiE7JAIe7I/AAAAAAAAAio/rMkwrPBQ5rU/s1600/DSC08328.JPG"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiE7JAIe7I/AAAAAAAAAio/rMkwrPBQ5rU/s320/DSC08328.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523811094533536690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu resimlerde de Çocukların "Dinlenilme, Duyulma, Katılma" hakkını hedef alan bir oyunu görebilirsiniz. Bu oyunu çocuk ve annenin beraber oynaması da bence ayrıca çok anlamlı.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiEiB-FBrI/AAAAAAAAAig/mGcNDDU8m-I/s1600/DSC08327.JPG"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKiEiB-FBrI/AAAAAAAAAig/mGcNDDU8m-I/s320/DSC08327.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523810663149143730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Çocuk haklarıyla ilgili gözlemlerim çoğaldıkça size buradan aktarmaya devam edeceğim. Eğer bildiğiniz böyle güzel uygulamalar varsa lütfen yazımı&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;n sonundaki yorum kısmına notunuzu bırakıp konuyla ilgilenen herkesi bilgilendiriniz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt;Çocuklar geleceğimiz değil ŞİMDİmizdir. Şimdiki zamanını çocuk hakları çiğnenen bir ülkede yaşayan çocuk gelecek zamanında başkalarının hakkını çiğnerken kendini haklı görür. Geç kalmadan Şimdimize sahip çıkalım, gelecekte ümidimizi kaybetmeyelim…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-3549362269419937866?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/3549362269419937866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/10/haklarmz-oynayalm-onlar-ogrenelim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/3549362269419937866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/3549362269419937866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/10/haklarmz-oynayalm-onlar-ogrenelim.html' title='Haklarımızı Oynayalım, Onları Öğrenelim (Yetişkinlere de Öğretelim)'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TKh95WQNBlI/AAAAAAAAAgo/9-SOXRktoGU/s72-c/pusulac%C4%B1k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-9140306013842574856</id><published>2010-09-21T13:43:00.011+02:00</published><updated>2011-03-04T22:56:30.735+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İspanya&apos;da doktora yapmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Niceliksel Araştırma Sorunsalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Araştırmalarda metolojik güçlükler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Doktoru Ünvanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bolonya Süreci'/><title type='text'>Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-3</title><content type='html'>&lt;span style="line-height: 115%; font-family: times new roman;font-family:&amp;quot;;font-size:100%;"&gt;(Bu yazıyı okumadan önce, 2. yazıyı okumak için &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-family: times new roman;" href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-2.html"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;color:blue;"&gt;tıklayın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: times new roman;font-family:&amp;quot;;font-size:100%;"&gt;.)&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Doktora konumla ilgili tek satır okumadan &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;geçirdiğim Ağustos tatilimin sonrasında&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; Barselona’ya dönüşümle birlikte Eylül ayı, dönem başı olması sebebiyle &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;üzerime öyle bir çullandı ki kendime &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;gelmem ayın 21’ini buldu. Doktora sürecinde, hayatımda aklıma gelmeyecek&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; şekilde tepkiler vermeye başladı bünyem. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Ama öldürmeyen şey güçlendirir hesabı, zaman zaman &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;(ki çoğu zaman)&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; yaşadığı&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;m içsel gidiş-gelişlerime rağmen durmak yol yola&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; devam mottosuyla 8 eylül’de İstanbul’dan yola çıktım.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJibxbXrxDI/AAAAAAAAAf4/GfKLRdtF_3c/s1600/To+phd+or+not.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 402px; height: 181px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJibxbXrxDI/AAAAAAAAAf4/GfKLRdtF_3c/s320/To+phd+or+not.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519332616805532722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Barselona’da eylül ayı demek oturma izni yenilemek için evrak toplamak,&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; evrak toplama süreci son dakikaya kalınca doktora koordinatöründen okkalı ayar yemek (bu sene gecenin 1inde gönderilen bir maille aldığım bu ayarı, geçen sene daha ağır şartlarda almıştım. Gelecek sene alacağım ayar artık bünye alışkanlığından dolayı etki yapmayacak inanıyorum) bu evr&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;akları teslim etmek için saatlerce sıralarda beklemek ve elzem giderler yüzünden bol bol para harcamak demek.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Bu eylül ayının hiç şüphesiz en büyük sürprizi doktora harçlarının %250 ye varan bir oranda artmış olmasıydı. Beni beklemediğim bir anda vurduğu için biraz sarsılmadım dersem yalan olur. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Geçen sene senelik 178 euro verdiğimiz programa bu sen&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;e 504 euro verecek olmamın bana dokunmasının öncelikli sebebi bu fiyat artışından sadece yabancı öğrencilerin etkilendiğini sanmamdı. Ama yanılmışım. Tüm doktora öğrencileri için fiyat aynı oranda artmış, herkes standart olarak senelik 504 eu ödemeye mahkûm edilmiş. Bu kızgınlığımı biraz azaltmış olsa da şunu sorgulamama engel olamadı: Biz bu 504 eu’yu neden veriyoruz?&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Okuldan ne ders alabiliyoruz ne de adam gibi seminer düzenleniyor. Geçen sene 2 dönemde sadece 3 günlük bir makale bulmaya yönelik bir seminer verildi ki, eh ben bunu nerdeyse &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;5 senedir biliyordum zaten dediydim. Bu dönem de bugün öğrendiğime göre niteliksel veri analizi programı olan ATLAS-Ti konulu bir seminerimiz olacakmış. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;İyi de ben daha niteliksel araştırma metodolojisini içselleştirmeden bu programı öğrenince ne kadar başarılı olurum ki? Demem o ki öğrenciye sormuyorlar neyiniz eksik. Oysaki bir sorsalar, şu an bölümümde doktora yapan 9 dönem arkadaşıma bir dokunup bin ah işitecekler.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; Bu &lt;a href="http://www.ond.vlaanderen.be/hogeronderwijs/bologna/"&gt;Bolonya Süreci &lt;/a&gt;geldi, hem mertlik bozuldu, hem harçlar kendini aştı hem de program kalitesi düş(müş).&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; –Müş diyorum çünkü duyumlarım bu yönde. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJicSgBETaI/AAAAAAAAAgA/ooogTjIx90o/s1600/bologna.png"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 234px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJicSgBETaI/AAAAAAAAAgA/ooogTjIx90o/s320/bologna.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519333184988532130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Doktora programlarının birçoğu Master Entegreli (2+3 sene) olduğu için doktora sırasında sadece araştırma yapıyorsunuz. Mesela Türkiye’de doktora öğrencilerinin korkusu olan bir “yeterlilik” kavramı burada Bolonya ile birlikte ortadan kalkmış durumda (ben master yaparken buna eş değer olan bir DEA vardı.) &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Bolonya süreci geldi de ne oldu? Valla, öğrenciler zarar gördü orası kesin. Böl&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;ümler hala ağır adaptasyon sorunları yaşıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; Avrupa Birliği Ülkeleri arasında denklik sağlayacağız diye kaliteyi de çıta&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;yı da düşürdüler. Bir de hala aralarındaki işlevsel farkı keşfedemediğim iki tip doktora var burada. İlki Doctorat Propi, yani doktor ünvanınızı üniversitenin verdiği, ikincisi &lt;a href="http://www.uab.es/servlet/Satellite/postgrau/doctorats/mencio-de-doctor-europeu-1096481915601.html"&gt;Doctorat Europeu&lt;/a&gt;, bu da Avrupa Doktora ünvanına denk geliyor. 2.sini alabilmek için tezininiz AB’nin resmi 2 diliyle yazmanız, en az 3 ay araştırma yapmak için bir AB ülkesine gitmeniz ve tez savunmanızda AB üyesi bir ülkede çalışan bir hocanın bulunması gerek. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Bu Avrupa Doktorası’na kimler nasıl kabul ediliyor bunu keşfedemedim, hocalar da bilgi vermedi.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; Sadece bu ünvanı almak için neler yapılması gerektiğini biliyoruz. Ayrıca ikinci çelişki şu k&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;i, &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;İspanyol bir üniversiteden alınan Doktor ünvanı, Bolonya süreciyle birlikte, her türlü AB’de geçerli sayılmak zorunda. Bu durumda neden daha da kasıp AB Doktoru ünvanı almak gerekir buna da bir cevap veremiyorum. Tek bildiğim iki diploma arasında 30 euroluk bir fark olduğu…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Dün doktora maratonumun ilk engeli olan 1. Komisyon sunumunu yaptım. Sunum öncesi tez önerimi sağ olsun 3 hoca okudu, gecikmeli de olsa geri bildirimlerini verdiler. Ben son dakika insanı olarak her şeyi ancak bir gece önce sabaha karşı bitirdim. Tez önerimi 10 dakika içi&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;nde sunmak zorunda olduğum için anlatacaklarımı kısaltmak ve bunu yapmadan önce de her şeyi İngilizceden İspanyolcaya çevirmek ciddi bir vakit kaybına ve ekstra strese neden oldu. 5 saatlik uyku ile girdiğim komisyonun ilk sunumu bana aitti. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Sunum yapan 9 kişi içinde araştırma grubundan bağımsız (toplam da 4 araştırma grubu var) &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;araştırma projesi yürüten ben olduğum için en alakasız konu da benimkiydi. Sunumlar genelde öğretmen, öğrenci, aile kimlikleri ve öğrenme süreci ya da akran eğitimi ile ilgiliydi. Sunum öncesi kafamda birçok soru vardı. Acaba araştırma sorularını doğru formüle etmiş miyimdir? Hedef ve amaçların yazımında kullandığım kelimeler &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;uygun mudur? Gibi… Projemle ilgili geri bildirim veren 3 hoca da bu konular üzerinde bir şey söylememişlerdi. &lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJicvZZJAaI/AAAAAAAAAgI/I3ZZwokQVLE/s1600/lived+experience.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 308px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJicvZZJAaI/AAAAAAAAAgI/I3ZZwokQVLE/s320/lived+experience.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519333681426661794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Daha önce itiraf etmiş miydim hatırlamıyorum ama yeri gelmişken söyleyeyim, en zayıf halkam metodoloji. Türkiye’de psikoloji ve eğitim alanında hem hala pek bilim sayılmamasından hem de bu alanda etkin bilgi ve beceriye sahip hocanın çok az olmasından dolayı niteliksel araştırmalarla verilen eğitimin (ki verilen eğitim sadece tanım yapmaktan ibarettir. Hadi diyelim lisansta göstermediler. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Ben Yıldız Teknik’te yüksek lisansa başlarken artık niteliksel araştırma da öğreniriz hayali kurarken derslerin başlamasıyla birlikte uğradığım hayal kırıklığını kelimelerle ifade edemem. Hele bir de bu hayal kırıklığının üzerine danışmanımın, boşuna hayal kurma Türkiye’de bu işi yapan hoca sayısı bir eldeki parmak sayısını geçmez, burada da olmadığı için kısaca havada bulut sen niteliksel deseni öğrenmeyi unut dediydi.) kurbanı olarak sadece niceliksel araştırma yapma becerileriyle mezun oldum. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Ama gelin görün ki İspanya’da özellikle eğitim ile ilgili alanlarda da tam tersi bir şekilde niceliksel araştırma yapanlara iyi gözle bakılmıyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt; Master sırasında aldığımız metodoloji dersi de paradigmalar ve triangulation (üçgenleme) üzerinde uçuştuğu için niteliksel desenlerle ilgili öğrendiklerim sadece fikir düzeyinde kaldı. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Eh doktora tezinde de en önemli konu araştırma deseni ve metodoloji olduğu için de ben de paçalar tutuştu tabii. &lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJidEtLstPI/AAAAAAAAAgQ/ZmvgDT7UgZk/s1600/critical+thinking.jpeg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 315px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJidEtLstPI/AAAAAAAAAgQ/ZmvgDT7UgZk/s320/critical+thinking.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519334047516243186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Tekrar sunum ortamına geri dönmem gerekirse, dikkatleri çeken ilk şey sunum yapacak öğrencilerin farklı kültürlerden gelmesinden dolayı sunumların farklı dillerde yapılmasıydı: 3 Katalan Katalanca, 3 Şilili Şili Aksanlı İspanyolca, 1 Meksikalı Meksika Aksanlı İspanyolca, 1 Brezilyalı Brezilya Aksanlı İspanyolca ben de Türkçe (ki aslında benim İspanyolcamı Fransızca Aksanlılarınkine benzetiyorlar) Aksanlı İspanyolca sunduk. Aldığım geri bildirimlerden ilki bir dahaki sefere sunumumu İngilizce yapmam gerektiği oldu. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Gelecek sefere 3 dilli bir komisyon olacak demek oluyor bu. İngilizce yapacak olmak yükümü biraz hafifletecek, çünkü yazılı çalışmalarımın hepsi İngilizce ve ben bunları İspanyolcaya çevirirken hayli vakit harcamak zorunda kaldım. Hatta itiraf ediyorum, bir ara pes ettim ve google translate’e kendimi emanet ettim. Ve fark ettim ki google translate tahminimden daha iyi tercümeler yapıyor…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Geleyim şimdi sunumda kendimi aptal gibi hissettiğim dakikalara. Komisyon başkanı (bana ayar vermekle ün yapan hoca olan &lt;a href="http://www.sinte.es/carlesmonereo/?lang=es"&gt;Carles Monereo&lt;/a&gt; sunumum sırasında 10 dakikayı aşmayayım diye, şunu atla, buraya geç gibi komutlar vererek kaygı düzeyimi arttırdıktan sonra, niteliksel araştırmalarda hipotez yazılmadığını hatırlattı. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: times new roman;font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJieTNkswKI/AAAAAAAAAgg/MZ7qDCYe6iY/s1600/references.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 231px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJieTNkswKI/AAAAAAAAAgg/MZ7qDCYe6iY/s320/references.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519335396240834722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Ve işte o an suratım kırmızıya döndü mü bilmiyorum ama, “Ben bunu nasıl atlarım yaa” dedim kendi kendime, sonra da “off oysaki 3 hoca projemi okumuştu, biri de mi uyarmaz kardeşim niteliksel çalışmaya hipotez yazılmaz” diye içimde bir minik çapta bir öfke belirdi. Bu olay sayesinde artık unutmam niteliksel ve niceliksel araştırmalardaki en büyük farkı: Neden sonuç ilişkisine bakılmadığı için niteliksel çalışmalarda hipotez öne SÜRÜLEMEZ! En azından hedef ve amaçları doğru yazmışım ki uygun bulundular. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Yapılan diğer sunumların birçoğundan bir şey anlamamış olmakla beraber, bir araştırma önerisinde 700 kişinin denek olarak yer alacak olması, of bu kadar veriyle nasıl başa çıkılır düşüncesiyle beni gerdi. Diğer bir sunumda da Katalan bir doktor adayının daha doğru düzgün araştırma sorusu ve hedef-amaç belirlemeden verilerini toplayıp araştırma felsefesine ve metojolojisine çelişen bir yöntem izlediğine şahit olduk. 3 saat süren komisyon sonrasında herkesin ortak şikayeti danışmanların ne kadar başarısız oldukları ve metodoloji üzerine bir seminere ihtiyaç duyulduğuydu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Yine uzattım lafı kusura bakmayın. Ama bu doktora süreci hakkında ne yazsam yetmiyor yaşadıklarımı dile getirmeme. Yazımı sonlandırırken senelerdir yüksek lisansını bitiremeyen ve halen okutman olarak çalışan sevdiğim bir arkadaşımla yaptığımız kısa sohbete kendisinin affına sığınarak yer vermek istiyorum (yazılanlar 1-1 kelimeler değildir ama ana fikir aynıdır).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: times new roman; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;Arkadaşım (A) Ben (B)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;A: Şu master tezini yazarken içim sıkılıyor, ekran başında saatler geçiremiyorum. Motivasyonum kalmadı. Ne tavsiye edersin?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;B: Bir şey tavsiye edemem. (iç sesim: Kelin ilacı olsa kendi başına sürerdi)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;A: Sence kişiliğim doktora yapmaya uygun mu?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;B: Bence değil. Sen bir şeye odaklanamıyorsun, hep dağılıyorsun. Ayrıca bünyen zayıf, doktora sürecinde sağlık ciddi zarar görüyor. Bence sağlık önce gelir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;A: Haklısın Canım. Peki doktora yapmamız için neden bu kadar baskı yapıyorlar?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;B: Valla bana kimse baskı yapmıyor. Ben konumu sevdiğim için doktora yapıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;A: Peki sence ne yapmalıyım?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;B: Herkes doktora yapacak diye bir şey yok. Doktora yapmak demek iyi bir araştırmacı olmak demek. Sen eğer araştırmacı olamıyorsan, en iyisinden uygulamacı olmaya hedeflenmelisin. Alanında çok iyi bir uygulamacı olup yeniliklere imza atabilirsin, yine çok güzel noktalara gelebilirsin. Doktora yapmamak yolun sonu olmadığı gibi Doktora bitince de yapılacaklar bitmiyor. Çok çalışmak lazım her türlü…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;Herkese çok verimli bir akademik yıl dilerim… Bu seneki imkansız görevim 2011 Eylül Ayına kadar Hem Pilot Projemi bitirmek hem de 3 etapta gerçekleşecek alan çalışmamı bitirmek. &lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: times new roman;font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJidwQo_NHI/AAAAAAAAAgY/deBorpDxHb4/s1600/life+plan+vs+reality.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 181px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJidwQo_NHI/AAAAAAAAAgY/deBorpDxHb4/s320/life+plan+vs+reality.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519334795768706162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;Bakalım bu sefer papaz pilav yiyecek, İspanya'da işler yolunda gidecek mi? Ben inanmıyorum gerçi ama hadi neyse...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" lang="TR"&gt;Durmak yok! Çalışmaya ve Üretmeye Devam!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: times new roman; text-align: justify;" class="MsoNoSpacing"&gt;Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-4'ü okumak için &lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2011/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-4.html"&gt;tıklayın&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-9140306013842574856?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/9140306013842574856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-3.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/9140306013842574856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/9140306013842574856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-3.html' title='Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-3'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TJibxbXrxDI/AAAAAAAAAf4/GfKLRdtF_3c/s72-c/To+phd+or+not.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-6407930904008953765</id><published>2010-09-01T20:14:00.008+02:00</published><updated>2010-09-01T20:29:23.804+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mevlana'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içsel yolculuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nigel Watts'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sufizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kosmos'/><title type='text'>Sufizm: İçsel Yolculuğun Psikolojik Boyutları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İtiraf ediyorum, bazen popüler kültürün kurbanı olabiliyorum. Elif Şafak’ın Aşk kitabını daha kitapçı raflarında yer almaya başladığı ilk günlerde alıp bir solukta okuduktan sonra bu sufi-sufilik kavramına kafayı taktım. Aslında kitabı okumamdan yaklaşık bir sene önce Barselona’da Katalan bir uzmanın &lt;a href="http://www.caub.org/"&gt;UNESCO Dostları Derneği&lt;/a&gt;’nde&lt;cite&gt;&lt;/cite&gt; verdiği “Türkiye’de Sufizm” başlıklı bir konuşmaya katılmıştım. Bu konuşmadan önce Sufizm’i (nedense) Mevlevilik kelimesinin İngilizce karşılığı olarak düşünürdüm hep. Bu konuşma sırasında öğrenmiştim ki meğerse Sufizm, tüm tarikatları içine alan bir şemsiye kavram, İslam’ın dini yönündense ruhani yönünü vurgulayan bir terimmiş. Hatta bu konuşma sırasında Türkiye’deki tarikatların bazılarının Arap, bazılarının Türk menşeili olduğunu öğrenmiştim. Recep Tayyip Erdoğan’ı da &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nak%C5%9Fibendilik"&gt;Nakşibendi&lt;/a&gt; tarikatının bir üyesi olarak tanımlamıştı bu konuşmacı ki, o zamana kadar bununla ilgili bir şey duyduğumu hatırlamıyorum. Bu konuşma sırasında tuttuğum notlar yanımda olmadığı için daha fazla detaya girmeyeceğim. Katalan bir uzmandan Türkiye’deki Sufizm’i dinletikten sonra merak katsayım artmıştı. Bunun üstüne bir de Aşk’ı okurken kendimi daha iyi hissederken bulmuştum. Merak ve iyi hissetme birleşince geçtim online kitapçımın sayfasının başına, konuyla ilgili bulabildiğim tüm kitapları alışveriş sepetime ekledim bir çırpıda. Bu yazımda, bu kitaplar arasından okuduğum bir kaçının aktardığı bilgilerden, düşüncelerden psikoloji ile bağlantılı olan kısımlarında alıntılar yapacağım.   &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Psikoloji ile ilgili alıntılara başlamadan önce aklıma takılan bir soruyu siz okurlarımla paylaşmak istiyorum. Belki cevabı bileniniz vardır. Elif Şafak’ın Aşk’ını okuduktan hemen sonra Nigel Watts’ın &lt;a href="http://www.birazoku.com/mevlanada-sevginin-yolu/"&gt;Mevlana’da Sevginin Yolu &lt;/a&gt;(ing: The Way of Love) okudum.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZRKzK0II/AAAAAAAAAfI/pNw7Oc6TfRU/s1600/mevlanadan+sevginin+yolu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 293px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZRKzK0II/AAAAAAAAAfI/pNw7Oc6TfRU/s320/mevlanadan+sevginin+yolu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512011514183864450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Belki kitabın İngilizcesini okuduğumdandır, yoğun bir tat alamadım. İçinde anlatılan felsefeyi içimde hissedemedim. Ancak şunu fark ettim ki kurgusal bir hikaye anlatan bu kitapla Aşk baya benzeşmekte. Detaylı araştırma yapmaya fırsatım olmadı (sanırım Şems’in hayatını araştırmam lazım cevaplara ulaşabilmek için) ancak merakımı da bastıramadım. Acaba Elif Şafak Nigel Watts’ın bu kitabından etkilenmiş olabilir mi? Yoksa iki kitap da ortak gerçekler üzerinden mi hikâyeleri kurgulamışlar? &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu kitapta altını çizdiğim birkaç satırı da sizlerle paylaşmadan geçmek istemiyorum:&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“I want to want to be in the world. This is my place, and my burden-help me bear it.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Muhammad was stil looking for God, never satisfied to rest in his knowledge. Beyazid was lost in God. He thought he had arrived, but there is no arriving.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Though love fort he master is true loveö it is only a beginning. Surrender to another person is not a great achievement-it is a little more than a dog feels for its owner.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Remain silent as long as you desire to teach.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sufizm ile ilgili kitap seçerken yabancı yazarların yazdıklarına öncelik vermeye karar verdim. Bir tarikat üyesi olarak öne çıkmamış, işin dini boyutundansa felsefi ve psikolojik boyutlarını vurguladığını düşündüğüm kitaplardan başladım. Yoksa piyasada bir çok kitap var konuyla ilgili, ve ünlü Türk hocaları tarafından yazılmış. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Kurgusal hikayeler sonrasında konuyla ilgili okuduğum ilk kitap Stuart Litvak tarafından kaleme alınmış &lt;a href="http://www.gizliilimler.tr.gg/Sufizm-ve-Bilgelik-Aray%26%23305%3B%26%23351%3B%26%23305%3Bnda-Tasavvuf-Yolu.htm"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;sufizm&gt; Bilgelik arayışında tasavvuf yolu&lt;/sufizm&gt;&lt;/i&gt;&lt;/a&gt; ismini taşıyordu.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZhUqBP0I/AAAAAAAAAfQ/0WqPdMMDHSI/s1600/sufizm.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 172px; height: 293px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZhUqBP0I/AAAAAAAAAfQ/0WqPdMMDHSI/s320/sufizm.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512011791707750210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu kitabın bana kazandırdığı (veya tanıttığı mı demeliyim bilemedim) en önemli şey &lt;a href="http://www.idriesshah.com/"&gt;İdries Shah&lt;/a&gt; oldu. Bu büyük Sufi düşünürün henüz bir kitabını okuyamamış olsam da (kütüphanemde yerlerini aldılar, sıralarını bekliyorlar) okuduğum iki kitapta aktarılan alıntılarla ve hikayeler (Nasrettin Hoca) aracılığıyla sufi felsefesini aktarmasıyla kalbimi kazandı diyebilirim. Umarım yakın bir gelecekte onun kitaplarıyla ilgili detaylı bir yazı yazma fırsatım olur. Sufi yoluyla öğrenmeyi öğrenmek ve Benlik ile ilgili dikkat çekici eserlerinden herkesin faydalanabileceğini düşünüyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Stuart Litvak kitabında insan zihnine yerleşmiş kalıplardan, şartlanmalardan bahsettikten sonra sufilerin zihinlerinin ötesindeki gerçeklere ulaşmaları gerektiğinden bahseder.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ebu Said’den alıntıladığı bir sözde bunu görebiliriz: “Bir Sufi olmak kafandakileri-hayal edilen gerçeği, peşin hükümleri, şartlanmaları-bir yana koymak ve başına gelebileceklerle yüzleşmektir…” Toplumsal etki ile ilgili olarak da şunu söyler: “…, bizler karşılıklı rızayla ‘normal’ olarak belirlediğimiz büyük bir anormallik çağında yaşıyoruz. Bir bilgi yoluna girmeden önce, arayış içinde olan kişinin hem kendi içindeki hem de çevresindeki bu aldanış halini açıkça anlaması önemlidir.” Sufi olmak demek sürekli çabalamak demektir: “Eğer uzaktaki nokta onu görebileceğiniz fakat ona ulaşamayacağınız kadar gizlenmişse iki nokta arasındaki en kısa yol düz bir çizgi değildir.” Sufilere göre bizim gerçekliğimiz kültürel olarak biçimlenmiş, bir şekilde kişiler ya da toplum tarafından uydurulmuş gerçekliktir. “Bu ‘resmi’ gerçeklikle bir arada var olan bir başka gerçeklik-HAKİKAT- vardır” İşte Sufi, bu gerçekliğe ulaşmak için çaba harcar. Kitapta öğretmen-öğrenci (mürşit-mürit) ilişkisinin özellikleri ve öğrenme sürecinde öğrencinin öğrenmeye hazır oluşluğu detaylandırılmıştır. Kitabın Sufi Yol isimli bölümü sanki Sufiliğin Öğrenme Psikolojisi kuramlarını aktarıyor gibidir. “İlk safhalarda öğrencinin şüphelerinin önüne geçilmez, çünkü bu şüpheler daha sonraki öğrenim için doğru bir motivasyon ve daha iyi bir temel sağlayabilir.” “Sufizm şu vecizeye tutunur, ‘Dünyada ol, ama dünyalı olma’. “… Dünyada olmak fakat dünyalı olmamak aynı zamanda dünyada işlev görebileceğinizi fakat ona bağlı olmadığınızı ifade eder.” Sufi yolunda ilerleyen öğrencilerin neden rehberliğe (yani bir rehbere-öğretmene-mürşide) ihtiyaç duyduğu ile ilgili şunlar söylenir: “İnsanın düşünme modeli ruh halinin değişimlerine ve başkalaşımlarına dayanan sıradan bir modeldir. … İnsanın algılamaları yanlıştır, çünkü öznel ve görecelidirler. … İnsanın olağan halinin çok ötesinde zihin âlemleri vardır. Bu ileri düzeydeki âlemler şimdiki haliyle beynin diline tam olarak çevrilemez. Bu sınırlamalar yüzünden, insanın daha çok bilenlerin rehberliğine ihtiyacı vardır.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu yazıyı yazmama sebep olan esas kitap ünlü psikiyatrist &lt;a href="http://www.kemalsayar.com/listeler.asp?i=k"&gt;Kemal Sayar&lt;/a&gt;’ın derlediği, Sufizm ile ilgilenen yabancı psikiyatrist ve bilim adamlarının yazılarından oluşan &lt;i style=""&gt;Sufi&lt;/i&gt; &lt;i style=""&gt;Psikolojisi Bilgeliğin Ruhu, Ruhun Bilgeliği&lt;/i&gt; adlı kitap. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZzblcYGI/AAAAAAAAAfY/-mWiGl4bmxI/s1600/sufii+psi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 151px; height: 217px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZzblcYGI/AAAAAAAAAfY/-mWiGl4bmxI/s320/sufii+psi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512012102805250146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu kitabı okurken tahminimden fazla güçlük çektim. İlk bölümler Sufiliğin teorisini, çıkılan içsel yolculuk sırasında geçilmesi gereken yedi aşamayı ve bunlara tekabül eden benlikler uzun uzadıya anlatılıyor. Eğer kitabı alır da okumaya başlarsanız, anlamadım bunları diye sıkılıp elinizden bırakmayın. Nitekim ilerleyen bölümlerde bu kavramlar tekrar tekrar ele alındığı için bir noktadan sonra anlaşılmaya başlanıyorlar. Kitabın bir negatif yanı da farklı yazarların makalelerinden derlenmiş olduğu için hem tekrarlar fazla hem de geçişlerde arada kopukluklar oluyor. Yine de kitabın üç bölümü bence sufiliğe merak duyan psikolog ve psikoterapistler tarafından okunmalı. Bu bölümlerin isimleri sırasıyla: Tasavvuf ve Psikiyatri, Aşkın İşlev ve Psikoterapi: Bir Sufi Perspektifi, Sufi Uygulamaları ve Bireyleşme Yolu Arasındaki Bazı Paralellikler. Bu kitaptan alıntı yapmaya başlarsam yazacaklarım bir blog yazısına sığmaz. Ama özetle şunu diyebilirim ki Jung’a karşı olan ön yargılarımı yıkmamda bu kitap bir öncü oldu (aşırı derecede metafizik uğraşları olduğunu düşündüğüm için Jung’u sevmezken, Jung terapisiyle Sufi terapisi arasında yapılan karşılaştırma sonucunda denemeye değer bir terapi yaklaşımı olduğuna karar verdim). Bu kitap sayesinde cemaat liderleri olan kişilerin insanlar üzerinde nasıl o kadar etkili olabildiklerini de kavrayabildiğimi düşünüyorum. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Konuyla ilgili yaptığım okumalar sonrasında fark ettiğim diğer bir şey ise yoga, zen budizmi ve sufizmin felsefi boyutta birçok benzerlik barındırdıklarıydı. Henüz detaylı bir karşılaştırma yapacak kadar okuma yapmadım. Sufizm ile okuma yaptıkça, okuduklarımın içsel dünyama yerleşebilmesi için daha çok okuma yapmam gerektiğini hissediyorum. Sufizm, kişinin kendini hazır hissettiğinde çıktığı, meşakkatli bir içsel yolculuktur. Bu yolculukla insan delilik ile alimlik arası bir çizgide yolculuk eder. Yolculuğa çıkmak için güvenilir bir rehber bulmak ön koşuldur. Siz de eğer bu yolculuğa çıkmaya hazırlananlardan biriyseniz ve bu yazımda size biraz da olsa fikir verebildiysem ne mutlu bana. Her şeyin maddi hesaplaşmalarla yürüdüğü günümüzde, manevi değerlere sahip çıkmak, içsel mutluluğa erişebilek dileğiyle…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu yazımı Mevlana’nın&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;a href="http://http//www.amazon.com/Rumi-Whispers-Beloved-Maryam-Mafi/dp/0722539819"&gt;Whispers of the Beloved&lt;/a&gt; &lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;adlı kitabından bir dörtlüğüyle kapatmak istiyorum. Herkese birlik ve beraberlik duygusunu yoğun olarak yaşadıkları, mutlu Ramazan Bayramı diliyorum…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Peaceful&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;is the one&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;who’s not concerned&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;with having more or less.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;unbound by name and fame&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;he is free from sorrow&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;from the world&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;and mostly from &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;himself.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Son Not: Sufizm ile ilgileniyorsanız, Kosmos isimli filmi dikkatle izlemenizi tavsiye ediyorum. Sufi söylemleri kullanan bir yabancının, küçük bir toplum içersinde nasıl yaşadığı çok güzel yansıtılmış. Bu filmdeki Battal Kosmos karakteri, delilik ile alimlik arasındaki çizgide yolculuk eden bir Sufi'nin güzel bir örneği...&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;object width="400" height="300"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1996625"&gt;&lt;embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1996625" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.izlesene.com/video/sinema-kosmos-fragman/1996625" target="_blank" title="kosmos fragman"&gt;kosmos fragman&lt;/a&gt; | &lt;a href="http://www.izlesene.com" target="_blank" title="izlesene"&gt;izlesene.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-6407930904008953765?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/6407930904008953765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/sufizm-icsel-yolculugun-psikolojik.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6407930904008953765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6407930904008953765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/sufizm-icsel-yolculugun-psikolojik.html' title='Sufizm: İçsel Yolculuğun Psikolojik Boyutları'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TH6ZRKzK0II/AAAAAAAAAfI/pNw7Oc6TfRU/s72-c/mevlanadan+sevginin+yolu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-1328219249710500851</id><published>2010-08-12T21:53:00.008+02:00</published><updated>2010-08-12T22:22:12.814+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çok Kültürlülük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Art Brut Müzesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Montrö'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İsviçre Seyahat Notları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İsviçre'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Smoke On The Water'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cenevre'/><title type='text'>İnek+Çikolata+Alp Dağları Eşit Değildir İsviçre</title><content type='html'>Madem herkes yaz tatilinde ben de bloğumun konseptinin biraz dışına çıkarak geçen hafta 5 gün geçirdiğim Cenevre-Lozan-Montrö yani İsviçre’nin Fransız bölgesinde dikkatimi çekip akıl defterime kaydettiğim şeyleri yazmaya karar verdim bu yazımda. &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Beni tanıyanlar bilirler, seyahat etmeyi severim. Gezerken bol bol fotoğraf çekerim. Mümkün olduğunca hostel veya otellere para vermek yerine yerel insanların evinde kalmaya çalışırım ve keşfetmeye çıktığım yerlerin genelde turistik olmayan yüzlerini ararım. Gezerken biraz tembel turist kıvamındayımdır bir yandan. Sabahın köründe uyanmaları sevmem, güzel bir park gördüm mü orada mola vermeden edemem. Molalarımda genelde kulağımda müzik, elimde akıl defterim, etrafıma bakar kısa notlar alırım. Aldığım bu notları genelde kimseyle paylaşmam. Gezi yazıları yazmam. Şuraya gittim, bunu gördüm, bunu yedim, şu şu kadar liraydı gibi yazıları okuduğumda hep turistik bir tat alırım hoşuma gitmez. O yüzden bu yazımdan böyle bir tat almayı düşünüyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar yer gezdim ama hiçbir yazı paylaşmadım (bir tek Portekiz hariçtir ki Lizbon’daki yaşamım boyunca bir &lt;a href="http://portugalisoydum.blogspot.com/"&gt;blog&lt;/a&gt; yazmıştım ileride orada yaşayacak öğrencilere yol göstersin diye). Peki neden İsviçre ile ilgili yazıyorsun diye aklınıza bir soru düşebilir. Bu sorunuzun cevabı olarak İsviçre’nin çok kültürlülüğü ile enteresan dinamikleri içinde barındırması ve Avrupa’nın en nötr görünen ülkesi olarak dikkatimi çekmesi diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının bundan sonrası kısa notlar halinde… Herhangi bir kronolojik sıra veya mantık sırası yok o yüzden kopukluk olabilir. İdare edin… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-İsviçre Fransızı olan arkadaşıma çok dillilik meselesini ve Almanca bilip bilmediğini sordum (bilmeyenler için İsviçre’de 4 tane resmi dil var ve %40 küsürlerde bir oranlar çoğunluk Almanca konuşuyor). “Burası Fransız, Almancayı okulda öğrendiğim kadar biliyorum ama konuşmuyorum. İngilizcem, Almancamdan daha iyi. İsviçreli Alman ve Fransızlar İsviçre dışında canciğer iken İsviçre sınırları içinde hep bir çekememezlik vardır aramızda” dedi. Fransa’ya göre İsviçreli Fransızların İngilizceleri gayet iyi. Sorunsuz iletişim kurulabiliyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- İsviçre’de bana Türkiye’yi hatırlatan ilk-belki de tek- şey Migros’du. Migros’un süpermarketten öte bir banka bile olabildiğini gördüm Cenevre’de. Migros demişken orada geçen bir anımı da bu arada sizinle paylaşayım. Alışveriş yaptıktan sonra kasada ödeme sıram gelmişti. Kasiyer tutarı söyledikten sonra ben ısrarla plastik poşet istedim. Kız Fransızca bir şeyler söylüyor ancak tek kelime anlamıyorum. Ben ise ısrarla, bak parası neyse vericem, plastik poşetleri görüyorum ki önümdeki adama da verdin. Bana neden vermiyorsun diye sorarken arkamdaki amca kırık İngilizcesiyle “yasak, yasak” dedi. Ben de pes edip 2 kağıt torbaya 0.60 CHF bayıldım. Ama merakımı gideremediğim için yine İsviçreli Fransız arkadaşıma sordum. “Migros plastik poşeti sadece balık vb, ya da dondurulmuş şeyler alanlara veriyor. Onun dışında plastik poşet vermeme politikası var. Bir dahaki sefere Coop’tan alışveriş edersen ordan istediğin kadar poşet alabilirsin” dedi. Ben de onu dinledim, Coop’tan yaptım sonraki alışverişlerimi… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Süpermarket demişken, İsviçre’de hayat cidden çok pahalı. Mümkünse cebinizde paranız olmadan, öğrenci bütçesiyle gezmeye çıkmayın. Cenevre’de adım başı bir lüks araba karşınıza çıkıyor. Ben gördüğüm marka/model arabaların listesini tutamadım, o derece. Ama en beğendiğimin fotosunu çektim.&lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 242px; DISPLAY: block; HEIGHT: 177px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504616701764495010" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TGRTub1a5qI/AAAAAAAAAeg/EbN3EnkBlQ0/s320/suisse+136.jpg" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;- Lüks araba demişken. Bu gözlemimi de İsviçreli Fransız olan arkadaşıma aktardığımda şöyle bir yanıt verdi: “İsviçre’de herkesin çok parası yok. Ama genel olarak durum iyi. O gördüğün lüks arabaların çoğu turistlerin. Cenevre plakası da olsa genelde sadece yazlarını göl kenarında geçiren zenginlerin arabalarını görmüşsündür sen.” &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Bana ev sahipliği yapan Türk arkadaşım ve onun Rus sevgilisine Cenevre’de tehlikeli olabilecek, oradan uzak dur diyebilecekleri bir yer var mı diye sorduğumda. Bana Les Paquis bölgesinin ara sokaklarının ikisinin Amsterdam’ın Red Light’ı gibi olduğunu ama oraya zaten yolumun düşme olasılığının az olduğunu o yüzden endişelenmemem gerektiğini söylediler. Bunun üzerine ertesi gün lonely planet’in tavsiye ettiği döviz bürosunu ararken bir de baktım ki bu iki sokağın tam göbeğine düşmüşüm. Hatta Cenevre’de duyduğum ilk Türkçe kelimeler o sokakların birinin başında olan bir dönercinin girişinde oturan 2 adamdan çıkıyordu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Cenevre’nin Les Paquis bölgesi bende oranın göçmen semti izlenimini yarattı. Barcelona’nın Raval’ini hatırlattı ki, burada Pakistanlılara Paquis denir ve &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/El_Raval"&gt;Raval’de&lt;/a&gt; bol miktarda bulunur. Böylece Cenevre ile Barselona’nın da benzeyen noktasını keşfetmiş oldum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Barselona’da herkes beni Fransız zannederken, Cenevre’de Fransızca anlamamamdan olsa gerek beni genelde İtalyan sandılar. Ben ise Fransızca duydukça kendimi Çinli gibi hissettim (Türkçe’de Fransız Kalmak, Fransız Olmak deyimi, Katalanca’da Çinli olmak, Çinli kalmak olarak geçiyor.). Bir mağazada çalışan Rus tezgâhtar ise beni Rus sandı ki bunun nedenini hala anlayabilmiş değilim. Bugüne kadar Türkiye’de Moldovyalılara ve İrlandalılara, Barcelona’da Fransızlara, İsviçre’de İtalyanlara ve Ruslara benzetildikten sonra ara sıra bir kimlik karmaşası yaşamıyor değilim. En iyisi kendimi dünya vatandaşı olarak tanımlamak sanırım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Barselona’da MontJuic Kalesinde Açıkhava sinemasına gitmeye niyetlenip gidememiştik, kısmet Cenevre’de göl kenarında Açıkhava sinemasınaymış. Sean Penn’in &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0758758/"&gt;Into the Wild &lt;/a&gt;filmini pür dikkat izlerken kendimi tutamayıp, karanlığa rağmen akıl defterime notlar aldım. Bu filmi özellikle varoluşsal bunalım yaşayan ve içinde çekip gitmek, izini kaybettirmek isteyen insanların izlemesini tavsiye ediyorum. Film sırasında aldığım notlar ise İngilizce. &lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 293px; DISPLAY: block; HEIGHT: 211px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504620334715659026" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TGRXB5oeYxI/AAAAAAAAAe4/2nqMB8jM6NU/s320/suisse+068.jpg" /&gt;“Don’t ask me where I’m going. I’m going no where.”&lt;br /&gt;“Money makes people more cautious (or conscious)”&lt;br /&gt;“Some people feel like they don’t deserve love. “&lt;br /&gt;“The sea gives us an occasional chance to feel strong.”&lt;br /&gt;“I love you enough to bear not knowing.”&lt;br /&gt;“Happiness is real only when shared.”&lt;br /&gt;“When you forgive, you love.”&lt;br /&gt;“The core of spirit comes from new experience.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evinde beni misafir eden arkadaşımla Montrö ile ilgili konuşurken bana Deep &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=2WX_4FNoto4"&gt;Purple’ın Smoke on the water &lt;/a&gt;şarkısını burada yazdığını hatırlattı. Montrö’ye gittiğimde Cenevre Gölü üzerinde yine bir duman, bir pus vardı. Güneş ise bir ateşcesine etrafı yakıyordu. Bu manzarayı gördükten sonra bu şarkı daha bir anlamlı gelmeye başladı… &lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 261px; DISPLAY: block; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504619556916653042" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TGRWUoGva_I/AAAAAAAAAew/4T-06qyTdlY/s320/suisse+167.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-5 günlük gezi boyunca beni Montrö’deki manzaradan sonra en çok etkileyen yer Lozan’daki &lt;a href="http://www.artbrut.ch/indexda7a.html"&gt;Musee d’art brut&lt;/a&gt; oldu. Burası psikiyatri kliniğinde kalmış ya da hapishanede bir süre geçirmiş inanılmaz yaratıcı insanların eserlerini barındıran bir müze. Eserlerinin yanında hepsinin kısa hayat hikayeleri yazıyor. Özellikle psikolog ve psikiyatristlerin bu müzeyi atlamamalarını tavsiye ediyorum. Ben 2 saat geçirdim içerde. Ne yazık ki içerde fotoğraf çekilmiyordu. Bu müzeyle aldığım notlar yarım sayfayı geçer, o yüzden buraya notlarımın hepsini aktarmıyorum.&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 261px; DISPLAY: block; HEIGHT: 199px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504617648338241746" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TGRUliGMCNI/AAAAAAAAAeo/NtT5l2k21d0/s320/suisse+079.jpg" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Bu müzeyi gezerken dikkatimi bir aile çekti. Fransızca konuşan bu ailen anne-baba- 5-6 yaşlarında bir kız çocuğu ve maksimum 2 yaşında olan bir erkek çocuğundan oluşuyordu. Anne-baba çocuklardan ayrı bir halde müzeyi gezerken erkek çocuk huysuzlanmaya ve bağırmaya başladı, baba onu susturmak için ağzına ağır bir tokat atınca ben şaşırdım, çocuk da yaygarayı bastı. Bu tokatın üstüne afallamış bir halde, biraz uzakta duran ablasının yanına gitti usulca ve içindeki acısını bastırmak için ona sımsıkı sarıldı. Bu sahne görülmeye değer bir sahneydi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında notlarım burada bitmiyor ama ben yazımı burada bitiriyorum. Bu kadar anekdottan sonra, İsviçre’yi gördüğüm kadarıyla çok beğendiğimi, yazın yaşanabilineceğini ama kışın tercih edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Turist olarak ise 3 şehri sindirmek için 5 gün yeterli gelmedi bana. Bir daha ki sefere umarım Alman ve İtalyan bölgelerini de görmem mümkün olur da karşılaştırma yapma imkanım olur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın İstanbul’a gidiyorum. Bakalım oradan ne malzemeler çıkacak. Takipte kalın… &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-1328219249710500851?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/1328219249710500851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/08/inekcikolataalp-daglar-esit-degildir.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1328219249710500851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1328219249710500851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/08/inekcikolataalp-daglar-esit-degildir.html' title='İnek+Çikolata+Alp Dağları Eşit Değildir İsviçre'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TGRTub1a5qI/AAAAAAAAAeg/EbN3EnkBlQ0/s72-c/suisse+136.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-4529618996582545622</id><published>2010-07-25T15:14:00.013+02:00</published><updated>2010-07-25T15:48:47.866+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültürel farklılıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='informal eğitim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş zaman kavramı'/><title type='text'>Boş Zamanlar da Dolmalı, Ama Nasıl?</title><content type='html'>Tabii ki ne dershaneye giderek, ne etüdlere katılarak ne de test çözerek... Cevabı yazıyı okuyup Katalunya'da konuyla ilgili ne olup bittiği hakkında biraz fikriniz olduktan sonra kendiniz verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" equiv="Content-Type"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page WordSection1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:36.0pt; 	mso-footer-margin:36.0pt; 	mso-paper-source:0;} div.WordSection1 	{page:WordSection1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;3 haftadır hafta içi her gün, günde 5 saatimi alan bir kursa gidiyorum. Kursun adı “Monitors de temps de lleure”. Türkçeye tam olarak bir çevirisi yok ama sanırım boş zamanları değerlendirme gözetmenliği olarak tercüme etmek yanlış olmaz. Kursun ilk dersinin giriş konusuydu bu &lt;i&gt;boş zaman&lt;/i&gt; kavramı. Mesela Katalancası lleure olan kelimenin İspanyolcaya da tam tercümesi yokmuş, çünkü bu kavram İspanya’nın genelinde henüz keşfedilmemiş bir kavrammış. Çünkü benim boş zaman olarak tercüme ettiğim Temps de Lleure, aslında tam olarak boş zaman demek değil. Çocukların okul dışında kalan vakitlerini etkili bir şekilde değerlendirmelerine olanak veren, informal eğitim yöntemlerinin kullanıldığı, eğitimsel hedefleri olan, eğlenirken öğrendikleri bir zaman aralığı. Sanırım Türkiye’de bunun karşılığı yaz kampları olabilir. Ancak Katalunya’da bu &lt;i&gt;boş zaman&lt;/i&gt; kavramı okulda derslerin başlamasından önceki 1-2 saatlik zaman aralığına, öğle yemeği vaktinde yemekhanelere, okul sonrası aktivitelere, tatillerde organize edilen şehir içinde düzenlenen yatısız kamplara ve şehir dışında düzenlenen yatılı kamplara kadar yayılmış durumda. Türkiye’de çocukların akademik at yarışına sıkı çalışmalarla hazırlandığını düşünürsek, o kadar boş zamanlarının olmamasından dolayı bu &lt;i&gt;boş zaman&lt;/i&gt; kavramının içinin boş kalması çok doğal.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Burada bu iş çok ciddiye alınıyor. Bu nedenler 100 saati teorik, 150 saati staj ve staj sonrası yazılan bir proje sonrasında gözetmenlik sertifikası almaya hak kazanıyorsunuz. Sertifikayı Generalitat (ki bizdeki valiliğe tekabül ediyor biraz) verdiği için de her şey Katalanca. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Yaklaşık 3 senedir Katalunya’nın başkenti olan Barselona’da yaşıyorum ve ilk defa sadece Katalanların bulunduğu (ki sınıf 18 kişi) bir sınıftaki tek yabancıyım. Sınıfta 1 latin bile yok, Katalunya dışında doğup büyümüş 1 kişi bile yok. Günde 5 saat Katalanca dinlemek, üstüne üstlük bir de aktivitelere kırık Katalancamla katılmaya çalışacağım derken arada İspanyolcamı da unutuyorum ama yine de sınıftaki tek yabancı olmak bende değişik duygu halleri yaratıyor.&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 220px; DISPLAY: block; HEIGHT: 340px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497838037917938770" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw-kRK6tFI/AAAAAAAAAeU/Jhzuwhe7hPk/s320/DSC02570.JPG" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;                                                      İşte bu resimdeki benim. Güzel benzetmiş çizen arkadaşlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Mesela kursun 3. gününde, yarım saatlik arada herkes kurs binasının dışında kapının önünde çember halinde durmuş, bazıları bir şeyler yerken bazıları etrafa bakıyordu. Ama kimse tek kelime etmiyordu ve ben dayanamayıp, ya böyle grup gibi duruyorsunuz ama tek kelime etmiyorsunuz. Bu kültürel bir şey mi diye sorduğumda sadece yemek yiyen bir kişi: “ben yemek yediğim için konuşmuyorum” cevabını verdi, diğerlerinden hiç ses çıkmadı. Bu ortam Türkiye’de olacak, o dakikada ya dizi muhabbeti yapılırdı ya da Türkiye nasıl kurtulur planları üretilmeye başlanırdı kesin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Kursta üç hafta geçtikten sonra sanırım insanların da sempatisini biraz kazandığım için olsa gerek, ben yanlarındayken artık İspanyolcaya dönmeye başladılar. Ben de her ne kadar Katalanca konuşmak istesem de kilitlenip kaldığım için İspanyolca konuşmaya dönmeye başladım. Ama eğitimciler azimle Katalanca veriyor dersleri ve bazen (özellikle teknik konular, ör: sağlık dersi ile beslenme ve diyet etik) benim için ölümcül sıkıcı bir hal alıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu üç haftalık eğitim süreci boyunca en dikkat ettiğim konu çok kültürlülük ile ilgili içerik ve pratikte bununla yapılan uygulamak ve eğitimcilerin söylemleriydi. Sınıftaki tek yabancı, tek Hıristiyan olmayan ya da Hıristiyan bir kültürden gelmeyen bir kişi olduğum için şüphesiz diğerlerine göre farklı bir bakış açım vardı ve ben bunun ortamı zenginleştireceğini düşündüğüm için zaman zaman şeytanın avukatlığını da yaptım. &lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 316px; DISPLAY: block; HEIGHT: 186px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497836832823892930" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw9eH2G28I/AAAAAAAAAeM/7QM4B8vD4Hs/s320/DSC02565.JPG" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                          Plastik Sanatlar Dersindeyken...Çinli oyuncağımı yapmaktayım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Barış adlı, çatışma yönetimini kapsayan derste çok kültürlülükten ve kültürler arası çatışmalardan hiç bahsedilmemesi hayal kırıklığı yarattı. Pedagoji dersinde bu konu farklılıklara dikkat etme başlığı altında şöyle bir geçildi. Psikoloji dersinin bir kısmında kültürel farklılıklardansa özel eğitim ihtiyaçlarından ve fiziksel/mental özürlülükten bahsedildi. Kursun 3. Haftasında bu konuyu en derinlemesine ele alan ders sosyoloji oldu. Asimilasyon-Çok Kültürlülük- Kültürler Arası Etkileşim arasında ayrım yapıldı, göçmenlerin durumu tartışıldı. Oturumun son aktivitesi olarak yapılan Rol oynama egzersizinde, Göçmenler ile Göçmenlerden bıkmış komşular arasında yapılan apartman toplantısı simülasyonu görülmeye değerdi. Ortaya çıkan kalıp yargıların aslında göçmenlikle, farklı kültürden gelmeyle direk bağlantılı olmadığı, ortak yaşama kurallarına uymamasıyla alakalılar ağır bastı. Ama bir oyuncu, ki bu göçmenlerden bıkan komşu rolündeydi, hipotetik olarak var olan Müslüman bir kadın göçmene öyle bir laf etti ki (taktığı başörtüsü ile ilgili ağır bir laf etti ama kelime kelime şimdi tam hatırlayamıyorum) ben bir an dondum kaldım, oyun sırasında olay ciddi ofansif ve aşağılayıcı, hakaret edici laflara dayanmıştı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bir insana inançlarından ötürü böyle saygısızca lafları oyun ortamında bile kaldıramadığımı fark ettim. Bu oyun sonrasındaki süreç tartışması sırasında tüm sınıfa “ben Müslümanım, ve farkındayım bir çok insanın kafasındaki Müslüman resmine uymuyorum. Normalde benim hangi dinden olduğum kimseyi ilgilendirmez, din dediğiniz şey tanrı ile insanın kendisi arasındadır. Ama bunu açıklama ihtiyacı duydum çünkü bu eğitim bağlamında kalıp yargılardan sıyrılmanız önemli. Ben bir iki sene önce Katalanca kursumda benzer kalıp yargılarla karşılaştım ve hiç hoş bir durum değil” diyerek başımdan geçen olayı anlatırken yaşadığım duygu yoğunluğu ve sınıfın beni pür dikkat çık çıkmadan dinlemesi bana çok anlamlı geldi. Sınıf arkadaşlarımın aslında çok kültürlülüğe açık, ancak bu konuda yaşantısal deneyimlerinin olmamasından kaynaklanan uygunsuz tutumlarının olduğuna karar verdim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu yazımı yine kurs sırasında yaşadığım eğlenceli ama bir o kadar da düşündürücü bir anekdot ile bitirmek istiyorum. Psikoloji dersinde etkinliklerden biri, herkes bir kahraman seçip daha sonra bir birleriyle o kahramanmış gibi tanışıp o kahraman rolünde konuşuyorlardı. Oyun sonunda da en çok kimi kendinize yakın hissettiniz, neden tartışması yapıldı. Bu oyun sırasında seçtiğim karakter PUCCA idi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;a onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw5ouBhaJI/AAAAAAAAAd8/NF0nBaqDUXw/s1600/pucca.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 191px; DISPLAY: block; HEIGHT: 152px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497832616824498322" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw5ouBhaJI/AAAAAAAAAd8/NF0nBaqDUXw/s320/pucca.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Oyun sırasında bana ilk sorulan şey, Pucca mı? O da Kim? Ben de Koreli bir karakter diye cevap veriyordum. Oyun bitip ders arası verildiğinde sınıf arkadaşlarımdan biri, Pucca Çinli değil mi? Dedi. Ben de dedim Koreli. O da dedi aynı şey işte dedi. Ben de şaka yapıyor olmalısın dediğimde, gayet ciddi olduğunu fark ettim. Onun için her çekik gözlü Çinliydi çünkü…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Bu yazımı tüm Çinlilere adadığım, plastik sanatlar dersinde ürettiğim oyuncağım, Şapkaya Girmeye Çalışan Çinli adlı sanat eserimle sonlandırıyorum…&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 145px; DISPLAY: block; HEIGHT: 196px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497833907299097330" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw6z1apGvI/AAAAAAAAAeE/BeoCZ0mfUc0/s320/DSC02567.JPG" /&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify;font-family:arial;" class="MsoNormal" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;strong&gt;Son Not:&lt;/strong&gt; Yazacak çok şey birikti ama resmi olarak tatile girmeme de çok az kaldı. Beni ısrarla takip etmeye devam edin. Gelecek yazılarımda ele almayı umduğum konulardan bir kaçı: eğitimcilerin profilinden, Francesco Tonucci, Kelebekler Sirki ve Duygusal Zeka kavramını neden sevmediğim… Ağustos’ta görüşmek umuduyla…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-4529618996582545622?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/4529618996582545622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bos-zamanlar-da-dolmal-ama-nasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4529618996582545622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/4529618996582545622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bos-zamanlar-da-dolmal-ama-nasl.html' title='Boş Zamanlar da Dolmalı, Ama Nasıl?'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TEw-kRK6tFI/AAAAAAAAAeU/Jhzuwhe7hPk/s72-c/DSC02570.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-2355515434911281347</id><published>2010-07-06T13:28:00.011+02:00</published><updated>2010-09-21T14:31:41.254+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öz Disiplin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doktora Sürecinde gereken kişisel özellikler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burssuz doktora yapmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google books'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaz tatili'/><title type='text'>Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-2</title><content type='html'>(Bu yazıyı okumadan önce, 1. yazıyı okumak için &lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/02/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-1.html"&gt;tıklayın&lt;/a&gt;.)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMUZSlmplI/AAAAAAAAAdU/c2dCce3h3RU/s1600/holiday.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 405px; height: 174px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMUZSlmplI/AAAAAAAAAdU/c2dCce3h3RU/s320/holiday.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490754795413612114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu yazı itiraflar serisinin gecikmeli gelen ikinci yazısı. Nisan ayı itibariyle hayatı gecikmeli yaşamaya başladığımı hissediyorum. Doktora süreci ile ilgili hayal kırıklıklarımın sonu gelmiyor. Her gün “Dün doktora için ne yaptın? Peki ya bugün ne yapacaksın?” sorularıyla güne başlıyorum. Havanın dengesizlikleri, karanlık ve gri günlerin getirdiği baş ağrıları sonrasında sıcak günler ve yüksek nem oranının eseri olan yorgunlukların eseri olan bir bıkkınlık, bir tembellik süreci sonunda genelde bu soruları cevaplamaya yüzüm olmuyor.  Resmi olarak doktoradaki ilk senem bitti. Herkes tatile girdi. Bense 1 sene boyunca bir arpa yolu ilerleyememiş olmamın utancıyla temmuz ayı itibariyle kendimi toparlamaya ve her türlü dış etkene rağmen bir şeyler üretmeyi hedefledim. Bu yüzden en azından ağustos başına kadar tatildeyim demeyi reddediyorum.&lt;br /&gt;Birinci yazımla ikinci yazım arasında vukuu bulan en önemli olay şüphesiz hem tez danışmanımdan hem de araştırma grubu koordinatörü olan hocamdan sağlam bir ayar yemem oldu. İkisi de çok benzer şeyler söyledi. 1 sene geçti, sen hala yüksek lisans tezinde verdiğin öneriyi ileriye götürmemişsin. Araştırmana odaklan. Hatta tez danışmanım eleştiriyi bir adım daha öteye götürüp “Seneye günde sekiz saatini teze vermelisin. Yoksa sakız gibi uzayıp gider, hiç bitmez. Önceliklerini belirle ve ona göre hareket et. Başka bir iş yapma. Sadece tezine odaklan.” dedi ve beni vicdani hesaplar yapmaya yöneltti. İtiraf etmeliyim ki bu konuşmayı onunla yaptığım günden beri doktorayı bıraksam mı diye düşünüyorum. Bir yandan doktorayı bırakmak en kolay çözüm olur diye düşünürken öbür yandan böyle bir kararı kişisel bir yenilgi olarak kaydedecek belleğimle gelecekte barış yapabilir miyim emin olamıyorum. Piyasada hak etmeden doktora programlarına giren, para ile tez yazdıran insanların varlığını bilmeyen yoktur sanırım. Onlar bile bu unvanı taşırken bitirebilecek kapasiteye sahipken pes etmeyi kendime yakıştıramıyorum. Kendime yakıştıramıyorum demişken, geçen gün kendime bir şeyi daha itiraf ettim sonunda. Doktorayı burssuz yapmayı bünyem kaldırmıyor. Burssuz olmamın suçlusu ise maalesef T.C. pasaportu taşıyor olmam (Ben geldiğimden beri hiçbir bursa başvurmadım açıkçası. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği burslara da başvurmayı kişisel prensiplerimden dolayı reddediyorum. Belki de pasaportunu taşıdığım ülkeyi suçlamamalıyım ama Latin veya AB vatandaşı olsam inanıyorum ki burs olasılıklarım artacaktı. En azından İspanya sınırları içersinde bu böyle). Aynı bölümde doktora yapan Latin arkadaşlarım genelde devletlerinden özelde İspanya’nın Latinler için özel olarak açtığı burslardan yararlanıyor. Hocama bu rahatsızlığımdan bahsettiğimde bana dedi ki  “Ben, bizim anabilim dalında burslu doktora yapan birini tanımıyorum. Ben burssuz yapmıştım. Yarın tez savunması yapacak kişi de burssuz bitirdi. Malum kriz de var. Burs bulmak çok zor. Ailenden destek istemelisin.” Bu yorumu ile beni bir tür karamsarlığa itti. Burs yok diyor, bunun üstüne başka bir işte çalışma sadece tezine odaklan diyor. Bu değirmenin suyu hazır parayla dönmeye ne kadar daha dayanır bunu hiç sorgulamıyor. Bana da sadece Allah babama sağlık sıhhat versin demek kalıyor. Ama bir yandan da vicdani hesaplar yakamı bırakmıyor. Ülke, şehir, üniversite değiştirmeye enerjim kalmadı. Yoksa kendimi kabul ettirebileceğimi düşündüğüm bir iki ülkenin üniversitelerine yazmayı da düşünürdüm…Hayal kırıklıklarım 3 ay gecikmeli gelen ayar dolu geri bildirimler ve bu burs muhabbetiyle sınırlı değil. Nisan ayında bir konferans için Türkiye’deydim. Orada ilk uluslar arası sunumumu yaptım. Sunduğum makale de şimdi yayın aşamasında. Ama bu danışmanımın gözünde bir başarı sayılmaktan çok uzakta. Neyse bunu geçtim. Mayıs başında pilot çalışmaya başlayacağız diye heyecanla döndüm. Hocam okulları ayarlayacağım diyip ayarlamadı. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMVFBCyR5I/AAAAAAAAAdk/OhXiFUXTyhs/s1600/to+do+list.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 397px; height: 171px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMVFBCyR5I/AAAAAAAAAdk/OhXiFUXTyhs/s320/to+do+list.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490755546618414994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bende de kabahat yok değil, pilot çalışma yapacağız, nisan sonu olmuş elimde ne kategoriler var, ne görüşme senaryosu. Ama olay suçlu aramaya gelince malum suç her zaman öğrencinindir. O yüzden boynum kıldan ince (!). Mayıs ayı geçti, okullar 22 Haziranda kapanacak. Haziranın ilk haftası hocamla Allah için güzel, verimli bir toplantı yaptık. Ertesi gün okulları arayacağını söyledi. Ertesi gün okulların hazır olup olmadığını sorduğumda aramadım henüz dedi. Böylece okullar kapanmadan pilot proje yapmak yalan oldu. 20 eylülde tez önerisi sunumu yapmak için komisyona gireceğim. Bakalım beni daha ne sürprizler, ne hayal kırıklıkları bekliyor.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMUx5XO-EI/AAAAAAAAAdc/1xnOt8fJJHg/s1600/vacation+relaxation.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 390px; height: 249px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMUx5XO-EI/AAAAAAAAAdc/1xnOt8fJJHg/s320/vacation+relaxation.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490755218139183170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu itiraf yazım daha çok kişisel süreçleri içerdi.  Genelde hayal kırıklıklarından bahsettim. Ancak tabii ki olumlu şeyler de yok değil. Mesela artık tezimde ilerlemek için nereden başlamam gerektiğini biliyorum. Önceden ulaştığım bilgileri sistematik bir hale getirmeye başlayabildim. Yazmaya başlamadan önce aklımda daha çok metodolojik açıdan yaşadığım kararsızlıkları, okuduğum kaynakçaları düzenleme yöntemini sonunda öğrendiğimden, kaynakçaya ulaşma yöntemleri ile ilgili verilen 3 günlük seminerden falan bahsetmek vardı. Ama kusura bakmayın, bu birkaç ayda çok dolmuşum. Bu konulara artık 3. İtiraf yazımda değinirim. O yazıma kadar siz bloğumun sağ çerçevesinde yer alan Eğitim ve Yaşamla İlgili Bağlantılar başlığı altından &lt;a href="http://books.google.com/books?uid=5006278196856355817&amp;amp;hl=es"&gt;Online Kütüphanem: E-Kitaplarım&lt;/a&gt; linkini tıklayarak google kitaplıktaki kitap raflarımı görebilirler. Bu kitaplar tezimde kaynakça olarak kullanmayı umduğum ve arşivimde var olan kitaplar. İlginizi çeken kitap olursa bir mesaj bırakın. Boyutu çok büyük değilse e-maille size ulaştırmaya çalışırım. Boyutu büyükse, bir sonraki yazıda bu kitaplara nasıl ulaştığımı anlatmayı planladığım yazımı bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımı bitirirken kıssadan hisse söylemek istediğim şudur: Tembel olmayın, işlerinizi son dakikaya bırakmayın. Hayal kırıklıklarına karşı zırhlarınızı kuşanın. Danışmanız düzensiz, disiplinsiz ise sakın onu örnek almayın. Doktoranın bir maraton olduğunu unutmayın. Bu uzun soluklu koşuyu bitirebilmek için öz disiplini ve düzenli, planlı, programlı olmayı gerektirdiğini aklınızdan çıkarmayın. Son olarak da, eğer gerçekten akademisyen olmak istemiyorsanız, idealist değilseniz, geç olmadan doktorayı bırakın. Doktor unvanı ile gelecekte sağlamayı düşündüğünüz bir kişisel tatmin varsa, bunu elde edene kadar çektiğiniz çilelere, yaşadığınız streslere değmeyebilir. Hayat güzel. Dışarı çıkın bir iki tur atın. İnsanların arasına kaynaşın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi yazlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bir Doktor Öğrencisinin İtirafları Yazı Dizisinin 3. Yazısını Okumak İçin &lt;a href="http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/09/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-3.html"&gt;Tıklayın&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-2355515434911281347?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/2355515434911281347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-2.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2355515434911281347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2355515434911281347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/07/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-2.html' title='Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları-2'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TDMUZSlmplI/AAAAAAAAAdU/c2dCce3h3RU/s72-c/holiday.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-6050897184833204872</id><published>2010-06-18T19:10:00.003+02:00</published><updated>2010-06-18T19:15:40.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Münire Erden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenme güçlüğü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farklı çocuklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alternatif öğrenme yolları'/><title type='text'>Okula Uyum Sağlayamayan Farklı Çocuklar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TBupYkNm4kI/AAAAAAAAAdM/UB-hT1z0WPw/s1600/okula+uyum+saglayamayan.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 222px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TBupYkNm4kI/AAAAAAAAAdM/UB-hT1z0WPw/s320/okula+uyum+saglayamayan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484163210756416066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CBillur%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} a:link, span.MsoHyperlink 	{mso-style-priority:99; 	color:blue; 	mso-themecolor:hyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	color:purple; 	mso-themecolor:followedhyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page WordSection1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:36.0pt 36.0pt 36.0pt 36.0pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.WordSection1 	{page:WordSection1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Prof. Dr. Münire Erden hocamın yazdığı ve farklı çocuklar için yaşam koçluğu konusunu işleyen bu kitabı tatil için Türkiye’deyken girdiğim kitapçının rafında gördüğümde çok heyecanlandığımı itiraf etmeliyim. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Eğitim Programları ve Öğretim alanında yüksek lisans öğrencisiyken hem eğitim fakültesi dekanıydı, hem de yüksek lisans derslerimden ikisine girmişti Münire Hocam. Hem Hacettepe çıkışlı olmasından dolayı, hem de sağlam bir akademik geçmişi olduğunu düşündüğüm için kendisine hep saygı duymuşumdur. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Sosyoloji alt yapısına sahip bir eğitimci olduğu için özellikle sosyal olayları ya da eğitim ortamlarının sosyolojik analizini ondan daha iyi yapabilecek bir hoca var mıdır Türkiye’de bilemiyorum. Ancak itiraf etmeliyim ki kitabın konusu psikoloji alanında irdelenen atipik çocuklar olunca kitabın içeriği hakkındaki merakım daha da arttı. Hatırlarım, YTÜ’de ders aldığım dönemde özellikle psikoloji ile ilgili konular anlatıldıkça hocalarımı en çok eleştiren ben olurdum. Kolay değildi tabii o kadar eğitim fakültesi çıkışlı öğretmenin arasında psikolog olarak ders dinlemek. Ama Münire Hocamın konu psikoloji olunca söz önceliğini hep bana verdiğini hatırlarım. Daha sonrasında da &lt;a href="http://www.cipusa.org/"&gt;CIPUSA&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;cite&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;"  lang="TR"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/cite&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;/&lt;a href="http://www.yoret.org.tr/"&gt;YÖRET&lt;/a&gt;’in ortaklaşa yürüttüğü bir profesyonel değişim programına katılma hakkı kazandığımı söylediğimde okulun koridorunda bana sarılıp nasıl içten tebrik ettiğini de hala yüzümde tebessümle hatırlarım. Türkiye’nin hiyerarşik ve katı akademik ortamında otoriter çizgisinden çıkmayan, ama eğitimci kimliğini (daha da önemlisi insanlığını) korumayı başarmış biridir kendisi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Yazarlarını tanıdığım kitapları okurken açıkçası biraz daha dikkatli irdelerim satırları ve satır aralarını. Bu kitabı okurken de sadece satır altlarını çizmekle kalmadım, üzerine çok düşündüm. Çünkü her ne kadar genel çerçevesiyle hedefine ulaştığını düşündüğüm bir kitap olsa da, Beyin Temelli Öğrenme ve Biyolojik Yaklaşım doğrultusundaki söylemleri kendi içimde eleştirmeden geçemedim. Eleştirdiğim kısımlara geçmeden önce beğendiğim noktaları vurgulamanın yerinde olacağını düşünüyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Hedef kitlesi olarak velileri seçmiş bir kitap bu. Yani bu kitabı eğitimciler veya psikologlar okursa pratik anlamda profesyonel hayatlarına katabilecekleri fazla bir yenilik sunmuyor. Ancak velilerin farkındalık kazanmalarını hedeflemiş hocam ve böylece kitabın üzerine çok önemli bir sorumluluk yüklemiş. Farklı çocukların profilini sunarken (ki kitapta farklı çocuk, öğrenme güçlüğü olan çocuk olarak tanımlanıyor), kendi hayatından kısa alıntılar yaparak kendisinin de bir eğitimci olduğu halde bir veli olarak geçmişti nasıl zor durumlarla karşılaştığını anlatarak benzer durumlardaki velilerin bir nebze de olsa kendisiyle özdeşleşmelerini sağlamayı amaçlamış. Kitabın anlatım dili çok sade, okunması çok kolay ve akıcı. Dolayısıyla veliler teknik terimler arasında kaybolmadan çok rahatlıkla anlatılmak istenileni kavrayabilirler. Farklı çocuklarla ilgili sorunların mevcut eğitim sisteminin uygulayıcısı olan okul sistemi içersinde başladığını ve maalesef okul sistemine bireysel olarak müdahale edilemediği için farklı öğrenen çocukların başarısız olmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirerek bence Türkiye’nin en büyük sorunlarından birini şu satırlarıyla gözler önüne seriyor: “… onları sisteme uydurma çabamız, binlerce farklı ve özel çocuğun çok büyük zarar görmesine ve kaybolup gitmesine neden oluyor.” Kitabın konusunun ne olduğunu da şu alıntıdan anlayabiliriz: “Aslında kitabın konusu, var olan eğitim sistemine uyum gösteremeyen çocuklardır. Ancak bir veli olarak eğitim sistemini değiştirmeniz mümkün olmadığı için, çocuğunuza var olan koşullar altında nasıl yardım edebileceğiniz hususunda sizlere bilgi vermeye çalışacağım.” Kitapta en sevdiğim satırlar ise yine hocamın bir anısını anlattıktan sonra aktardığı kıssadan hisse kısmından: “-Öğretmenlere sorununuzu anlatmanız son derece güçtür. Eğitim profesörü olsanız bile size inanmazlar.” Öğretmenlerin inanmadıklarını düşünmüyorum ancak özellikle idealistliği ölmüş, mesleki tükenmişlik belirtileri gösteren öğretmenlerin &lt;i style=""&gt;ne kadar az sorumluluk o kadar az sorun &lt;/i&gt;felsefesiyle çalıştıklarını düşündüğümü ifade edebilirim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Kitabın içeriği üzerine eleştirel düşüncemi tetikleyen birkaç satır ise şöyle: “Sonuçta, adı ister öğrenme güçlüğü, isterse öğrenme tarzı farkı olsun, gerçek olan çocukların bu özelliklerinin doğuştan gelmesi ve kolay kolay değişmemesidir.” Çocukların doğuştan gelen kalıtsal eğilimlerinin olduğu birçok bilim adamı tarafından savunulsa da, öğrenme ile ilgili stratejilerin öğrenme güçlüğü olan çocuklara öğretilmesi sonucunda bu doğuştan geldiği söylenilen ve çocuklarda öğrenme güçlüğüne sebep olduğu düşünülen özelliklerin etkilerini kaybettiklerini gözlemleyebiliriz. Sonuç olarak bence çocuğa bir şeyi nasıl öğreneceğini değil, öğrenmeyi nasıl öğrenebileceğini içselleştirmesinde destek olmalıyız. “Çocuğumuz niçin okulda öğrenemiyor?” başlığı altında aktarılanlar tamamen beyin temelli öğrenme yaklaşımı paralelinde. Bununla beraber, çocuğun öğrenememe sebeplerini farklı kuramlar farklı şekilde açıklayabilir. Bu yüzden bu bölümde anlatılanlar mutlak bir gerçekliği değil, yaklaşımlardan birinin savunduğu doğruluğu içermektedir. Ayrıca “Öğrenme Sürecindeki Olası Diğer Güçlükler” başlığı altında birkaç klinik tanının belirtilerinin sıralanması ki bence bu özellikle velilere hitap eden bir kitap olmasından dolayı, çocukların etiketlenmesinin önünü açan bir yaklaşım olmuş. Çocuklara psikolojik tanı koyma sürecinin uzun değerlendirmeler sonucunda gerçekleştiğini ve her çocuğun özel bir vaka olduğunu hatırlatmada fayda görüyorum. Bu kitabın amacı farklı çocukları tanılamak olmadığı için de bu bölümün kitabın amacına hizmet etmeyen bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Genel topluma hitap eden kitaplarda da bu gibi psikolojik belirtileri aktarmaya meyilli yaklaşımı olan yazarların reçete gibi madde madde belirtileri sıralamanın doğurabileceği riskleri de özellikle göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum. Kitabın sondan önceki bölümü olan “Alternatif Öğrenme Yolları”nda ise yaşayarak öğrenme gibi çok güzel bir stratejiye yer verilmiş olsa da genelde maddi kaynaklar gerektiren yollara yer verilmiş (mesela özel öğretmen tutma, televizyon-dvd, bilgisayar-internet gibi). Oysa ki okullardaki öğretmenlerin de desteği alınarak okul içinde işbirlikçi öğrenme, akran öğretmenliği (peer-tutoring) gibi çocukların sosyal çevreleri içinde etkileşimini arttıracak, aktif öğrenmeyi tetikleyecek stratejileri de göz önünde bulundurmanın faydalı olacağına inanıyorum. Ayrıca öğrenme güçlüğü olan çocukların öğrenmesini engelleyen bariyerler tutumsal, çevresel ve kurumsaldır. Sistemi değişmez demek öğrenilmiş çaresizliğin başlangıç noktasıdır. Konusunda sözü geçen profesyoneller, sistem içinde sorun yaşayan çocukların velileriyle iş birliği yaparak sistemi daha olumlu hale getirebilmek için işbirliği yapmalı ve organize bir şekilde eskimiş ve artık fonksiyonel olmayan eğitim sistemine yenilik önerileri getirmelidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Bu yazımı bitirirken şu noktayı vurgulamak istiyorum: Her öğrenme güçlüğü olan çocuk FARKLI çocuktur. Ancak her FARKLI çocuk öğrenme güçlüğü olan bir çocuk değildir. Farklılıklar bulundukları sosyal çevre içersinde değerlendirilmeli be bu çevre bağlamında anlam kazanmalıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-6050897184833204872?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/6050897184833204872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/06/okula-uyum-saglayamayan-farkl-cocuklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6050897184833204872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6050897184833204872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/06/okula-uyum-saglayamayan-farkl-cocuklar.html' title='Okula Uyum Sağlayamayan Farklı Çocuklar'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TBupYkNm4kI/AAAAAAAAAdM/UB-hT1z0WPw/s72-c/okula+uyum+saglayamayan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-6682623427337176616</id><published>2010-06-06T14:46:00.008+02:00</published><updated>2010-06-06T14:56:52.050+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fiziksel özelliklerden dolayı yapılan ayrımcılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul öncesi yaşlarda dışlayıcı davranış'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kapsayıcı eğitim de öğretmen tutumu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='down sendromlu çocuk'/><title type='text'>“Şişman Çinli” Olmak…</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Çocukların melek yüzlerine bakıp kanmamak gerek. En şeker gördüğünüz, ah keşke böyle bir çocuğum olsa dediğiniz çocuklar aniden içlerindeki canavarın kurbanı olup diğer arkadaşlarına, hatta bazen öğretmenlerine karşı çok acımazsıca davranabilirler. Bu yazımda anlatacağım olay tüm sene boyunca öğretmenliklerini yaptığım 4-5 yaş grubu 2 sınıfta geçiyor ve sene içine yayılan bir süreç içinde ortaya çıkıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Bir yandan doktora yapmak bir yandan da öğretmen olarak ders vermek her ne kadar zor olsa da hem çocukların hayatıma bir anlam katmasından dolayı hem de ara sıra tezimle bağlantılı malzeme sunmasından dolayı bu sene 4-5 yaş grubu öğrencilerime ders vermenin yanında onların davranışlarını dikkatle ve heyecanla gözlemliyorum. İşte böyle bir süreçte ben tetikte beklerken aylar önce dikkatimi çeken bir olayın olası sebebini aylar sonra keşfettikten sonra burada sizlerle paylaşmaya karar verdim. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Sınıflarımın birisinde 2 tane ikiz var. İkizlerden ilk çift beyaz, ikinci çift siyah ırka mensup (olmakla beraber bu ikizlerin annesi beyaz babası siyah). İkizler bir kız bir erkek kardeşten oluşuyor. İki tarafta da kızlar erkek kardeşlere göre biraz daha sakin. Bununla birlikte özellikle iki erkek kardeş birbirleriyle amansız bir didişme süreci yaşadılar sene boyunca. Bu arada siyah olan kardeşler hem benim ders verdiğim gruplar içinde hem de okuldaki kendi yaş grupları içersindeki siyah olan tek çift (normalde farklı sınıflardalar). Bu çiftten erkek olan kardeş İ. tüm öğrencilerim içinde sene içinde beni en çok uğraştır&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;an ve endişele&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;ndiren öğrencim oldu. Bir gün sınıfa girerken arkadaşlarının birine “Şişman Çinli” diye kendi çapında hakaret ettiğini duyunca kendi içimde dehşete kapıldım. Öncelikle, gözlemlediğim kadarıyla ne kendi sınıfında ne de aynı yaş grubunun diğer şubesinde uzak doğu asıllı bir öğrenci yoktu. “Şişman” olmanın negatif bir atıf olduğunu da&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt; büyük ihtimal kendi yaşantılarından öğrenmişti çünkü bu bahsettiğim İ. kendi yaş grubu içinde en iri olan 2. çocuktu (ki en şişman olan çocuğun da daha sonra bir başka çocuğa “Şişman Çinli” olarak hitap ettiğini gözlemledim ki bu olay sonrasında olayı çözdüm.). Daha sonraki süreçte bu “Şişman Çinli” sözü bir bulaşıcı hastalık gibi hızla diğer sınıfıma da yayıldı. En sonunda bir gün dayanamayıp çocuklara sordum. Ne var bu Çinlilerde? Ayrıca her çekik gözlü Çinli değildir (ki şişman Çinli derken parmaklarıyla gözlerini de çekikleştiriyorlardı) bunu biliyor musunuz? Söylediğiniz sözün ne kadar kırıcı olduğunun farkında mısınız? gibi sorularla onların biraz düşünmeye başlamasını istiyordum. En sonunda da sınıfımda bir daha böyle bir sözün kabul edilebilir olmadığını ve bu sözleri bir daha duymak istemediğimi belirttim ki baya bir zaman da bu sözü bir daha öğrencilerimden duymadım. Yine de aklıma takıldığı için bu durumu tez danışmanıma anlattım. Bu “Çinli” ve “Şişman” kombinasyonunun hakaret amaçlı kullanılmasını nasıl öğrenmiş olabileceklerini tartıştık. Barcelona’da her köşede 1 eurocu Çinliler yayılmaya başladığından beri ki bunlara “Chino” yani Çinli deniliyor Çinlilere çok olumlu bakılmadığını ve Katalan ailelerin çocuklara da bunu yansıtmış olabileceğini düşündük. Bu sözü ilk duyuşumun üze&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;rinden haftalar geçtikten sonra bir gün çocukların ders çıkışında sıraya girmelerini izlerken yaş grubunun en irisi olan kültürel aidiyeti Latin Amerika yerlisi olan bir çocuğun-ki kendisi benim öğrencim değil- down sendromlu olan sınıf arkadaşı olan bir kıza “Şişman Çinli” dediğini duyunca BİNGO dedim. O. İsimli kız kapsayıcı eğitim sistemi dahilinde yaş grubundaki “normal” çocuklarla eğitim alan down sendromlu olduğu için gelişimsel gerilik de gösteren bir öğrenci. Zaman zaman saldırgan ve sınıf normlarına uymayan (mesela yerleri boyamak gibi) davranışlarından dolayı sınıf öğretmeninin (ki kendisini çok severim) yaka silk&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;tiğine tanıklık etmiştim. Sınıf arkadaşları onu bir “bebek” olarak gördükleri için davranışlarının bir kısmını mazur görmekle beraber özellikle fiziksel özellikleri diğer çocuklardan farklı olan sınıf arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalabiliyor. O.’nun tipik down sendromlu çocuk fiziksel özelliklerine sahip olmasının getirdiği hafif çekik gözler onu “Çinli”, yuvarlak hatlara sahip olması da “Şişman” yapmı&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;ştı. &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuY_un_ZbI/AAAAAAAAAcY/-4u64OfMCtc/s1600/down.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 232px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuY_un_ZbI/AAAAAAAAAcY/-4u64OfMCtc/s320/down.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479641592241284530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Sınıf öğretmeninin bu durumun farkında olup olmadığını bilmiyorum. Henüz konu ile ilgili bir konuşmamız olmadı, ancak kendisinin bu öğrenciyle ilgili konularda biraz bıkkın bir tutum gösterdiğini fark etmedim değil. Kapsayıcı eğitim aracılığıyla farklı özelliklere sahip çocukların&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt; birbirleriyle eğitim hayatını paylaşmalarını beklerken bu farklılıklara saygı gösterilmesi gerektiği de öğretilmeli ki yukarıda verdiğim örnek vaka gibi durumlarda bir müdahalenin kaçınılmaz olduğu sanırım herkesin kabul edeceği bir gerçekliktir.&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Yukarıda anlattığım olay açık bir fiziksel özelliklerden dolayı ayrımcılık yapma örneğidir. Aynı zamanda bir zorbalık örneği olarak da değerlendirilebilir. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Zorbalık Türkiye’de de sıklıkla çalışılan bir konu olmakla genellikle durumlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek gibi bir strateji kullanılıyor.&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;a onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuZQxhP3yI/AAAAAAAAAcg/M5y2kWq6mDU/s1600/bullies-vs-loser-thumb6258303.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 236px; height: 222px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuZQxhP3yI/AAAAAAAAAcg/M5y2kWq6mDU/s320/bullies-vs-loser-thumb6258303.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479641885076086562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Oysa ayrımcı tutumlar, 4 yaş gibi erken bir yaşta ortaya çıkabiliyor. Okul öncesi eğitim kurumlarının olduğu kadar anne-babaların da bu konuyla ilgili yüksek hassasiyet göstermesi gerekiyor, nitekim çocuklar anne-babalardaki ayrımcı tutumu kopyalayabiliyorlar ya da ev ortamında öğrendikleri söylemleri sınıfta arkadaşlarına yansıtabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Umarım doktoram bittiğinde farklılıkların eğitim sürecine dâhil edilmesinde oyunun nasıl kullanıldığına veya kullanılabileceğine dair yeni stratejiler geliştirebilirim de fiziksel veya kültürel özelliklerinden dolayı ayrımcılık kurbanı olan çocuklar için bir şeyler yapmış olurum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Aslına bakarsanız çocukların acımasızlığına ve arkadaş se&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;a onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuZ9R9-73I/AAAAAAAAAco/MsmHvu2na70/s1600/svYOUTUBE_wideweb__470x468,0.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 289px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuZ9R9-73I/AAAAAAAAAco/MsmHvu2na70/s320/svYOUTUBE_wideweb__470x468,0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479642649700790130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;çimlerinde fiziksel özelliklerin ne kadar önemli olduğuna dair birkaç vaka örneğim daha vardı ama bu yazım da tahmin ettiğimden daha uzun olduğu için şimdilik bunları yazmıyorum. Yazımı burada sonlandırırken de kendinize sormanızı istiyorum, siz kimleri hangi özelliklerine göre ayırıyorsunuz? Çocuğunuz farkında olmadan yaptığınız türde bir ayrımcılığın kurbanı olsa siz ne yapardınız? Bir öğretmen olarak bu duruma nasıl ve nereye kadar müdahale etme sorumluluğunu gönüllü olarak üstlenirdiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;Herkese ve hepimize az dışlayıcı, bol kapsayıcı günler…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Not: Kullanılan resimler çeşitli internet sayfalarından alınmıştır. Özellikle çocukların fotoğrafının öğrencilerimle bir alakası yoktur...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-6682623427337176616?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/6682623427337176616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/06/sisman-cinli-olmak.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6682623427337176616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/6682623427337176616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/06/sisman-cinli-olmak.html' title='“Şişman Çinli” Olmak…'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/TAuY_un_ZbI/AAAAAAAAAcY/-4u64OfMCtc/s72-c/down.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-562631800741590642</id><published>2010-05-04T12:28:00.012+02:00</published><updated>2010-05-04T13:09:34.360+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası Öğrenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Karikatürler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Selçuk Erdem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Birliği Eğitim Sistemi 8 anahtar yetkinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eğitim ve Psikoloji de Mizahın gücü'/><title type='text'>Karikatürlerde Eğitimsel ve Psikolojik Dokundurmalar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben insanın zekisini severim. Zeki insanlar da kendilerini genellikle yaptıkları esprilerde ele verir. Zeka kokan espriler ciddi bir gözlem yapma yeteneği ve kelimeleri kullanma becerisi gerektirir. Esprilerin somutlaştırılmış halinin de karikatürler olduğunu söylemem yanlış bir tanımlama olmaz sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneler önce gittiğim bazı uzun ve sıkıcı sunumların hala hafızamda yer ediyor olması hiç şüphesiz ki karikatürlerden yararlanılmasıydı. Hiç unutmam, insan kaynaklarıyla ilgili bir sunuma gitmiştim. Bu sunumda yapılan espriler &lt;a href="http://www.izgoren.com/"&gt;Ahmet Şerif İzgören&lt;/a&gt; adını hafızama kazıdı. Ve o gün anladım ki mizahın kullanımı insanın zihninde normalde tembellik eden bir noktayı tetikliyor ve aktarılmak istenen detayların kalıcı olmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'dayken kitapçıları geziyorum. Baktım &lt;a href="http://yigitozgur.net/"&gt;Yiğit Özgür'&lt;/a&gt;ün ikinci kitabı yeni çıkanlar rafında yerini almış. Kendi kendime yeni bir proje geliştirdim kafamda. İleride sunum, eğitim vermek istesem hangi karikatürlerden yararlanabilirim diye düşündüm. Öncelikle internette bir araştırma yaptım ancak internet uzayında kayboldum. Daha sonra yavaş yavaş beğendiğim mizahçıların, ki bunlar Yiğit Özgür (kelime oyunlarıyla güldürürken düşündüren zeki grafiker), &lt;a href="http://www.facebook.com/selcukerdem.com"&gt;Selçuk Erdem &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.erdilyasaroglu.com/ozgecmisim"&gt;Erdil Yaşaroğlu&lt;/a&gt; üçlüsüdür, çıkardıkları albüm kitapları toplamaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafı daha fazla uzatmadan sözü karikatürlere bırakmak istiyorum. Bu yazımda da kelimeler yerine resimler konuşsun. (Karikatürlerin Siyah Beyaz Olanları &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/unplugged-selcuk-erdem/tanim.asp?sid=UCQ4F0CXI64CU3IFFPJ5"&gt;Selçuk Erdem'in Unplugged&lt;/a&gt; adlı kitabından alıntıdır.)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_7D3g6cyI/AAAAAAAAAag/wvRSa4G5vyk/s1600/skinnerin+kutusu+kesin+bi+pislik+var.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 258px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_7D3g6cyI/AAAAAAAAAag/wvRSa4G5vyk/s320/skinnerin+kutusu+kesin+bi+pislik+var.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467364516511249186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslına bakarsanız Türk Eğitim Sistemi bize şüphe etmeyi ve sorgulamayı öğretmez. Ancak içinde yaşadığımız toplumsal koşullar, ekonomik krizler vb. iniş çıkışlar paranoyak olmamıza yol açar. Ancak bazen hedefe o kadar çok yaklaşmışızdır ki, hem de hiç çaba harcamadan, buna inanamayız ve burnumuzun dibindeki hedefe ulaşamayız...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_7v_0iaSI/AAAAAAAAAao/FRaaaHa386o/s1600/medeniyet+mi+yap%C4%B1onuz.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 295px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_7v_0iaSI/AAAAAAAAAao/FRaaaHa386o/s320/medeniyet+mi+yap%C4%B1onuz.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467365274655287586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üretim yapanlar, her ne kadar üretmeye çalıştıkları şey başkalarınca değer görmeyecek olsa da, üretim yapmayanlar tarafından hep eleştirilir. Önemli olan çevreden gelen olumsuz tepkilere rağmen yola devam etmektir (bununla beraber pozitif eleştrilere tabii ki kulak tıkamamak gerek!)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_8ZG8XoOI/AAAAAAAAAaw/hdlizEuSmN8/s1600/ortadaki+dugmeye+bas%C4%B1nca+yiyecek+veriyorlar.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 314px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_8ZG8XoOI/AAAAAAAAAaw/hdlizEuSmN8/s320/ortadaki+dugmeye+bas%C4%B1nca+yiyecek+veriyorlar.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467365980941820130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazıları da kopya vererek diğerlerinin kolay yoldan hedefe ulaşmasını sağlar ancak bilmez ki o yol herkes için farklı olabilir. Ortadaki düğme bir anda yemek yerine elektrik şoku verebilir. Ne kopya vererek ne de kopya çekerek kalıcı öğrenme ile ulaşılmak istenen hedeflere ulaşılamaz. Açıkgözlülük yapacağım diye aptallık etmeyin.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_9ReaAHDI/AAAAAAAAAa4/CrTaIxfMeMo/s1600/grup+psikolojisinden+nefret+ediyorum.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 287px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_9ReaAHDI/AAAAAAAAAa4/CrTaIxfMeMo/s320/grup+psikolojisinden+nefret+ediyorum.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467366949312797746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Grup psikolojisinden nefret ederken bile grubun bir parçası olabilirsiniz. Bu durumda nefret etmenin çözüm getirmediği, farklılaşmak için neler yaptığınız önemlidir. Yani düşünsel ve duygusal boyuttan davranışsal boyuta geçmekte fayda var. Aksi takdirde sadece söylenmiş olmakla kalırsınız.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_-SVxtUsI/AAAAAAAAAbA/kgI2zW0IBFo/s1600/ac+agz%C4%B1n%C4%B1+ucak+geliyor.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 284px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_-SVxtUsI/AAAAAAAAAbA/kgI2zW0IBFo/s320/ac+agz%C4%B1n%C4%B1+ucak+geliyor.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467368063687807682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ebeveynler, çocuklarınızı kandırarak istediğiniz şeyleri onlara yaptırabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Eğitim sistemi çocukları kandırmaya yönelik değil, onların yaşamı sorgulayabilmelerine olanak tanıyan, arasıra tökezleseler de sonunda yere sağlam basmalarını sağlayacak gerekli donanımı vermeye yönelik olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik 5 karikatürle bu yazımı sonlandırıyorum. Elimde bir kaç tane daha var, onları da daha sonra sizlerle paylaşıp benimle birlikte hayata gülmenizi, gülerken düşünmenizi ve sorgulamanızı umut ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülen yüzünüz solmasın. Yüzünüz gülmüyorsa da vakit kaybetmeden aynanın karşısına geçip yüz kasları gevşetme egzersizlerine başlayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülün ki hayat siz güldükçe güzelleşsin...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-562631800741590642?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/562631800741590642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/05/karikaturlerde-egitim-ve-psikolojik.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/562631800741590642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/562631800741590642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/05/karikaturlerde-egitim-ve-psikolojik.html' title='Karikatürlerde Eğitimsel ve Psikolojik Dokundurmalar'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S9_7D3g6cyI/AAAAAAAAAag/wvRSa4G5vyk/s72-c/skinnerin+kutusu+kesin+bi+pislik+var.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-7964079953475680512</id><published>2010-04-16T15:16:00.006+02:00</published><updated>2010-04-16T15:32:27.123+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası Diyalog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arap çocuk edebiyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik karavanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Birliği Eğitim Sistemi 8 anahtar yetkinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Filistinli çocuklar'/><title type='text'>Anna Lindh Vakfı Forum 2010: İçerik ve Projeler-2</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yaklaşık 1,5 ay olmuş forum biteli. Halen sıklıkla aklıma Filistin ve orada yapılan projelerle ilgili küçük ama etkili detaylar geliyor. Bunlara değinmeden önce kronolojik sırayı bozmadan forumun ikinci gününün sabah oturumundan başlamak istiyorum. Bir önceki günün sabah oturumu olan "Okullarda Kültürlerarası Öğrenme ve Kullanılabilecek Metodolojiler" çalışma grubunun devamı niteliğindeki bu oturumun başlığı "Yaşam Boyu Öğrenme Sürecinde Kültürel Çeşitlilik Alanında Kullanılan Yeni Araçlar" idi. Forum süresince dinlerken en keyif aldığım sunum &lt;a href="http://www.eycb.coe.int/eycbwwwroot/index.asp?language=eng"&gt;Avrupa Konseyi Budapeşte Gençlik Merkezi&lt;/a&gt; temsilcisi Rui Gomez tarafından yapıldı. Aşağıda bu sunumda not aldığım noktaları kısa kısa maddelendirmeye çalışacağım:&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- Kültürler arası diyalog ele alınan kapsam/ortam bağlamında gerçekleşir. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- Diyalog kavramını "kültürleştiririz."&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- Kültürler arası diyalog EVde başlar ve sadece elit kesim hedef grup değildir. Herkesin, özellikle de çoğunlukta olan gençlerin, katkıları değerlendirilmelidir (bu da orta- orta-alt arası sosyal sınıfa mensup olan gençleri kapsar).&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- İnsan hakları eğitimi demek "kabul edilebilir/hoş görülen aşağılama seviyesini düşürmek" demektir.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- Kültürler arası diyalogu güçleştiren sadece "ÖTEKİ"lerin kültürleri değildir. Kendi kültürümüze de göz atıp, ön yargılarımız ve değerlerimizle ilgili farkındalık geliştirmeliyiz.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bunun için de kültürler arası diyalog kavramını eleştirel bir bakış açısı ile ele alabilme becerisi kazanmak gerekir. Bu noktada sadece "bilgi" edinmek yetersiz kalır. Kişisel deneyim kazanmak zorunlu bir koşuldur. Verilen eğitimlerde sadece "Bilişsel" öğrenme süreçleri hedeflenmez. Değişimi &lt;u&gt;görmek&lt;/u&gt; isteriz. Dolayısıyla duygusal ve davranışsal süreçler de kültürler arası eğitimin hedefleri içindedir. Bu sunumun verdiği ya da vurguladığı en önemli mesaj ise şöyleydi: "Kültürler arası diyalog ÖTEKİLER ile ilgili değil BİZİM ile, HEPİMİZ ile ilgilidir."&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Oturumdaki diğer sunum &lt;a href="http://www.epto.org/"&gt;Avrupa Akran Eğitimi Örgütü&lt;/a&gt; tarafından yapıldı. Bu sunumun başlığı ise "Akran Faktörü: Karmaşık Kimliklerin Buluşma Noktası" idi. Bu sunumu yapan temsilci bir kavram olarak "ÇEŞİTLİLİK"in (Diversity) bireylerin kişisel yaşam yapılandırmaları tarafından doğrudan etkilendiği vurgulayarak gençleri geleceğin önemli aktörleri olarak görülmesinin, ve gelecek için onlara yatırım yapılmasının onların BUGÜNKÜ etkilerini küçümsemek, göz ardı etmek olarak değerlendirdi. Gençliğin bir banka gibi görülüp gelecekte onlardan "yüksek faizli" bir gelecek beklemek yerine onların potansiyellerinden bugünden yararlanmaya başlanılmasının gerekliliğini dile getirdi.&lt;/p&gt;   &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu oturumdan sonra çeşitli projelerin sunumlarına gittim. Dikkatimi çeken projelerden bir tanesi Türkiye'deki bir özel okulun da katılımcı olarak yer aldığı, Avusturya'daki bir STK'nın koordine ettiği "&lt;a href="http://izen.marmara.co.at/start.asp?ID=230907&amp;amp;b=4028"&gt;Euro-Med School Forum&lt;/a&gt;":&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu projede 8 ülkeyi temsil eden ilköğretim okullarında gerçekleşen kültürler arası diyalogu ve diyalogu destekleyen değerleri kazandırmak için yapılan çeşitli etkinliklerden bahsedildi. Örnek olarak da çocuklar tarafından hazırlanan çok kültürlü bir takvim örnek olarak sunuldu. Diğer bir sunum ise AFS Mısır'a ait olan "&lt;a href="http://www.dialogueinaction.net/fr/node/1537"&gt;Barış Karavanı&lt;/a&gt;"idi. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S8hlsiUTRDI/AAAAAAAAAYg/9wiaGdxH1gg/s1600/peace+caravan.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S8hlsiUTRDI/AAAAAAAAAYg/9wiaGdxH1gg/s320/peace+caravan.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460726363987330098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu projede amaç çoğunluğu Müslüman olmayan ülkelerden Mısır'a gelen lise değişim öğrencileriyle Mısır'ın çeşitli şehirlerindeki yerel halkla tanışıp yerel bir sivil toplum projesinde kısa süreli olsa da aktif olarak yer almak böylece hem Mısırlıların yabancı öğrenciler konseptiyle tanışmalarını sağlamak hem de yabancı öğrencilerin Mısır kültürünü daha iyi anlamalarına imkan vermek olarak belirtildi.  AFS Mısır'ın projesini çağrıştıran isimdeki dikkat çekici bir diğer proje ise Türkiye'den geliyordu: &lt;a href="http://www.genclikkaravani.eu/1/"&gt;Gençlik Karavanı&lt;/a&gt;. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S8hlbRVCu_I/AAAAAAAAAYY/Q3W0qWAU-Og/s1600/genclik+karavan%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S8hlbRVCu_I/AAAAAAAAAYY/Q3W0qWAU-Og/s320/genclik+karavan%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460726067369262066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu projeden kısaca bahsedip geçiştirmek yerine projenin web sayfasını ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Özellikle gençleri Avrupa Gençlik Programları ile tanıştıran ve onların aktif katılımcılar olarak yer almasına fırsat veren olanaklar sunması açısından çok güzel bir örnek teşkil ediyor bu proje. Üniversite öğrencisiyseniz ve henüz bu projeyi duymadıysanız vakit kaybetmeden ilgili siteye bir göz atın. Kim bilir belki Avrupa'nın kapıları size bu site aracılığıyla açılır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Anna Lindh 2010 Forum'unda katıldığım son oturum "&lt;a href="http://www.arabchildrenliterature.com/?LangID=1"&gt;Bir Araç Olarak Çocuk Edebiyatı&lt;/a&gt;" başlığını taşıyordu. Bu oturumda çocuk kitapları, bu kitaplardaki karakterlerin kültürler arası diyalogu desteklemek için nasıl kullanılabileceği ve kütüphaneleri de kapsayan çeşitli örnekler aktarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oturumdaki iki sunumu çok beğendim. İlk sunum “&lt;a href="http://www.pinokioproject.eu/"&gt;PINOKIO&lt;/a&gt;” (Pupils for innovation as a key to intercultural and social inclusion) adlı projeyi tanıtıyordu. Bu projenin katılımcıları İtalya, Portekiz ve İsviçre’den çeşitli anaokulları ve ilkokulları ile özellikle öğretmenlere projenin uygulanması ile ilgili eğitim vermekle, verilen eğitimlerin koordinasyonuyla yükümlü olan yine katılımcı 3 ülkeden 3 üniversite ile çeşitli vakıf ve derneklerinden oluşuyordu. Projenin amacı, katılımcı okulların kültürel gerçeklerine uygun hikayeler seçerek (ki hikayelerdeki karakterlerin sosyal dışlanma ile bağlantılı olmaları ya da bu hikayelerin Avrupa Birliği Eğitim Sisteminin belirlediği 8&lt;a href="http://ec.europa.eu/dgs/education_culture/publ/pdf/ll-learning/keycomp_en.pdf"&gt; anahtar yetkinlikten &lt;/a&gt;  proje için seçilen 5inden birini veya bir kaçını yansıtabilecek olmaları gerekir. Bu seçim aşaması bu proje için geliştirilmiş bir ölçek aracılığıyla öğretmene sunulan mevcut hikâyeler içinde öğretmen tarafından yapılır.) Bu proje için seçilen beş anahtar yetkinlik &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;ise şunlar: (Anahtar Yetkinlik-AY, Sayılar ise 8 AY içersinde kaçıncı olduklarını ifade eder) &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;AY 1- Ana dilde iletişim&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;AY 5- Öğrenmeyi öğrenme&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;AY 6- Sosyal ve sivil beceriler&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;AY 7- İnisiyatif kullanma ve girişimcilik hissi&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;AY 8- Kültürel farkındalık ve ifade. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Öğretmenler sınıflarına uygun hikâye karakterlerini seçtikten sonra bu karakterleri sınıflarına tanıtırlar. Daha sonra velilerin ve öğrencilerin katılımlarıyla yaratıcı laboratuar uygulamalarında bu karakterleri kullanarak ve kültürel çeşitlilik temasını da kullanarak çeşitli ürünler çıkaracaklardır. Sunum yapıldığı esnada projenin henüz hikaye karakteri seçim aşaması bitmişti ki seçilen hikayeler içersinde Nasrettin Hoca’yı görmek beni sevindiren bir noktaydı. Projenin web sayfasını ziyaret edip dönemlik &lt;a href="http://www.pinokioproject.eu/node/29"&gt;bültenlerine&lt;/a&gt; ulaşarak projede kaydedilen aşamaları takip edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bahsetmek istediğim son proje ise Filistin’den gelen ve çocukların yazma becerilerini teşvik eden, yaşadıkları acıları ürettikleri kitaplar aracılığıyla bir nebze de olsa unutmaları hedeflenmiş. &lt;a href="http://www.tamerinst.org/"&gt;Tamer Enstitüsü&lt;/a&gt; tarafından yürütülen bu projede her sene bir konu belirlenip kitap haftasında seçilen konu üzerine çocuklar tarafından yazılan kitaplar yarışıyor ve dereceye giren kitaplar basılıyormuş, basılan kitaplar da &lt;a href="http://www.tamerinst.org/publications_details.php?pid=75&amp;amp;cid=5"&gt;İlk Kitabım&lt;/a&gt; serisinin bir parçası haline geliyormuş.Geçen senenin konusu “1000 öyküde Kudüs” imiş.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu sunumu dinlerken beni en çok etkileyen iki söz söyledi Tamer temsilcisi: “Biz projelerimizi uygularken başka ülkelerden uzman ithal etmiyoruz. Tamamen yerel kaynakları kullanarak hedeflerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Yerel uzmanlar Filistin koşullarını ithal edilebilecek uzmanlara göre daha iyi biliyorlar.” “İşgal altındaki ülkemizde çocuklar &lt;st1:metricconverter productid="1 km" st="on"&gt;1 km&lt;/st1:metricconverter&gt; ötedeki memleketlerine gidemiyorlar. 1000 öyküde Kudüs temasını seçerken 1001 gece masallarından ilham aldık. Nasıl Şehrazat kendini kurtarmak için 1001 gece masal anlatıyorsa, Filistinli çocuklar da 1000 öyküde Kudüs’ü kendilerince işgalden kurtarıyorlar.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu sunumdan sonra forumda Filistinle ilgili yapılan diğer sunumlar ve diğer katılımcılardan dinlediğim kişisel izlenimleri aklımdan geçti. Filistinli çocuklara yönelik uygulanmış bir yaz kampı projesinde sunum yapan kişinin “bu çocuklar barış içinde yaşamanın ne demek olduğunu bilmiyorlar. İşgal altında doğmuşlar, işgal altında, kamplarda büyüyorlar. Biz bu proje ile çocukları günlük kamp yaşamının savaş stresinden uzaklaştırmak ve çocukluklarını yaşayabilecekleri, eğlenebilecekleri, üretebilecekleri bir ortam yaratmak istedik, geçici bir süreyle de olsa.”&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sunumuna gidemediğim ancak Macar bir arkadaşımın övgüyle bahsettiği diğer bir Filistin projesi olan “&lt;a href="http://www.alrowwad-acts.ps/etemplate.php?id=47"&gt;Mobile Güzel Direniş&lt;/a&gt;”te oyun, drama, müzik ve sanat etkinlikleri aracılığıyla çocukların içsel barışa ulaşmalarını sağlayıp onların çocukluklarını yaşamalarına fırsat tanımak gibi amaçları olan bu projeyle ilgili bilgiye projenin web sitesinden ulaşabilir youtube’dan kısa bir &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=g_JwAtdj8P0"&gt;tanıtım videosu&lt;/a&gt; izleyebilirsiniz.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaklaşık 1,5 ay önce katıldığım forumla ilgili son yazımı burada bitirirken, İstanbul Film Festivali’nde bu hafta izlediğim, Filistinli bir ailenin Amerika Birleşik Devletlerine göçme hikayesini anlatan “Amrika” isimli filminin &lt;a href="http://www.filmizle.com.tr/amrika.html"&gt;fragman linki&lt;/a&gt;ni sizinle paylaşmak istiyorum. Filmde ara sıra benim de kendi içimde yaşadığım “kalsam bir zor, gitsem daha da zor” ikilemini işgalden kaçış, umutlarla Amerika’ya yerleşme ve daha sonrasında yaşanan güçlükler, göçmen bir ergen getirdiği zorluklar, Arap olmanın otomatikman Müslüman olmak gibi düşünülmesi ve 9/11 sonrası Amerikalıların Arap ve Müslüman göçmenlere yaklaşım tarzları hakkında ipuçları veriyor bu film. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-7964079953475680512?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/7964079953475680512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/04/anna-lindh-vakf-forum-2010-icerik-ve.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/7964079953475680512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/7964079953475680512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/04/anna-lindh-vakf-forum-2010-icerik-ve.html' title='Anna Lindh Vakfı Forum 2010: İçerik ve Projeler-2'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S8hlsiUTRDI/AAAAAAAAAYg/9wiaGdxH1gg/s72-c/peace+caravan.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-1109986393629731778</id><published>2010-04-08T00:18:00.006+02:00</published><updated>2010-04-08T00:25:21.244+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eğitim Psikolojisi Kitaplarının İçeriği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2010 İstanbul Kültür Başkenti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzeler ve Eğitim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ulusal Psikoloji Kongresi'/><title type='text'>Yazılacaklar Listesi: Kısa Notlar ve Beyin Fırtınası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S70F8PTf9SI/AAAAAAAAAYQ/mEU8CKV2tZ8/s1600/istanbul-2010-kultur-baskenti.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 165px; height: 207px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S70F8PTf9SI/AAAAAAAAAYQ/mEU8CKV2tZ8/s320/istanbul-2010-kultur-baskenti.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457524855901517090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Araya paskalya tatili girince ait olduğum şehre uzun zamandır hiç olmadığım kadar hasta ulaştıktan sonra üzerine daha henüz toparlanmadan bir de zorunlu turist rehberliği girince günler nasıl geçmiş anlamadım. Bu süre zarfında aslında blog hep aklımda. Her seferinde şunu yazsam ne güzel olur dediğim birkaç nokta var. Bunları ileride daha uzun yazılarda incelemek ve sorgulamak istiyorum ancak şimdilik özet noktalar olarak buraya yazayım ki daha sonra unutmayayım:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1-Müze gezilerim sırasında birçok okul grubunun (gerek ilköğretim gerekse lise düzeyinde, gerek devlet gerekse özel okullardan) öğretici potansiyeli çok yüksek olan bu mekânları tabiri caizse amaçsızca dolaştıklarını gördüm, içim acıdı. Sadece birkaç öğretmenin “dikkatli dinleyin bak soru soracağım sonra” dediğini duymuş olsam da yurt dışında yaptığım müze ziyaretlerindeki okul gruplarının eğitim amaçlı gezileriyle karşılaştırılamayacak derecede eğlence amaçlı gezilere dönüşmüştü bu öğrencilerin ziyaretleri. Diğer bir dikkat çekici nokta da, özellikle &lt;a href="http://www.miniaturk.com.tr/"&gt;Miniatürk&lt;/a&gt;’te  öğrencilerin başında görevli olan birçok Türbanlı öğretmene rastlamamdı (acaba veli midirler diye düşünmedim değil, ama daha sonra birkaç öğrencinin hocam diye hitap ettiklerini duydum). Okullarda Türban takmaları yasak olan bu öğretmenlerin, yine resmi olarak görevlendirildikleri okul gezilerinden bu yasağın ortadan kalkıp kalmadığını merak ettim.&lt;br /&gt;2- Son birkaç gündür sıklıkla kitapçılarda mola veriyorum. Psikoloji ve Eğitim ile ilgili kitapların raflarına üzülerek bakıyorum. Kitaplarda hep aynı eski kitaplar, ilgili çekici yeni yayın bu alanlarda yok denilecek kadar az. Öğrenme psikolojisi kitaplarını incelerken bu kitapları yazan hocaların bilgi birikimlerinden şüphe etmeye başladım. Öncelikle neredeyse her kitap, ezberlenmişçesine aynı gelişim kuramlarıyla başlıyor. Her ne kadar içeriklerini dikkatle incelemiş olsam da neredeyse adım gibi eminim ki bu kitapların eleştirel bir bakış açısı ile değil, ezberci bilgilerle doldurulduğuna eminim. Gelelim bu kitapların en vahim noktasına. Neredeyse hiç birinde ne sosyal yapılandırmacılıktan ne de Vygotsky’den bahsedilmemesi. Kitapların çoğu Piaget’de bitiyor. Bu da açıkça bir kanıttır ki kitap yazmaya girişen akademisyen eğitimcilerimiz gündemi pek iyi takip etmiyorlar.&lt;br /&gt;3- &lt;a href="http://www.3saat.net/"&gt;3 saat&lt;/a&gt; adlı belgesel filmin DVDsi çıkmış. Hemen aldım. İlk 47 dakikasını ağzım açık izledim. Meğer Türkiye’deki eğitimciler, insan eğitimciliğinden çıkıp yarış atı eğitimcilerine dönüşmüşler. ÖSS sürecini ruh sağlığımı kaybetmeden ve insanlıktan çıkmamış öğretmenlerle karşılaşmadan bitirdiğim için kendimi çok şanslı hissettim. Belgeselin tamamını dikkatle izleyip içerikle ilgili bir yazı yazarak konuyu biraz daha irdelemek istiyorum.&lt;br /&gt;4- Açık öğretim sınavlarının yapıldığı hafta sonu yolum Beyazıt’a düştü. Herkes elinde açık öğretim test kitaplarıyla buldukları köşeye oturmuş son dakika golüyle dersten geçmeyi umut ediyor bir görünüm sergiliyordu. Acaba bu son dakikada sınava çalışmak Türk kültürüne özgü bir şey mi yoksa başka hangi özellikler/faktörler bu duruma yol açıyor diye düşündüm kendi kendime.&lt;br /&gt;5- Nisan ayı içinde Mersin’de yapılacak olan &lt;a href="http://www.psikon2010.org/"&gt;16. Ulusal Psikoloji Kongresi&lt;/a&gt;’nin  programına bakınca gördüm ki son 8 senede Türkiye Psikoloji Akademi Dünyası’nda çok büyük gelişmeler yaşanmamış. Aynı hocalar, tekellerine aldıkları aynı konularda çalışma grupları yapmaya devam ediyorlar, sunumlarda geçen isimler-yurt dışından gelen katılımcılar dışında-hep aynı. Belki sadece başlıklar eski kongrelerdeki sunumları çağrıştırıyorlardır ve içerik farklıdır. Kongre’ye katılamayacağım için bunu bilemeyeceğim ama programı görünce bende böyle bir etki yarattı.&lt;br /&gt;6- Halen yazmam gereken 1 Anna Lindh Vakfı 2010 Forum’u ile ilgili yazı ve Bir Doktora Öğrencisinin İtirafları Yazı dizimin ikinci yazısı var.&lt;br /&gt;7- 21-25 Nisan Arası Antalya’da “&lt;a href="http://www.wcpcg.org/"&gt;World Conference on Psychology, Counselling and Guidance&lt;/a&gt;” da sunum yapacağım. Bu konferansla ilgili de gözlemlerimi illa ki aktarmalıyım.&lt;br /&gt;8- 9 günlük yoğun Turistle turist olma turlarımda fark ettim ki Barselona’nın tarihini İstanbul’un tarihinden daha iyi biliyorum. Bu kafamda şu soruyu “Türkler neden her şeyi karmaşıklaştırarak yaşamak eğilimindeler?” Belki bu sorunun cevabını bulurum diye, biraz da aşık olduğum şehirle ilgili bir şeyler öğrenirim diye bugünlerde kendimi İstanbul ile ilgili kitaplar alırken buluyorum. Bu arada İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması şehir için ne gibi katkılar sağlamış henüz idrak edemedim. Ansiklopedi boyutlarındaki programı edindim, &lt;a href="http://www.istanbul2010gonullu.com/"&gt;gönüllüler için özel bir program&lt;/a&gt; var. İstanbul’da yaşıyor olsaydım ucundan kenarından bu programa katılmak isterdim diye geçirdim içimden.&lt;br /&gt;9- İstanbul Film Festivali maceram da başladı. Her film öncesi reklâmların bitiminde protesto alkışları kopuyor. Tamam, film başlamadan önce yaklaşık 15 dakika reklâm izlemek can sıkıcı. Ama ara verilmediği için normal sinema sürecinden fazla bir süre gitmiyor aslında bir seansta. Ayrıca hafta içi gündüz seanslarının 3,5 tl olması da bence bu reklâm süresini haklı çıkarabilir. Bu festival aynı şartlarda İspanya’da olsaydı eminim kimse protesto için alkışlamazdı. Türk milletinin sabırsızlığının nedeni acaba hayatın değersiz bu nedenle de yaşama süresinin (yani zamanın) çok değerli olması mıdır diye yine geçirdim aklımdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün içinde motivasyonumu geri kazanıp son sürat derslerime geri dönsem iyi olacak. Vakit buldukça da bu noktaların hepsine olmasa bile bir kaçına ayrıntılı olarak değinmek istiyorum. Ayrıntıları tartışmaya açmadan önce yukarıdaki konularla ilgili düşünce ve fikirleriniz varsa lütfen paylaşmaktan çekinmeyin…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-1109986393629731778?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/1109986393629731778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/04/yazlacaklar-listesi-ksa-notlar-ve-beyin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1109986393629731778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/1109986393629731778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/04/yazlacaklar-listesi-ksa-notlar-ve-beyin.html' title='Yazılacaklar Listesi: Kısa Notlar ve Beyin Fırtınası'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S70F8PTf9SI/AAAAAAAAAYQ/mEU8CKV2tZ8/s72-c/istanbul-2010-kultur-baskenti.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-143300343533173550</id><published>2010-03-14T23:13:00.006+01:00</published><updated>2010-03-14T23:35:44.864+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası Öğrenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Konseyi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası duyarlılık projeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası Diyalog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euromed'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anna Lindh Vakfı Forum 2010'/><title type='text'>Anna Lindh Vakfı Forum 2010: İçerik ve Projeler-1</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:relyonvml/&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0in; 	margin-right:0in; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0in; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} a:link, span.MsoHyperlink 	{mso-style-priority:99; 	color:blue; 	mso-themecolor:hyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed 	{mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	color:purple; 	mso-themecolor:followedhyperlink; 	text-decoration:underline; 	text-underline:single;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0in 5.4pt 0in 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0in; 	mso-para-margin-right:0in; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0in; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Yaklaşık iki haftadır ulaşamadığım tez danışmanımla sonunda dün öğlen yemeğinde buluştuk. Her ne kadar mayıs ayında başlayacağım pilot çalışma ve tez önerim hakkında geri bildirim almak için buluşmuş olsak da bir de baktım ki her iki lafımdan biri Anna Lindh Vakfı (ALV) Forum 2010’da sunulan projelere atıfta bulunuyor. Madem üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen anlatılan projeler hala bende heyecan yaratıyor, bunları bir an önce blogumda paylaşmalıyım dedim kendi kendime. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Katıldığım ilk oturum olan “Okullarda Kültürlerarası Öğrenme ve kullanılabilecek metodolojiler” başlıklı çalışma grubunun hayal kırıklığı yarattığından bahsetmiştim bir önceki yazımda. Bu yazıma da forumdaki kronolojik sıraya uygun giderek bu oturum ile başlayayım. “Kültürel çeşitlilik ile ilgili okullarda kullanılan yeni araçlar” odaklı bu oturumun tartışılmak için öne sürülen soruları şöyleydi: Okullarda kültürlerarası duyarlılığı ve çeşitlilik odaklı yetkinlikleri geliştirmek için ne gibi araçlara ve kaynaklara sahibiz? Öğretmenlerin ve çoğaltıcıların kapasitelerini arttırmak için neler yapıyoruz? Kültürlerarası eğitimi eğitim programları dahiline alabilmek için hükümetler düzeyinde neler yapılabilir? Bu sorulardan yola çıkılarak oturumdaki konuşmacılar ve katılımcılar farklı boyutlara vurgu yaptılar. Mesela bir konuşmacı, kültürlerarası diyalog temelli bir kültür yaratılması için “öteki”(kavramı)’nin imajının değiştirilmesi gerekliliğinden bahsetti. Başka bir konu da tarih dersi ve tarih kitapları idi. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Örgün eğitim kurumlarında okutulan tarih kitaplarının kültür ve kültürlerarası diyalog ile ilgili bir içeriğe sahip olmadıklarından (bir çoğunun olumsuz kalıp yargıları desteklediklerdi, özellikle müslüman olmayan ülkelerin kitaplarında Kur-an ve Şeriyat’ın yanlış yorumlandığından, bu gibi yanlışlıkların da adaletsizlik ve öfke gibi duygulara yol açtığından) bahsedildi ve kitapların dikkatlice gözden geçirilmesi gerektiği söylendi. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Bu gözden geçirilme sürecinde de kitapların negatif yönlerinin öne çıkartılması yerine her kitabın en iyi uygulamasının (best practice) vurgulanması gerektiği belirtildi ve bu sürecin, Akdeniz kültürünün avrupa ve arap kültürlerinin bir sentezi olmasından yola çıkılarak, bu iki farklı kültürel görüşün yüzleştirilerek eleştirel bir perspektifin uyarlanmasından geçtiği ifade edildi. Okullardaki kültürel çeşitlilikle ilgili yapılan çalışmalara mutlaka içinde yaşanılan toplumun da dahil edilmesi gerektiği de önemle vurgulanan bir diğer noktaydı. Bu oturumda Akdeniz kültürünün islami boyutunun daha iyi anlaşılabilmesi için okullarda kullanılabilecek sanal bir &lt;a href="http://www.discoverislamicart.org/"&gt;müze&lt;/a&gt;den bahsedildi. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Bence bu oturumda ifade edilen ve Türkiye’deki gerçeklikle doğrudan ilişkili olan en önemli katkı, okulların sadece bilgi aktaran, akademik kurumlar olarak görülmesinin yanlış olduğu, okulun öğrencilerine “kültürel değerler” i de aktarmakla sorumlu olduğuydu. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Bu noktada bir katılımcı akademik başarı odaklı eğitim sistemlerine (ki Türkiye’deki eğitim sistemi de açıkca böyledir) atıfta bulunarak “biz burada kültürel değerlerin öğrenilmesini, olumlu tutum geliştirmeyi konuşuyoruz ancak ulusal değerlendirme sistemleri akademik başarı odaklı. Öğretmenlerin birincil sorumluluğunun öğrencilerini sistem tarafından koyulan akademik başarı ölçen sınavlara hazırlamak ve onların bu sınavları başarıyla geçmeleri olarak tanımlandığının hepimiz farkındayız. İşte bu yüzden de öğrencileri kültürel çeşitliliğe, kültürlerarası farklılıklara karşı hoşgörülü olmak için verilmesi gereken eğitim arka planda kalıyor.” dedi. Benim bu oturumdan kendimce çıkardığım sonuç elimizde ne kadar çok araç olsa da, uygun metodolojiyi kullansak da hem içinde yaşanılan toplumu hem de makro düzeyde eğitim sistemini (eğitim politikalarını) değiştirmediğimiz sürece istediğimiz kadar kültürlerarası diyalog için kapıları aralamaya çalışalım, göstereceğimiz her çaba yüzeyde kalacaktır.&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Düşünün bir kere, TV karşısında haberleri izleyen babasının “X” özelliğini taşıdığı için haberin kahramanlarına söverken gören ilköğretim öğrencisinin, okulda bu “X” özelliğinin yaşamın bir parçası olduğu aktarılırken kendi içinde düşeceği çelişkiyi. Şimdi bu çocuk ailesi içindeki en önemli rol modeli olan babasının tepksini mi içselleştirsin, okulda söylenene mi? Bu kararı vermenin, özellikle de ilköğretim yaşlarındaki çocuklar için, çok zor bir süreç olduğunun altını çizmeme gerek yok herhalde. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Öğleden sonra oturumlarına kendimin de sunum yaptığı “Best Practices” (En iyi uygulamalar) oturumuyla başladım. Oturumun açılış projesi olan “kültürlerarası değişim oranının arttırılması için yapılan Euro-Med gençlik değişim projesini” sunarken kendimce bu projeyi de sorgulamadım değil. Bu proje AFS-Almanya koordinatörlüğünde yapılmış, Almanya, Türkiye, İtalya ve Mısır AFSlerinin gönüllülerinin kendi ülkeleriyle eşleşen ülkeye ziyaretlerini içeriyordu. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Türkiye ile Mısır bu projenin “orta doğu/müslüman” kültürünün temsilcileri, Almanya ve İtalya ise “Avrupa” kültürünün temsilcileri olarak seçildikleri için TR gönüllüleri Mısır’a ziyarete gitmemişlerdi, ki bence bu büyük bir kayıp olmuş. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Mısır’daki islam kültürü ile Türkiye’deki islam kültürünün karşılaştırılması için ve bu iki ülke arasında kültürel köprülerin kurulması için güzel bir fırsat olabilirmiş. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Proje de tasarlandığı aşamada kendini bence bu noktada bir önyargıya kurba etmiş. Proje sonunda üretilen ve katılımcı gönüllülerin ziyaret ettikleri ülkelerdeki deneyimlerini subjektif bir şekilde aktaran el kitabını okurken keyif almadım değil. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Bu kitabçığı merak edenleriniz olursa &lt;a href="http://www.afs.org.tr/"&gt;AFS-Türkiye&lt;/a&gt; ofisi ile iletişime &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;geçebilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51iNxPVg2I/AAAAAAAAAX0/_jsYvHZl3cY/s1600-h/DSC01139.JPG"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 238px; height: 179px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51iNxPVg2I/AAAAAAAAAX0/_jsYvHZl3cY/s320/DSC01139.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448619112883651426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Oturumdaki sunum partnerim, &lt;a href="http://www.stked.org/"&gt;Sivil Toplum ve Kalkınma Enstitüsü Derneği&lt;/a&gt;‘nin gerçekleştirdiği ve Türkiye’nin kanayan yaralarından bir&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;i olan beyin göçü hakkında İtalya, Ürdün, Güney Kıbrıs ve Türkiye’de yapılan &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;bir araştırma projesini aktardı. Bu sunumun ayrıntılarını merak edenleriniz &lt;a href="http://www.stked.org/StrategicPlan_Turkish.pdf"&gt;buradan&lt;/a&gt; ilgili belgeye ulaşabilirler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Katıldığım bir sonraki oturum, &lt;a href="http://www.coe.int/t/dg4/youth/default_en.asp"&gt;Avrupa Konseyi&lt;/a&gt;(Council of Europe) temsilcisinin “Gençler için kullanılabilir Kaynaklar ve Fırsatlar” konulu sunumdu. Bu sunumun benim için duygusal boyutta önemi biraz farklıydı. Seneler önce (kaç sene oldu emin değilim, 4 ya da 5 olmalı) şans eseri ilanını görerek katılımcı olmak için başvurduğum “İnsan Haklarında Cinsiyet” konulu projeye katılarak CoE’nin &lt;a href="http://www.coe.ro/stire.php?id=320"&gt;Demokratik Liderlik Programı&lt;/a&gt;’na dahil olmuştum. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Bu sunum boyunca aklıma hep program katılımcısı arkadaşlarım ve eğitimler süresince çıkan çatışmalar aracılığıyla ne kadar fazla içgörü kazandığım geldi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51i3VHanzI/AAAAAAAAAX8/iAE1UCAJuQ8/s1600-h/DLP+TR.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51i3VHanzI/AAAAAAAAAX8/iAE1UCAJuQ8/s320/DLP+TR.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448619826888744754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Eski anıları bir yana bırakırsam, bu sunumd&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;a CoE temsilcisi gençlerle ilgili alanlarda çalışan gençlik sivil toplum örgütlerinin yararlanabileceği hibelerden, eğitim merkezlerinden ve eğitim araçlarından (el kitapları, eğitim programları vb.) bahsetti. Eğer gençlik alanında çalışan bir gençlik STK’sının bir parçasıysanız ve CoE’yi ilk defa duyduysanız, bu örgütün internet sitesine mutlaka uğramanızı, Strasbourg ve Budapeşte’deki gençlik merkezlerini ve sundukları hizmetleri incelemenizi tavsiye ederim. İlköğretim öğrencileriyle çalışan ve bu yaş grubundaki çocuklarla insan haklarıyla ilgili bir çalışma yapmak isteyenlere de CoE’nin yeni çıkardığı “&lt;a href="http://www.eycb.coe.int/compasito/pdf/Compasito%20EN.pdf"&gt;Compasito&lt;/a&gt;” (Pusulacık) adlı kaynağa başvurmalarını öneririm. Bu Pusulacık maalesef İngilizce, bu kaynağın büyük yaş grubundaki katılımcılara yönelik versiyonu olan “&lt;a href="http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/pages/activity_full.asp?id=101&amp;amp;c=1&amp;amp;r=08.03.2010+22%3A02%3A44"&gt;Pusula&lt;/a&gt;” Bilgi Üniversitesi tarafından Türkçe’ye tercüme edildi. Ayrıca bu Pusula’nın yazarlarından biri olan Rui Gomes’in de sunumunu dinleme fırsatım oldu, ki onun yaptığı sunum benim en beğendiğim sunum oldu (Bu sunumla ilgili ayrıntılar bir sonraki yazımda). &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Günün son oturumunda yine en iyi uygulamalar sunumlarına katılmayı tercih ettim. Son oturumda iki proje vardı, ilk sunum İsrailli T&lt;a href="http://www.theparentscircle.com/"&gt;he Parents Circle-Families Forum&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;‘un projesi “Bilmek Başlangıçtır” ismini taşıyordu. &lt;/span&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;İsrailli öğrencilerle Filistinli öğrencilerin katıldığı bu projede okullara gidilip gerçek yaşamdan görüntülerin oluşturduğu bir belgesel gösterilmesini ve bunun üzerinden çalışılmasını kapsıyordu. Sunumun sonuna yetiştiğim için detaylarını kaçırdım. Ancak merak edenler bu örgütün web sayfasından ayrıntılara ulaşabilirler. Bu oturumda sunulan son proje Katalunya’dan bir örnek çıkardı karşıma. Bir önceki yazımda da biraz bahsetmiştim &lt;a href="http://www.irenia.net/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=68&amp;amp;Itemid=206"&gt;Irenia&lt;/a&gt;(Türkçe tanıtımı için tıklayınız) adlı bir STK ilköğretim kurumlarında kullanılmak üzere Akdenizi çevreleyen çeşitli kültürleri tanıtan ve kültürlerarası öğrenmeyi destekleyen oyunlar geliştirerek öğrencilerin diğer kültürleri tanımalarını sağlıyordu. &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51jzw0U3aI/AAAAAAAAAYE/uxos-ZfcSVI/s1600-h/DSC01149.JPG"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51jzw0U3aI/AAAAAAAAAYE/uxos-ZfcSVI/s320/DSC01149.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448620865117019554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Yaklaşık 10 senedir süren bu “Barış Oyunları” projesi kapsamında üretilen masa oyunlarının bir kısmı Diputacio de Barcelona (ki bu Barcelona Metropolitan bölgesinde bulunan tüm belediyelerinin oluşturduğu Valilik ile Büyükşehir Belediyesi arasında kalan bir resmi kurum) tarafından satın alınarak her ilçede yer alan pedagojik kaynaklar merkezine birer tane veriliyor ki eğer bir okul bu oyunlardan yararlanmak isterse bu kaynak merkezine başvurarak kolayca ve hiç bir ücret ödemeden bu oyunlara erişebiliyor. Oyunla öğrenmenin gücüne inanan bir eğitimci/psikolog olduğum için bu projeyi çok başarılı bulduğumu söyleyerek bu yazımı bitiriyorum. Bir sonraki yazımda projelere kaldığım yerden devam edeceğim. Daha üçüncü gün oturumlarından hiç bahsetmedim. Bu yazımı bir video ile kapatıyorum. Bu video İsrailli bir grubun şarkısına ait. “Bilmek Başlangıçtır” projesinin kapsamına giren ve İsrail-Filistin arasında barış olması gerektiğini destekleyen bir video.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/6St_33G3hMQ&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;rel=0&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/6St_33G3hMQ&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;rel=0&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="" lang="ES-TRAD"&gt;Projelerle dünyayı değiştiremesek bile kendimizi bir nebze de olsa değiştirebiliyorsak başarıya ve barışa bir adım daha yaklaşmış oluruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-143300343533173550?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/143300343533173550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/03/anna-lindh-vakf-forum-2010-icerik-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/143300343533173550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/143300343533173550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/03/anna-lindh-vakf-forum-2010-icerik-ve.html' title='Anna Lindh Vakfı Forum 2010: İçerik ve Projeler-1'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S51iNxPVg2I/AAAAAAAAAX0/_jsYvHZl3cY/s72-c/DSC01139.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-2369756118571294444</id><published>2010-03-09T00:12:00.009+01:00</published><updated>2010-03-09T00:42:53.190+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültürlerarası Diyalog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euromed'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anna Lindh Vakfı Forum 2010'/><title type='text'>Anna Lindh Vakfı Forum 2010: Gözlemler ve Yansıtmalar</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.euromedalex.org/"&gt;Anna Lindh Vakfı&lt;/a&gt;’nı yaklaşık 1 ay önce tamamen bir tesadüf &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WFZaNWWUI/AAAAAAAAAWQ/gNccGmt6nf0/s1600-h/anna+lindh+logo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 102px; height: 130px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WFZaNWWUI/AAAAAAAAAWQ/gNccGmt6nf0/s320/anna+lindh+logo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446405995953019202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;sonucu tanıdım. &lt;div style="text-align: justify;"&gt;Beğenerek dinlediğim &lt;a href="http://www.omerfaruktekbilek.com/"&gt;Ömer Faruk Tekbilek&lt;/a&gt;’in forum kapsamında konser vereceğini facebook’ta duyunca hemen forum sayfasına baktım. Bir de gördüm ki forum tam benim konumla ilgili: Çok kültürlülük, eğitim, göç, kültürlerarası diyalog. Şansıma katılım başvurusu geçmemişti, bir şansımı deniyeyim dedim ve katılımcı olarak (hem de katılım ücreti ödemeksizin ki 30 euro-100 euro arasında katılım ücreti isteniyordu) kabul edildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum’un başlamasına bir gün kala &lt;a href="http://www.afs.org.tr/"&gt;AFS Türkiye’&lt;/a&gt;yi temsilen gelecek olan arkadaşımın son dakikada gelemeceğini öğrendim. AFS Türkiye’nin forumda görünebilmesi için onun sorumluluklarını da üstlendim, böylece katılımcılıktan bir anda temsilciliğe geçiş yapmış oldum. Forumun ilk günü Kültürlerarası fuar alanında AFS Türkiye için masa açtım. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WIJOfWsjI/AAAAAAAAAW8/afMBMflaxJo/s1600-h/DSC01150.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 190px; height: 254px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WIJOfWsjI/AAAAAAAAAW8/afMBMflaxJo/s320/DSC01150.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446409016464290354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu masa başında dururken hem Türkiye’yi temsilen gelen diğer kuruluşların temsilcileriyle tanışma fırsatı buldum, hem de diğer ülkeleri temsilen orada bulunan ve AFS’ye merak duyan bir kaç kişiyle tanıştım. Bunlardan ilki kızı AFS öğrencisi olarak şu an Danimarka’da bulunan Katalan bir beydi ki kendisi projesini sunmak için foruma katılmıştı. Forumun ilerleyen günlerinde kendisinin sunumunu da dinledim ve çok beğendim. &lt;a href="http://www.irenia.net/"&gt;Irenia&lt;/a&gt; adlı bir kuruluşun koordinatörü olan Josep Miquel Katalunya’nın küçük bir kenti olan Molins de Rei’in tüm ilköğretim okullarında 10 senedir yürütülen BARIŞ OYUNLARI programını anlattı. İlk öğretim öğrencilerinin oyun oynayarak Akdeniz kültürünü nasıl tanıdıklarını ve böylece Akdeniz’in etrafındaki birbirine zıt olduğu kadar aslında ortak yönü olan Avrupa kültürü ile Arap kültürünü nasıl tanıdıklarını ve böylece barışçıl bir ortamı desteklediklerini anlattı. AFS Türkiye masasının bir diğer ziyaretçisi de Türkiye adına katılan &lt;a href="http://www.peacechild.org/"&gt;Peace Child&lt;/a&gt;’ın İngiliz temsilcisiydi. Ben İspanya’yı temsil eden bir Türk iken, onun da Türkiye’yi temsil eden bir İngiliz olması bana çok kültürlülük böyle bir şey olsa gerek dedirtti. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WJ2kGFNmI/AAAAAAAAAXE/QU_P4Vb7gKg/s1600-h/DSC01142.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 199px; height: 149px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WJ2kGFNmI/AAAAAAAAAXE/QU_P4Vb7gKg/s320/DSC01142.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446410894869608034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kendisi 31 Temmuz-13 Ağustos arasında Türkiye’de yapılacak olan &lt;a href="http://www.turkiye2010.org/"&gt;Dünya Gençlik Konferansı&lt;/a&gt; için hem 15-25 yaşları arasında Türk katılımcılara ulaşmak hem de konferansın içerik işbirlikçisi olabilecek gençlik dernekleri aradığını belirtti. Bu yazım aracılığıyla gençlere ve gençlik alanında çalışan bir çağrı yapmak istiyorum. Konusu “İMECE” olan bu konferansa katılıp ülkemizi temsil etmek isterseniz vakit kaybetmeden başvurunuzu yapın. 50si Türkiye’den olmak üzere yaklaşık 200 genç bu konferansta güzel ve barış dolu bir gelecek için çözüm üretmeye çalışacaklar. Tek şart iyi seviyede İngilizce bilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forumun ikinci gününde Barselona medeniyetler buluşmasına tanıklık etmeye devam etti. Bir tarafta Avrupa Kültürü, diğer tarafta Arap Kültürü. Türk temsilciler arasında konuşulan şey ise Anna Lindh Vakfı’nın ülke temsilciliğinin &lt;a href="http://www.iksv.org/"&gt;İstanbul Kültür Sanat Vakfı &lt;/a&gt;(İKSV)’nin yapıyor olmasının uygun olup olmadığıydı. İKSV adına gelen temsilciyle ben karşılaşmadım. Anna Lindh Vakfının yönetim kurulunda olan diğer Türk temsilci AFS TR masasına uğrayıp benimle tanışmıştı ancak maalesef Forum’a katıldığım 2,5 gün içinde İKSV temsilcisiyle karşılaşamadık. Anna Lindh Vakfı’nın gerek felsefesi, gerekse desteklediği projeleri göz önüne alıp olayı kendimce sorguladığımda İKSV’nin çok da uygun bir temsilci olmadığını düşündüm açıkcası. Tabiri caizse fazla “elitist” yaklaşımı olan bir Vakıf Türkiye’yi temsil ediyordu ve bunun nedenini bulamadım. Ayrıca Türkiye’den katılan diğer kuruluş temsilcilerinden de edindiğim bilgiye göre neredeyse hiç bir organizasyon Anna Lindh Vakfı hibelerinden yararlanmak için proje verirken ülke temsilcisi üzerinden gitmeyip, direk başvuru yapmış olmalarıydı. Yani demek oluyor ki İKSV aslında koordinasyon görevinde biraz etkisiz kalmış. Tam bir Türk işi olmuş aslında. Bir network olarak çalışması gereken kuruluşlar birbirlerinden habersiz bir şeyler yapmaya çalışıyorlar Türkiye adına Türkiye için. Halbuki sivil toplum alanında çalışanlar iyi bilir ki networking ve lobicilik başarıya ulaşan yolda atılması gereken en önemli iki adımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum sırasında katıldığım çalışma grubu olan “Eğitim, Kültürlerarası Öğrenme ve Gençlik” konulu okullarda kültürlerarası öğrenme için kullanılabilecek yeni araçlar odaklı 1. Oturum kullanılan metodoloji açısından katılımcılar tarafından çok eleştirildi. Açılış konuşmaları kitaplardan alınan ve ruhsuzca aktarılan paragraflar gibiydi. Daha sonrasında diğer katılımcılara mikrofon verilince herkes kendince konuyla ilgili olsa da ya çok genel şeyler söylediler ya da kendi kuruluş ve projelerinin reklamlarını yaptılar. Böylece yaklaşık 2 saat süren oturumdan somut bir şeyler çıkmadı (içerik hakkındaki ayrıntıyı bir sonraki yazımda aktarmayı düşünüyorum). Neyseki bir sonraki gün yapılan yaşam boyu öğrenme sürecinde kültürlerarası öğrenme araçları odaklı çalışma grubundaki sunumlar hem çok doyurucuydu hem de katılımcılardan daha somut katkılar geldi. Hatta 2,5 günlük oturum boyunca en beğendiğim sunum bu oturum sırasında Avrupa Konseyi Macaristan temsilcisi tarafından yapıldı (sunum ve proje içeriklerini diğer yazıma saklıyorum).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum’un ikinci gününe damgasını Filistinli bir temsilcinin açılış oturumunda yaptığı konuşma ve Arap temsilcilerden aldığı, dakikalarca kesilmeksizin süren alkış vurmuştu. Ben maalesef o oturuma katılamadığım için kendi görüşümü bildiremeyeceğim. Ancak daha sonra Filistinli kuruluşların yaptığı sunumlara katılınca oradaki durumun ne kadar vahim olduğunu ve Anna Lindh’in Filistin’e neden bu kadar çok destek verdiğini kavrayabildim (nitekim Forum sırasında ne tarafa baksam bir Filistinli karşıma çıkıyordu). Forum sırasında tanıştığım Macar temsilci, açılış konuşması yapan Filistinli temsilcinin yaptığı projeden bahsetti, Filistinli gençlerin içlerindeki öfkeyi taş atıp şiddetle dışa vurmalarına alternatif olması için onları sanatla tanıştıran bir projeden. Daha sonra başka bir sunumda  yine Filistinli konuşmacılardan biri şöyle dedi: “Filistinde çocuklar işgal altında doğuyor ve savaş içinde büyüyor. Onlar savaş yaşamayan yerler olduğunu duyunca şaşırıyorlar. Bu çocuklar için savaş, şiddet, ölüm günlük hayatın ta kendisi. Bizler projelerimizle onlara barışın da var olduğunu göstermeye çabalıyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe gününden Pazar gününe kadar 40tan fazla ülkeden katılan 700 temsilci Akdeniz’deki barış için yapılan ve gelecekte yapılması öngörülen projelerini tanıttı. Benzer ilgi alanları olan kuruluş temsilcileri networking yapma fırsatı buldu. Forum başlı başına bir kültürlerarası öğrenme alanıydı. Ama yine de gözlemlediğim kadarıyla oturumlar dışında yine Araplar kendi aralarında Avrupalılar kendi aralarında, Türklerde biz bizeydik. Akdeniz gibi ortak bir payda olmasına rağmen Avrupa ve Arap dünyası arasındaki köprü inşaasının bitmesi için daha çok fazla çaba harcamak gerekiyor. Bu köprü inşaasında Türkiye’nin rolüne gelirsek, bence Türkiye önce kendi içindeki farklı kültürler arasındaki köprüleri sağlamlaştırmalı, toplumu oluşturan bireylerin hoşgörü düzeyi arttırılmalı ki sonra Arap ve Avrupa kültürü arasında kalan kendine özgü kültürel örüntüsüyle hem Avrupalılara hem de Araplara öncülük edebilsin. Bence Türkiye’de büyük bir potansiyel var arada kalmışlığın doğasından gelen. Ama biraz kendimizi toparlamamız, eski değerlerimize, hoşgörüye, ahenkli yaşama geri dönmemiz lazım. Türk-Kürt, Laik-Dinci, Türbanlı-Türbansız ayrımlarını aşmalı ve “biz” nasıl “HEPİMİZ” oluruz bunun yollarını aramalıyız.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WKVXbolvI/AAAAAAAAAXM/5DlrMULQhgU/s1600-h/anna+lindh+davetiye.JPG"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WKVXbolvI/AAAAAAAAAXM/5DlrMULQhgU/s320/anna+lindh+davetiye.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446411424046290674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WLALoWuxI/AAAAAAAAAXU/v_VAUp6SoBk/s1600-h/asikides+omer.JPG"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WLALoWuxI/AAAAAAAAAXU/v_VAUp6SoBk/s320/asikides+omer.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446412159612795666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazımı Ömer Faruk Tekbilek’in en sevdiğim eseri olan “I love You” ile kapatıyorum. Tüm okuyucularımın içlerinin sevgiyle dolması dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/PIIvdbHm0j0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;rel=0&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/PIIvdbHm0j0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;rel=0&amp;amp;color1=0xcc2550&amp;amp;color2=0xe87a9f" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8503377210817409032-2369756118571294444?l=bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/feeds/2369756118571294444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/03/anna-lindh-vakf-forum-2010-gozlemler-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2369756118571294444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8503377210817409032/posts/default/2369756118571294444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com/2010/03/anna-lindh-vakf-forum-2010-gozlemler-ve.html' title='Anna Lindh Vakfı Forum 2010: Gözlemler ve Yansıtmalar'/><author><name>Billur</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09937330888400406819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='27' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-soarlIYtYVo/TiXMwdmKAHI/AAAAAAAAA7M/eAuilzYa6i8/s220/profil%2Bnikah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S5WFZaNWWUI/AAAAAAAAAWQ/gNccGmt6nf0/s72-c/anna+lindh+logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8503377210817409032.post-962498164891670190</id><published>2010-02-28T16:29:00.004+01:00</published><updated>2010-02-28T16:35:59.483+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabacı Dille Eğitim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okullarda değişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okullarda Organizasyonel Kimlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Değişim Ajanı Olarak Eğitim Psikoloğu'/><title type='text'>Öğrenen Okullar: Sistemik Bir Yaklaşım Gözünden Araştırma ve Eylem Bağlamı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S4qMdYVG75I/AAAAAAAAAWA/nZfNTDQsXzw/s1600-h/MarkClarke.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 194px; height: 309px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HpIjx9XsnAw/S4qMdYVG75I/AAAAAAAAAWA/nZfNTDQsXzw/s320/MarkClarke.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443317536005746578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ctoshiba%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="fa
